Kişi , Haber, Etkinlik, Sayfa, Duyuru, Başarılar, Menüler içerisinde arama yapabilirsiniz.

Tüm HABERLER

  • İKÇÜ’de İlk Öğrenci Kaydını Rektör Köse Yaptı

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde (İKÇÜ) yeni akademik yılın ilk öğrenci kayıt işlemini, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse gerçekleştirdi. 06 Ağustos tarihinde sonuçların ÖSYM tarafından açıklanmasından sonra Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kayıt tarihlerini 19-23 Ağustos tarihleri olarak açıklamıştı. İlk günden kayıt heyecanının yaşandığı İKÇÜ Sağlık Bilimler Fakültesi'ne sabahın erken saatinde kaydolmak için gelen öğrencileri, Rektör Prof. Dr. Köse karşıladı.Prof. Dr. Köse, öğrencilerle sohbet etti ve onlara okul hakkında bilgi verdi. Daha sonra ilk öğrenci kaydını yapan Prof. Dr. Köse, yeni akademik yılın tüm yükseköğretim camiasına, öğrencilere, ailelerine ve ülkemize hayırlı olmasını diledi.  23 Ağustosa kadar sürecek olan kayıt dönemi boyunca, öğrenciler elektronik ortamda da kazandıkları bölümlere e-devlet üzerinden kaydolabilecekler. 

  • İzmir Vakıflar Bölge Müdürü Koç’tan Nezaket Ziyareti

    İzmir Vakıflar Bölge Müdürü Koç’tan Nezaket Ziyareti İzmir Vakıflar Bölge Müdürü Fethi Koç. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’yi makamında ziyaret etti. Rektör Prof.Dr.Köse’ye nezaket ziyaretinde bulunan Koç, görüşmede  kurumun  çalışmaları hakkında bilgi aktardı. Karşılıklı fikir ve görüş alışverişinde bulunulan ziyaretle ilgili memnuniyeti paylaşan Prof.Dr. Köse, teşekkür ederek Koç’a çalışmalarında başarılar diledi.

  • HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ DERNEĞİ’NDEN ANLAMLI ZİYARET

    HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ DERNEĞİ’NDEN ANLAMLI ZİYARET Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği İzmir Şubesi Başkanı Recep Doğru yönetim kurulu üyeleri ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’yi makamında ziyaret etti. Rektörlük makamında gerçekleşen görüşmede, dernek ve üniversite arasında yapılabilecek iş birliği çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Rektör Köse, şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleri ile her zaman bir arada olduklarını ve bundan sonra da üzerlerine düşecek olan her türlü göreve hazır olduklarını belirtti.

  • İKÇÜ’YE Dev Yatırım

    İKÇÜ’YE Dev Yatırım İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi yeni hizmet kompleksinin temeli Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin katıldığı bir törenle atıldı. İzmir’in üçüncü devlet üniversitesi olarak kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. Mevcut durumda üniversite yerleşkesi dışında hizmet veren diş hekimliği fakültesinin yeni bina inşaatına Balatçık Kampüsü içerisinde başlandı. 45.000 metrekare kapalı alana sahip olarak planlanan yeni fakülte kompleksinin ülkenin en büyük diş hekimliği fakültesi olması planlanıyor.  Halen 150 diş tedavi ünitesi ile hizmet sunan diş hekimliği fakültesinin inşaat süreci tamamlandıktan sonra 500 diş tedavi ünitesine kavuşması bekleniyor. İçerisinde 500 kişilik konferans salonunun yer alacağı yeni bina, fiziksel olanaklar yanında sunulan hizmetin niteliğinde de değişiklikler yaratmayı hedefliyor. Yeni kompleks, engelli ve tedaviye uyum sağlayamayan hastalar için tedavi olanakları sunma, tutuklu ve hükümlüler için ayrı hizmet alanları oluşturma gibi yenilikleri içeriyor. Dudak ve damak yarıklı bebeklerin teşhis ve tedavisinde yeni yöntemleri uygulayacak biçimde tasarlanan diş hekimliği fakültesinde Sağlık Bakanlığı asgari tasarım standartlarına uygun projelendirme yapıldığı, uluslararası sağlık kriterlerine uyumlu klinik ve hizmet birimlerinin planlandığı belirtildi. Son teknoloji cihaz ve ekipmanlar ile donatılacak diş hekimliği fakültesinde yenilenebilir enerji sistemleri kullanılacağı, çalışanların yararlanması amacıyla kapalı ve açık sosyal alanların bulunacağı öğrenildi.

  • BİLİMDE GÜÇ BİRLİĞİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Yaşar Üniversitesi (YÜ) Teknoloji Transfer Ofisleri arasında iş birliği protokolü imzalandı. Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen imza törenine, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, YÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cemali Dinçer, İKÇÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Turan Gökçe, Prof. Dr. Adnan Kaya ile Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Arslan Örnek, Prof. Dr. Levent Kandiller katıldı. İzmir’e katma değer katacak iş birliği İmzalanan protokole kapsamında iki üniversite, ulusal ve uluslararası destek programları, üniversite-sanayi iş birliği faaliyetleri, Ar-Ge, tasarım, inovasyon, fikri mülkiyet hakları, girişimcilik ve teknoloji transferi konusunda iş birliği yapacak. YÖK Vizyonu ile Topluma Katkı  İmza töreninde konuşan Rektör Köse, İzmir’in iki önemli üniversitesi arasında bilim alanında güç birliğine gidilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve iki üniversitenin kuluçka merkezlerinde yer alan girişimciler için ortak eğitim, bilgilendirme, mentörlük, yatırımcı-girişimci buluşması faaliyetlerinin düzenlenmesinin İzmir’e katma değer yaratacağını söyledi.  Prof. Dr. Köse, “Yeni Yükseköğretim Kurulu (YÖK) vizyonu içinde yer alan topluma katkı misyonunun akademide vücut bulmasının en güzel örneği İzmir’in iki önemli bilim yuvasının böyle bir protokol ile güç birliğine girmesidir. İki üniversite de güçlü araştırma merkezi alt yapısına sahipler ve bu güçlerini birleştirerek sinerji oluşturma çabası içinde olduklarını göstermişlerdir.” dedi. Ortak Hedefler Her iki üniversitenin Bilgi ve Teknoloji Transfer ofislerinin katkılarıyla gerçekleştirilen iş birliğini değerlendiren Rektör Prof. Dr. Cemali Dinçer, “Yaşar Üniversitesi olarak bilim ve bilgiyi paylaşmaya devam ediyoruz. Protokol kapsamında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi tarafından AR-GE, tasarım, inovasyon, girişimcilik, teknoloji transferi, ulusal ve uluslararası destek programları gibi alanlarda ortak etkinlik ve çalışmaların yürütülmesi hedeflendi.” bilgisini verdi.  

  • KAMUOYUNA DUYURU!

    KAMUOYUNA DUYURU Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve kahraman güvenlik güçlerini açık bir şekilde hedef alan; mesnetsiz, gerçek dışı ve bilimsellikten uzak ifadelerle terörle mücadele eden Devletimizi ve güvenlik güçlerimizi tahkir eden; teröre, terör örgütlerine ve ülkemiz üzerindeki emperyalist emellere ilişkin hiçbir eleştiri, hatta söz söylemeksizin, gerçek dışı ifadelerle doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlayan sözde barış bildirisine imza atan bazı akademisyenlere yönelik Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı vermiştir. Bu karar, milletimizin istiklal ve istikbal mücadelesinde canlarını feda etmiş olan şehitlerimizi, gazilerimizi, yakınlarını ve Aziz Milletimizi büyük bir üzüntüye sevk etmiştir. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, bilginin, özgür düşüncenin ve ifade özgürlüğünün her zaman destekçisi olmakla beraber, akademik kimliklerin arkasına gizlenerek Devletimizi ve Milletimizi hedef alan oluşumların her zaman karşısında olacaktır. Anayasa Mahkemesi’nin Milletimizin vicdanını yaralayan bu kararından derin üzüntü duyduğumuzu ve Devletimizin, dünya üzerinde en meşru gerekçelerle ve evrensel hukuk değerlerine bağlı olarak sürdürdüğü terörle mücadele sürecini karalamaya yönelik her türlü girişim ve inisiyatifin karşısında olduğumuzu kamuoyuna arz ederiz.    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğü

  • “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” başladı

    “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” başladı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından üniversite tercih aşamasındaki gençler için bu yıl yedincisi düzenlenen,  “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” başladı. 29 Temmuz Pazartesi gününe kadar mesai saatleri içinde kampüse gelen öğrenciler ve veliler, tanıtım masalarında bulunan öğretim elemanlarına, İKÇÜ hakkında merak ettiği tüm soruları yöneltme şansına sahip oluyor. Adaylar ayrıca kariyer planlama destek imkanları, sağlık, spor, kültür ve yurt olanakları, Erasmus +, Mevlana ve Farabi gibi yurt içi-yurt dışı değişim programları, hazırlık eğitimi gibi hizmetler hakkında ilgili idari ve akademik personel ile görüşme şansı yakalıyor. Yükseköğretimde doğru tercih yapılmasının eğitim ve meslek hayatına yön veren önemli bir nokta olduğunu söyleyen İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, “Varoluş sebebimiz olan öğrencilere hem eğitim sürecinde hem de mezuniyet sonrası meslek hayatında ‘Benim Üniversitem’ gururunu yaşatmak en büyük hedefimiz.” dedi. İKÇÜ’nün kuruluşundan bu yana fiziki ve araştırma alt yapısı, genç ve dinamik kadrolarıyla kısa zamanda önemli gelişme kaydettiğini, araştırma üniversitesi olma özelliğine kavuştuğunu ifade eden Prof. Dr. Köse, “Bünyemizde 13 fakülte, 3 enstitü, 1 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu, 17 araştırma ve uygulama merkezi ve bilimsel araştırma ve eğitim faaliyetlerine yönelik 7 koordinatörlük ile 13 bin civarında öğrencimizle kocaman bir aile olduk. Tercih edip, kayıt yaptırarak ailemize katılacak olan siz öğrencilerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz.” diye konuştu. “İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, gündemi takip eden değil, gündemi belirleyen bireyler yetiştirmektedir” diyen Prof. Dr. Köse, eğitim süresince öğrencilerine iyi bir kariyer planlama danışmanlığı verdiklerini, öğrencilerini doğrudan uygulama süreçlerine dâhil etme, ilgili sektör ve sanayi kuruluşları ile buluşturma adına önemli projelere imza attıklarını vurguladı. Kampüse gelemeyen öğrenciler için hazırlanan ‘Aday Öğrenci Bilgilendirme Sayfası’nın (http://adayogrenci.ikc.edu.tr/#anasayfa) yararlı bir kılavuz olabileceğini belirten Prof.Dr.Köse, İKÇÜ Kampüsü ziyaret edecek tüm gençleri ve ailelerini 29 Temmuz 17.00’a kadar devam edecek tanıtım günlerinde ağırlamaktan mutluluk duyacaklarını söyledi.

  • PASTACILARIN SERTİFİKASI İKÇÜ’DEN

    PASTACILARIN SERTİFİKASI İKÇÜ’DEN İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile İzmir Şekerciler ve Pastacılar Esnaf Odası iş birliğiyle hazırlanan istihdam garantili sertifika programını başarıyla bitiren 50 kursiyer belgelerini aldı. İKÇÜ’de düzenlenen törene, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Konak Hizmet Merkezi Müdürü İbrahim Ay, İzmir Şekerciler ve Pastacılar Esnaf Odası Başkan Vekili Hüseyin Süleymanoğlu, İKÇÜ Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Esen, Müdür Yardımcısı Öğr.Gör. Ahmet Uran’ın yanı sıra eğitimlerine katkı sağlayan akademisyenler katıldı. Onlar artık sertifikalı pastacı… 904 saatlik istihdam garantili eğitimi bitiren kursiyerlere belgelerini törene katılan protokol takdim etti. Eğitimlerde çiçeği burnunda pastacılara, pastane mutfağı araç, gereç ve ekipmanlarını kullanarak, hijyen ve sanitasyon kurallarına uygun pastane ürünlerini yapmak ve servise hazır hale getirilmesi öğretildi. Törende konuşan İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Atilla Akbaba; sektör ile gastronomi alanında yapacakları iş birliklerinin sonuçlarını görmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Artık Yeni Trend Tasarım Pastalar… Prof.Dr. Akbaba, “Kursiyerlerimiz, kendi işyerini açacak ya da pastane, otel ve yiyecek içecek işletmelerinde çalışabilecek nitelikteler. Son dönemlerde Türkiye’de ve dünyada yaş pasta sektöründe olan gelişmeler, pastaya olan algıyı tamamıyla değiştirdi. İnsanlar artık onu sadece tatlı gibi görmek yerine, bir tasarım ya da armağan olarak görmeye başladı.”dedi. Pastacılığa ilginin artmasının, hem pastacıların kendini geliştirmesine hem de sektöre yetenekli ve de eğitimli kişilerin dahil olmasını sağladığını söyleyen Prof.Dr.Akbaba, İŞKUR, İzmir Şekerciler ve Pastacılar Esnaf Odası, İKÇÜ Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliklerinin sektöre katkıda bulunmasından duyduğu memnuniyeti paylaştı. Konuşmaların ardından istihdam garantili eğitimi bitiren başarılı kursiyerler belgelerini törene katılan protokolün elinden aldı. Çiçeği burnunda pasta şefleri, belge sahibi olmalarını keplerini atarak kutladı.

  • İKÇÜ’DE 15 TEMMUZU ANLAMA VE ŞEHİTLERİ ANMA PANELİ…

    İKÇÜ’DE 15 TEMMUZU ANLAMA VE ŞEHİTLERİ ANMA PANELİ… İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3’üncü yıl dönümü kapsamında “15 Temmuzu Anlama ve Şehitleri Anma” paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü  İKÇÜ Rektörü Prof.Dr.Saffet Köse’nin yaptığı, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Turan Gökçe, İslâmî İlimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Sıddık Korkmaz ile Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Selçuk Türkyılmaz’ın panelist olarak katıldığı paneli; Menemen Kaymakamı Mustafa Özkaynak, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci takip etti. “Gizli bir örgüt, kripto yapılanmaları var, uyuyan hücreleri var.” İKÇÜ Rektörü Prof.Dr.Saffet Köse, tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifalar dileyerek başladığı konuşmasında, FETÖ’nün  bu kadar uzun yıllar nasıl büyüdüğü, küresel hale gelerek; farklı ülkelere yayılmasıyla en sonunda nasıl kana bulaştığının iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.  Asıl kritik olan bu zamana kadar nasıl anlaşılamadı? sorusuna  ilahiyatçı kimliği ile derinlik kazandıran Prof.Dr.Köse, bu anlaşılamamayı dört başlıkta topladı: “ Birincisi bu örgüt 4 şeyi kullanarak kendini maskeleyebildi. İlki dışarı karşı tedbir adı altında iyi takiyye yaptı. İkincisi örgüt içine karşı gizemli bir din anlayışı oluşturdu. Allah ile konuşan, Peygamberin kendisini dinlemeye geldiği bir figürle insanlara anlatılan bir din anlayışı. Üçüncüsü, amaca giden her şeyin mubah olduğu anlayışı ve hepsinden önemlisi, her kurumun, her insanın zayıf noktalarını tespit ederek insanların aklını çelmek gibi bir strateji izlediler. Örgütün dini çok iyi kullanarak kitleleri harekete geçirdiğini söyleyen Köse, “İnsanları bir şeye inandırırsanız ölümüne peşinden giderler” diye ilave etti ve “Bu örgütün hala tam anlamıyla çözülemediği, itirafçıların verdiği bilgilerden hareketle belli noktalar açıklandı ama hala tam olarak çözülemediğini düşünüyorum. Gizli bir örgüt, kripto yapılanmaları var, uyuyan hücreleri var. Çözdüğümüz bir şey var ki hainlikleridir.” dedi. “Başarılı olamamalarını nedeni güçlü bir din eğitimi.” “Bu terör örgütünü anlamak için büyük fotoğrafa bakmak lazım.” diyen Rektör Prof. Dr. Köse, dünyanın küresel güçler tarafından etnik yapılar ve dini gruplar üzerinden şekillendirildiğini kaydetti. Prof.Dr.Köse, “Sözde din kisvesindeki uç örneklerden elde edilmiş yapılar kullanılarak tüm dünyaya egemen olmaya çalışıyorlar. Eğer ülkemizde FETÖ başarılı olmadıysa bunda milletimizin sağduyusu yanında İmam-Hatip Liseleri, İlahiyat-İslami İlimler Fakülteleri ve Diyanet İşleri Başkanlığının sağlıklı din eğitimine borçluyuz.” diye konuştu.  “Hain darbe girişimi tanımı yeterli gelmiyor” Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Gökçe ise tarihçi kimliğiyle darbe girişimi hakkında tespitlerde bulundu. Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan çizgide yaşanan darbelerin oluşturduğu, milli iradeye güvensizlik temeli üzerinde yükselen darbe geleneğinin FETÖ’nün de beslendiği kaynaklardan ve temel dayanaklardan biri olduğunu belirten Gökçe, 15 Temmuz’un sıradan bir darbe girişimi olmadığının altını çizdi. Gökçe, Millet ve Devlet olarak 15 Temmuz’da maruz kaldığımız saldırının ‘darbe girişimi’ olarak adlandırılmasının vakayı sıradanlaştırarak hafife almak anlamına geleceğini belirterek, doğru tanımlama ve adlandırmanın, meselenin doğru anlaşılması bakımından son derece önemli olduğuna dikkat çekti. 15 Temmuz’da FETÖ’nün “Devletin üniformalarını giymiş, devletin emanet ettiği silah ve teçhizatıyla milleti kurşun ve bomba yağmuruna tutmakta tereddüt göstermemiş olan asker görünümlü teröristlerince gerçekleştirilen saldırıyı ifade etmek için ‘hain’ ve ‘kanlı’ gibi nitelemelerin de yetersiz kaldığını” ifade eden Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü; “Geçen üç yıllık zaman zarfında netlik kazanan bilgi ve belgeler, FETÖ’nün 15 Temmuz planının sadece devleti, yönetimi ele geçirmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda taşeronluğunu üstlendiği emperyal güçlere dayanarak ülkenin işgalini hedeflediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, uluslararası güçlerin taşeronluğunu üstlenmiş olan FETÖ’nün 15 Temmuzda gerçekleştirdiği saldırının sadece meşru hükümeti devirerek yönetime el koymayı amaçlayan bir darbe girişimi değil, aynı zamanda ‘Türkiye’yi işgal girişimi’ olduğu unutulmamalıdır.” Gökçe ayrıca, 15 Temmuzda o geceye kadar görmediği ihaneti gören,  evlatlarının hain bir örgüt tarafından devşirilerek nasıl kendisinden koparıldığına, insani, yerli ve milli değerlerden arındırılarak, hangi aşağılık duygularla emanet edilen devletin tanklarıyla, toplarıyla, uçaklarıyla kendisine saldırdığına şahit olan milletin vatansever asker ve emniyet güçleri ile birlikte verdiği mücadele ile kazanılan ve Türk demokrasi tarihine altın harflerle kazınan Demokrasi Zaferi’nin, 15 Temmuz’un her yıl dönümünde coşkuyla kutlanması gereken diğer önemli boyutunu oluşturduğuna dikkat çekti. Bunun İstiklâl Harbi’nden sonra kazanılan en büyük zafer olduğunu belirten Prof.Dr.Gökçe, “Bunda okunan salalarla birlikte canlanan darbe hafızasının etkisiyle istiklâline sahip çıkan milletin azim ve kararlılığı ile lider olarak Cumhurbaşkanımızın dirayetli tutumu, hükümetin sorumluluğu, siyasi partilerin ve meclisin duyarlılığı önemli rol oynadı.” diye konuştu.  “İnsanları ‘devşirme’ yoluyla robotlaştıran bir örgüt” Yaklaşık kırk yıllık, görünen yüzüne rağmen pek çok yönü gizli, saklı, karanlık geçmişi olan örgütün, eğitimden istihdam alanlarına kadar sahip olduğu imkânlarla cezbettiği ailelerin çocuklarını devşirerek ihtiyacı olan insan kaynağını oluşturduğuna dikkat çeken Gökçe, “meşru ve gayrimeşru yollarla mensuplarına sağladığı fırsatlarla, örgüt tarafından “devşirme, koparma, yabancılaştırma, robotlaştırma ve kullanma şeklinde özetlenebilecek süreçleri içine alan sistematik bir mekanizmanın işletilmesiyle 15 Temmuz faciasıyla karşı karşıya kaldığımıza” dikkat çekti ve “Millet olarak bir daha benzer tehditlerle karşılaşmamak için devletimizin alacağı acil, kısa, orta ve uzun vadeli tedbirlerin istiklal ve istikbalimiz açısından önemli” dedi.   “Bu sapkın yapıyı İlahiyatçılar olarak eleştirirken dikkate alınmadık.” İslâmî İlimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sıddık Korkmaz da hain teşebbüste bulunanların cezasının karşılığının anayasal olarak bakıldığında idam cezası gerektiren bir suç olduğunu söyledi. Örgütün savunduğu din kisvesindeki ezoterik söylemleri eskiden beri eleştirdiklerini ifade eden Prof.Dr. Korkmaz, “ İlahiyatçılar olarak 2016’ya kadar neredeydiniz? gibi bir soruya maruz kalıyoruz. Ben de diyorum ki; ’Biz 2016’dan önce de konuşuyorduk. Ama söylediklerimize kulak asılmıyordu… Televizyona sakalı, cübbesiyle, ağlayarak, sızlayarak, kürsüye vurarak biri çıkıyor. Millet hoca budur diyor. İlahiyatçıya bakıyor, senin gibi hoca mı olur diyor. Şekle değil manaya, anlatılana ve anlatılmak istenene bakmak gerekiyor. FETÖ hareketi içinde dine karşı oluşturulan dine ve akla uygun olmayan bir söylemler vardı. Adam Allah ile Peygamber ile görüştüğünü, rüyasında onlarla konuştuğunu iddia ediyor. Bunlar İslam dışı söylemlerdir. Şunu unutmamız gerekir; Hz. Muhammed’den sonra gelen bir peygamber yoktur. Peygamberlik özelliklerini taşıdığını söyleyen her kimse yalancıdır, müfteridir, kezzabtır. Çünkü Peygamberimiz son peygamberdir. Ondan sonra bir peygamber gelmemiştir ve gelmeyecektir. Geçmişte Hz. Peygamber’i kamyonete bindirip seyahat ettiren sapkın örnekleri gördük. Biz bu İslami olmayan yapıyı önceden de anlatıyorduk. Kur’an’dan rahatsız olmak, uydurma hadislere Kur’an muamelesi yapmak bunların benimsediği yanlış anlayışlardır. Kur’an diğer kitaplar gibi tahrif edilmemiştir. Peygamber’imize nasıl geldiyse bozulmadan ve değişmeden günümüze kadar ulaşmıştır. Bugün 2 milyara yakın İslam Coğrafyasının neresine giderseniz gidin aynı Kur’an ile karşılaşırsınız. Dinimizin ilk kaynağı Kur’an’dır. Bu camianın içinde Kur’an’dan aykırı söylemler görürüz.” dedi. “Devletimizi güçlendirirsek bu ve benzeri sapkın ideolojilerin önüne geçmiş oluruz.” “Mehdilik ve takiyecilik bu yapının özelliğidir.” diyen Prof.Dr. Korkmaz, bu gibi yapıların önünü kesmenin devlet yapısını güçlendirmek ve onun kurumlarını önemsemekten geçtiğini aktardı. Prof. Dr. Korkmaz, “Devletin kurumsallaşmasına katkı sağlamamız, devletin bütünlüğü içinde çalışmamız lazım. Dini de devletin kurumları içinde anlamamız gerekiyor. Toplumu Kur’an-ı Kerim’de buyrulduğu üzere tüm müminler kardeştir anlayışıyla güçlendirmemiz gerekiyor. Akademiyi, ilmi güçlendirmemiz gerekiyor. Bu üç yapıyı güçlendirirsek bundan üç sene önce yaşamış olduğumuz ihanetlerin benzerlerini gelecekte yaşamayız.” şeklinde konuştu. “Dış güçlerin tasarladığı bir örgüt.” Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Selçuk Türkyılmaz da bu yapının 100-150 yıllık bir tarihî süreçle ele alınması gerektiğini kaydederek; bu sapkın ideolojinin bizim içimizden çıktığı ile ilgili söyleme karşı çıktı. “Gazi Mustafa Kemal’in sözüyle; kendi menfaatlerini yabancıların menfaatleriyle birleştirip ülkeyi onlar adına yönetmek isteyen bir yapıdan bahsediyoruz.” diyerek bu yapının dış güçler tarafından tasarlandığını aktardı. “Bunlar bizim içimizden çıkmadı.” Dr. Öğr. Üyesi Türkyılmaz, “Sapık fikirleriyle toplumumuzdaki bazı insanları devşiren bu sapkın yapı, kendi içimizden başkaları adına hareket eden lejyonlar oluşturdu. Bunlar yabancılar adına bizimle savaşıyor. Bunda bizim tarih, toplum ve din özelliklerimiz belirli derecede rol oynamış olabilir. Ama bu, sapkın ideolojinin bizim içimizden çıktığını ispat etmez. Kendimize bakalım, kendimizi eleştirelim anlayışının doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü o zaman bu yapının emperyalistlerle kurduğu ilişkiyi ve onarlın ürünü olma durumunu ihmal etmiş oluyoruz. Eğer sadece dinî görünümlü bir yapı onlar tarafından ele geçirilmiş olunsaydı ve sadece bu yapı tarafından ülkemize yönelik bir saldırı söz konusu olsaydı dini, algılayış biçimimize odaklanıp bize ait sorunlara çözüm bulmaya çalışabilirdik. Fakat bu örgüt ile birlikte başka örgütlü yapıların da ülkemize karşı yapılan saldırılarda yer aldığını biliyoruz. 15 Temmuz’dan bu yana FETÖ ile mi, ABD ile mi yoksa İngiltere ile mi savaşıyoruz?” dedi. “Bu örgüte sempati duyanların inancından şüphem var.” Örgütün başındaki teröristin yabancı istihbarat örgütleriyle çok yakın iletişiminin olduğunun bilindiğini belirten Türkyılmaz, “Bu örgüt hakkında ne biliyoruz? sorusuna cevaplar bulmaya çalıştım. Baktım ki aslında bilinmeyen çok fazla şey yok.” dedi. Türkyılmaz, “Hatta 1966’da Diyanet’in ilk raporunun bunlar hakkında yayınlandığını görüyoruz. 1974’te ikinci bir raporla karşı karşıyayız. Yani 1966’da yaptıkları bir operasyonla Diyanet’in bunlar tarafından ele geçirildiğini görüyoruz. Sırat-ı Müstakim dergisi tarafından temsil edilen İslam anlayışının Atatürk ve İnönü dönemlerinde de benimsendiğini ve sürdürüldüğünü görüyoruz. Bu anlayış 1966’ya kadar varlığını sürdürür. O dönemde Diyanet başka zihniyetler tarafından ele geçirilir. Sırat-ı Müstakim dergisi çerçevesinde oluşan düşünme biçimi tasfiye edilir. Bunu kim tasfiye etti? ABD ve İngiltere’nin desteğini alan yapılar tasfiye etti. FETÖ’nün dinî bir yapı olduğunu, bu ülkeye ait bir yapı olduğunu asla kabul etmiyorum. Bizden devşirilenle oluşturulan bir yapı. Müslümanlıkla alakası olmayan, itikadî açıdan sorunlu bir yapıya inanan insanlardan, tövbe etmeden ölüp gidenler, Müslüman olarak mı ölmüştür, ciddî anlamda şüphem var. Bu harekete sevgi besleyen, saygı duyanların da itikadından kişisel olarak şüphem var.” şeklinde konuştu.  

  • İKÇÜ’de '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' Etkinlikleri

    İKÇÜ’de '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' Etkinlikleri İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, hain darbe girişiminin 3. yıl dönümünde bir dizi etkinlik düzenleyecek. “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri kapsamında, vatanı için canını seve seve feda eden aziz şehitlerimiz için Hatim ve Mevlid okunmasıyla başlayacak etkinlikler, Rektör Prof.Dr.Saffet Köse’nin moderatörlüğünde, “15 Temmuzu Anlama ve Şehitleri Anma Paneli" ile devam edecek. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim  Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Anadolu Ajansı foto muhabirlerinin fotoğraflarından oluşan sergi de ziyarete açılacak.  “Sorumluluğumuzun bilincindeyiz.” Rektör Prof.Dr. Köse, İKÇÜ olarak 15 Temmuz Destanı’nın,  milletimizin kahramanlıklarının gelecek nesillere aktarılması; göğsünü siper eden, canlarını feda eden şehitlerimizin hatırlanması ve hatırlanmalarının sağlanması adına üzerlerine düşen sorumlulukların bilincinde olduklarını söyledi. “Elde bayrak, dilde tekbirler ile inancımızı, vatanımızı savunduk.” 15 Temmuz’da milletçe tarihin kaydettiği en büyük ihanet girişimine maruz kalındığını aktaran Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, bu hain girişimin milletin iradesi ve tüm kurumlarıyla birlikte devletin kararlılığı karşısında başarısız olduğunu söyledi. Prof.Dr. Köse, “15 Temmuz gecesinde milletimiz tüm renklerini, tüm farklılıklarını geride bırakarak elde bayrak, dilde tekbir, inancını, vatanını, milletini savunmak üzere tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkeleri etrafında birleşti ve halkın gücünün üstünde bir güç olmadığını tüm dünyaya gösterdi. Millî iradeyi ve demokrasiyi koruma uğruna bedenlerini kalkan yapan, mermilere ve bombalara etten kale olan yüce milletimiz; selâlarla ve ezanlarla meydanlarda toplanarak, vatan savunması uğrunda binlerce gazi ve yüzlerce şehit verdi. Hainlerin karşısında, bu şerefli mücadelede vatanını savunan büyük milletimiz iman dolu yüreği, sarsılmaz cesareti, birlik ve beraberliğiyle destan yazmıştır. Rabbim tüm şehitlerimizden razı olsun. Vatan için canlarını feda eden bütün şehitlerimizi hürmetle, rahmetle, minnetle yâd ediyor, gazilerimize de Allah'tan sağlık, afiyet ve uzun bir ömür niyaz ediyorum.” diye konuştu. “Fotoğraflarla 15 Temmuz…” Öte yandan Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikri Salman ve Doç. Dr. Uğur Bakan’ın küratörlüğünde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Anadolu Ajansı foto muhabirlerinin fotoğraflardan oluşan sergi de ziyarete açılıyor. “Milletin Direnişi, Devletin Mücadelesi Toplumsal Hafızanın Diri Tutulması" temalı sergiyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Salman,  hain darbe girişimi esnasındaki ve sonrasındaki günlerde çekilen fotoğrafların milletimizin demokrasiye ve bağımsızlığa olan inancı ve bağlılığının gelecek nesillere aktarılması açısından önemli olduğunu kaydetti. “Bu fotoğraflar belgesel niteliği taşıyor.” O günlerin unutulmaması, ibret alınması, hafızlara kazınması ve gelecek kuşaklara aktarılıp doğru anlatılması adına bu fotoğrafların bir belgesel niteliği taşıdığını vurgulayan Prof.Dr. Salman, “50 fotoğrafın yer aldığı sergimiz, 16-20 Temmuz arasında Prof.Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu Fuaye Alanında açık kalacak. Yine Cumhurbaşkanlığı tarafından 15 Temmuz fotoğraf seçkisi ile özel olarak hazırlanan videolar sergi boyunca barkovizyondan izleyicilere sunulacak.” dedi.  

  • BU FOTOĞRAFLAR BELGESEL NİTELİĞİ TAŞIYOR

    BU FOTOĞRAFLAR BELGESEL NİTELİĞİ TAŞIYOR 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde fotoğraf sergisi açıldı. Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikri Salman ve Doç. Dr. Uğur Bakan’ın küratörlüğünde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Anadolu Ajansı foto muhabirlerinin fotoğraflardan oluşan serginin açılışında; Rektör Prof.Dr.Saffet Köse, Menemen Kaymakamı Mustafa Özkaynak, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrenciler hazır bulundu.  “Milletin Direnişi, Devletin Mücadelesi Toplumsal Hafızanın Diri Tutulması" temalı sergiyle ilgili bilgi veren Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salman,  hain darbe girişimi esnasındaki ve sonrasındaki günlerde çekilen fotoğrafların milletimizin demokrasiye ve bağımsızlığa olan inancı ve bağlılığının gelecek nesillere aktarılması açısından önemli olduğunu kaydetti. “Belgesel niteliği taşıyor.” O günlerin unutulmaması, ibret alınması, hafızlara kazınması ve gelecek kuşaklara aktarılıp doğru anlatılması adına bu fotoğrafların bir belgesel niteliği taşıdığını vurgulayan Prof.Dr. Salman, “50 fotoğrafın yer aldığı sergimiz, 16-20 Temmuz arasında Prof.Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu Fuaye Alanında açık kalacak. Yine Cumhurbaşkanlığı tarafından 15 Temmuz fotoğraf seçkisi ile özel olarak hazırlanan videolar sergi boyunca barkovizyondan izleyicilere sunulacak.” dedi.    

  • İKÇÜ heyetinden YÖK Ziyareti

    İKÇÜ heyetinden YÖK Ziyareti İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse, İstanbul ’da Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK başkan Vekili Prof.Dr. Rahmi Er, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan ile görüşmelerde bulundu. İKÇÜ’deki çalışmaları detaylı bir şekilde anlatma fırsatı bulan Rektör Prof.Dr.Köse’ye ziyaretlerde Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe ile Prof.Dr. Adnan Kaya da eşlik etti. YÖK Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç’ı makamında ziyaret eden heyet, İKÇÜ- Moğolistan Milli Üniversitesi iş birliği ile ortak yürütülen kazı projesi ve yeni kurulan Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü’nün faaliyetleri, Sanayide Akıllı Yerli Dönüşüm, (EndüsTRy 4.0), 2019-2024 stratejik plan, Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER), Teknoloji Transfer Ofisi Şirketleşme projeleri hakkında bilgi verdi. YÖK Başkan Vekili Prof.Dr. Rahmi Er ile YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan’a da yapılan ziyaretlerde, YÖK Başkanı Prof.Dr.Yekta Saraç’a arz edilen İKÇÜ çalışmaları daha detaylı olarak  aktarıldı. Görüşmelerde ayrıca Yükseköğretim destekli Türkiye Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi(UBYS) yazılımı ile ilgili proje önerisi ile İzmir’deki tüm üniversitelerin kaynaklarını etkin ve verimli kullanarak paydaşların memnuniyetini en üst seviyede tutmak hedefiyle araştırma birimlerinin doğrudan etkiletişime geçeceği bir yazılım platformu önerisi de sunuldu. YÖK ziyaretiyle ilgili konuşan Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, İKÇÜ’nün gelecek vizyonu ve araştırma üniversitesi olma yolundaki çalışmalarını temaslarında dile getirdiğini belirtti. Rektör Prof.Dr. Köse, “Çok saygıdeğer YÖK Başkanımıza, YÖK Başkan Vekili Prof.Dr. Rahmi Er’e, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan’a, İKÇÜ yönetimi olarak yaptığımız; bilimsel, toplumsal, öğrenci odaklı çalışmalarımızı, üniversitelerimizin teknolojik yazılımlarına katkı sunabilecek projelerimizi ayrıntılı şekilde aktarma şansı bulduk. Sanayide uygulama potansiyeli olan ürün geliştirmeye yönelik araştırma konusuna sahip lisans bitirme, yüksek lisans ve doktora tezlerinin belirlenmesi konusunda ‘Sanayi Odaklı Ortak Proje Havuzu’ oluşturma ve otomasyon sürecine entegrasyonu başlıklarındaki görüşlerimizi arz ettik.” dedi. Tüm proje ve önerilerin 11.Kalkınma Planı hedeflerine  uyumlu olan başlıklar olduğunu vurgulayan Prof.Dr.Köse,  “Her alanda rekabetçiliği ve verimlilik artışını sağlamaya odaklanan,  istikrarlı ve güçlü ekonomi, rekabetçi üretim ve verimlilik, nitelikli insan ve güçlü toplum eksenindeki 11. Kalkınma Planını referans alarak  çalıştığımızı,  tüm proje önerilerimizin kalkınma planını destekleyecek başlıklarda olduğunu vurguladık.  Üniversitemiz, Türkiye’nin geleceği için nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi prensip olarak belirlemiştir. Güçlü akademik kadrosu ile üretilen bilginin rafa kaldırılmaksızın teknolojiye dönüşümünü sağlayacak özgün projelerle, bölgemiz ve ülkemizin kalkınması için çalışmaya devam ediyoruz. YÖK görüşmelerimizde amaçlarımıza ulaşmamız konusunda gereken her türlü desteği aldık. Kendilerine teşekkürlerimizi arz ediyoruz.” diye konuştu.

  • İKÇÜ TIP FAKÜLTESİ MEZUNLARI KEP ATTI

    Memleketin dört bir tarafına şifa götürmek üzere yola çıktılar… İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Türk ve dünya tıbbına 119 genç hekimi kazandırmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşadı. İKÇÜ’lü hekimlerin mesleğe ilk adımı attığı tören, ailelerin yoğun ilgisiyle Aşık Veysel Rekreasyon Alanında yapıldı. Törene, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Önder Pamuk ev sahipliği yaparken; Rektör Vekili Prof.Dr. Turan Gökçe, Manisa İl Jandarma Komutanı Tuğ.Gen.Erhan Can, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Rektör Yardımcıları, Dekanlar,  öğretim üyelerinin yanı sıra çok sayıda aile gençlerin coşkusuna ortak oldu.  “Sağlık artık şiddetle anılmasın.” Dönem birincisi Dr. Cansu Büyüktarakçı, onları her anlarında destekleyen ailelere,  üzerlerinde emeği olan, hekimliğin meslek değil bir yaşam biçimi olduğunu öğreten hocalarına teşekkür etti. Dr.Büyüktarakçı, sağlık çalışanlarına yapılan şiddet konusundaki üzüntülerini de paylaşarak; “Araştırmalar 6 yılda 68 bin sağlık çalışanının şiddete maruz kaldığını, her saat başı ise bir doktorun şiddete maruz kaldığını söylüyor. Oysa ki hayatımızı adadığımız mesleğimizden aldığımız en büyük motivasyon hastalarımızın bize duyduğu güven ve onların mutluluğudur. Haklarımızın korunacağı düzenlemelerin yapılmasını istiyor, yolun çok başında olduğumuz bu meslekte bu üzücü durumların değişmesini umuyoruz.” şeklinde konuştu. “İzmir’de okumanın hakkını verdik.” Dönem temsilcisi Dr. Hasan Demirbaşoğlu da 6 yıllık bir hikayenin son cümlesini yazdıklarını söyledi. Yeni kurulan bir üniversitenin dinamizminden güç alarak kendilerini geliştirmek ve bölgenin en büyük hastanesinde eğitim alma düşüncesiyle İKÇÜ’yü tercih ettiklerini belirten Dr. Demirbaşoğlu, “6 yılda İKÇÜ bize değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu gösterdi. Aydınlıkevler’de başladığımız eğitimimiz, Tepecik, Yeşilyurt, Balatçık, Çiğli, Narlıdere, Karşıyaka ve Bayraklı’da devam etti. Çeşme’de balomuzu yaptıktan sonra bugün Bornova’da mezun oluyoruz. Bizler İzmir’de okumanın tam anlamıyla hakkını verdik.” dedi. “Memleketin dört tarafına ilim ve şifa götürmek üzere yola çıkıyoruz.” Hekim olarak mezun olmanın heyecanını konuklarla paylaşan Dr. Demirbaşoğlu, “Bu işe gönül veren hocalarımızın gayretleriyle ve kendi gayretlerimizle, gerek teorik gerek pratik ülke standartlarının üstünde vaka sayısı ve çeşitliliği, en önemlisi hastaya dokunma şansı ile iyi bir eğitim aldık.  Donanımlı birer hekim olan İKÇÜ Tıp Fakültesi mezunları,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendini emanet ettiği Türk Hekimleri olarak; İzmir’in dağlarında birer çiçektik,  açtık. Şimdi memleketin dört tarafına ilim ve şifa götürmek üzere yola çıkıyoruz.” diye konuştu. “Sizler bizim yerimizi alacaksınız.” En az öğrenciler ve aileler kadar heyecanlı olduklarını kaydeden İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Önder Pamuk, bundan sonraki süreçte gençlerden gelecek başarı öykülerini duymanın en büyük mutlulukları olacağını söyledi. “Benim mezun olmam sonrasında sizin karşınızda kürsünün bu tarafında olmam için 21 yıl geçti. Bundan 20 yıl sonra sizler aldığınız eğitimle bizlerin yerlerini alacaksınız.” diye meslektaşlarına seslenen Prof.Dr. Pamuk, coğrafyamızda tarih boyunca insan sağlığına önemli katkılarda bulunan hekimlerin yetiştiğine de dikkat çekti.  Prof.Dr.Pamuk, “Fakülteye ilk girdiğiniz günden itibaren sayısız kez duyduğunuz hekimliğin temel kanunu ‘Önce zarar verme ‘ diyen Hipokrat biraz güneyimizde Bodrum’un hemen karşısında İstanköy / Kos adasında yaşamıştır. İbn-i Sina’nın eserleri 14, 15. Yüzyıla kadar Avrupa’da tıp eğitiminde yer almıştı. Coğrafyamız tarih boyunca insan sağlığına önemli katkılarda bulunan hekimler yetiştirmiştir. Sevgili Öğrenciler sizler böyle bir coğrafyada ve tarihsel süreçte hekimliğe adım atmaktasınız.” şeklinde konuştu. “9 yılda büyük başarılar kazanıldı.” İKÇÜ Tıp Fakültesinin  kuruluşundan itibaren dokuz yıl gibi kısa bir süre geçmesine karşın geldiği başarılı noktaya dikkat çeken Dekan Prof.Dr.Pamuk, “Türkçe tıp eğitimi programımızın mezuniyet öncesi tıp eğitimi ulusal standartlarını karşıladığı ve 2025 tarihine kadar akredite edildiği açıklandı. Fakültemiz alınan bu belge ile Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile afiliasyon yapılarak kurulan Tıp fakülteleri içerisinde akreditasyon belgesi alan ilk tıp fakültesi olmuştur. Ülkemizdeki sekseni aşkın tıp fakültesi içerisinde öğretim üyesi başına yayımlanan makale sayısı açısından 17. sırada yer alan fakültemiz araştırmaya verdiği önemi ortaya koymaktadır.” dedi. “Vicdanınız, kalbiniz rehberiniz olsun.” Son olarak meslektaşlarına tavsiyelerde bulunan Prof.Dr. Barış Önder Pamuk, fakültelerine katkı sunanlara teşekkürlerini iletti. Prof.Dr. Pamuk: “Vicdanınız, kalbiniz rehberiniz olsun. Doğruluktan, dürüstlükten, adaletten hiçbir zaman ayrılmayın. Vatan ve millet sevgisi ile birlikte üzerinize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getiriniz. Bir hastayı hayata döndürmek, tedavisi ile ona yarar sağlamak ve kendisini ve sevdiklerini sevindirmenin hazzı hiçbir meslekte bu derece hissedilemez. Eğitim ile ilgili her konuda bize destek olan, fakültemizin akredite olmasında büyük katkıları olan üniversitemizin rektörü Sayın Prof.Dr.Saffet Köse’ye, üniversitemizin kurucu Rektörü Sayın Prof.Dr. Galip Akhan’a, eğitim kalitesini artırarak yürüten çok saygı değer öğretim üyelerimize, birlikte çalıştığımız eğitim ve öğretim faaliyetlerimize katkı sunan çok değerli Sağlık Bakanlığı Eğitim görevlilerine, ülkemizin gururu böylesine akıllı, ahlaklı, örnek çocuklar yetiştiren ve bize güven içinde emanet eden siz çok değerli velilerimize, bize desteklerini esirgemeyen tüm idari personelimize teşekkürlerimi sunarım.”  “Tarihten gelen sorumluluk ve ‘Tıbbiyeli’ bilinci…” Rektör Vekili Prof. Dr. Turan Gökçe de mezunların, yerli düşünen, milli değerlere saygılı, evrensel değerlere bağlı hekimler olarak tüm insanlığa hizmet edeceklerine olan inancını paylaştı. Tarihten gelen sorumluluk ve ‘Tıbbiyeli’ bilincine işaret eden Prof. Dr. Gökçe, “Çanakkale Cephesine gidenlerden hiç birinin dönmemiş olması sebebiyle bir dönem mezun verememiş olan Tıbbiye gerçeği hepiniz tarafından sadece bilinmekle kalmamalı, hissedilerek bir bilince dönüşmelidir. Bu bilinçte tıbbiyeliler ve genç hekimler olarak, gerektiğinde sizlerin de sorumluluktan ve fedakârlıktan kaçınmayacağınıza eminim. Sizler, altı yılda aldığınız eğitimle, sadece güncel bilimsel bilgiyi değil, sadece İbni Sina’yı değil, aynı zamanda Türk tababet tarihinin önemli bir değeri olan Hekim Hacı Paşa gibi isimlerin ifade ettiği anlamı da bilen, modern tıbbın ileri bilgi ve becerileri ile donanmış, yerli düşünen, milli değerlere saygılı, evrensel değerlere bağlı; muayene-teşhis ve tedavi sürecinde giderek yaygınlaşan, mekanikleşen hekim-hasta ilişkisini, olması gerektiği kadar yeniden “insanileştiren” genç hekimler olarak hizmet vereceksiniz.” dedi. Prof. Dr. Aziz Sancar örneği… Nobel ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar örneğini hatırlatan Prof. Dr. Gökçe, “Mezuniyet sonrasında bilim yolculuğunu tercih edenleriniz arasından büyük ödüllere layık olanlar çıktığında, birkaç yıl önce Nobel ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar gibi ‘bunu bütün eğitimimi aldığım ülkeme ve milletime borçluyum’ diyerek vefa duygusunu ifadeden sakınmayacaksınız. Birileri tefrika çıkarmak için sizin etnik mensubiyetinizle uğraşmaya kalkışsa da alacağınız ödülün tamamını bulunduğunuz ülkede faaliyet gösteren “Türkevi” gibi kurumların geleceği için bağışlama büyüklüğü göstererek ders vereceksiniz. İKÇÜ Tıp Fakültesi mezunları olarak, birbirinizle ve bizimle irtibatı koparmayın. Burada kazandığınız dostluk ve arkadaşlıkları unutmayın. Vefa’nın en önemli insani değerlerden biri olduğunu aklınızdan çıkarmayın.” şeklinde konuştu. Genç hekimler mezuniyet belgelerini hocalarının elinden alırken; hipokrat andını Dekan Prof.Dr.Pamuk önderliğinde içen mezunlar keplerini havaya atarak mezuniyet sevincini tüm konuklarla paylaştı.

  • MAKEDONYA'DAN İKÇÜ'YE DOST ZİYARETİ

    İKÇÜ MAKEDONYA’DAN GELEN TÜRK ÖĞRENCİLERİ AĞIRLADI Makedonya’nın Gostivar şehrinde bulunan Abdülhakim Hikmet Doğan Eğitim Kültür ve Sanat Merkezi’nin (ADEKSAM) Türkçe eğitimi teşvik etmek amacıyla burs verdiği başarılı 39 öğrenci ve öğretmenleriyle birlikte İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ni ziyaret etti. Rektör Prof.Dr.Saffet Köse tarafından ağırlanan, ADEKSAM Müdürü Tahsin İbrahim ve eğitim merkezi öğretmenlerinin de yer aldığı ziyarette, konuklara İKÇÜ Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.Öğr.Üyesi Ünal Şenel rehberlik etti. "Uzaktaki Yakınlarımız " Projesi kapsamında Türkiye’ye 2005 yılından bu yana gelen gençlerin İzmir ve Manisa gezi programı hakkında bilgi veren Şenel, Türkçeyi unutmuş ailelerin çocuklarına “Türkçe” eğitiminin yanında eğitim ve kültürel destek de verildiğini söyledi. Gençlerden başarılı olanların; İzmir ve Manisa gezisi ile ödüllendirildiklerini belirten Şenel, “Makedonya’nın farklı şehir ve köylerinden gelen öğrencilerin Türkiye’yi daha yakından tanımaları; Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden sahip olduğu zenginlikleri daha yakından görmeleri, gençlerin kendilerine olan güvenlerini artırmakta ve daha büyük hedeflere yönelmelerine yol açmaktadır. Balkanlardaki varlığımızı, değerlerimizi yaşatacak olan sevgili gençlerimizi anavatanlarında ağırlamak bizim için büyük bahtiyarlıktır.” dedi. Makedonya’dan gelen konukları İKÇÜ’de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu kaydeden Rektör Prof.Dr.Saffet Köse, yükseköğrenimde İKÇÜ’yü seçecek öğrencilere her türlü desteğin sağlanacağını söyledi. İki ülke arasındaki güçlü bağın uzun bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken Rektör Köse, iki kardeş ülke arasındaki kültür köprüsünün daha da büyümesi ve gelişmesine katkı sunacak tüm projeleri desteklediklerini aktardı. ADEKSAM Başkanı Tahsin İbrahim ise kuruluşundan bugüne kadar her yıl ihtiyaç sahibi çok sayıda öğrenciye burs verdiklerini ifade etti. Soğuk savaş döneminde bilinçli olarak Türkçe'nin unutturulduğunu söyleyen İbrahim, Türk kimliğini kazandırmak için merkezin önemli bir misyon üstlendiğini vurgulayarak; “Kuzey Makedonya Türk halkının kalbi anavatanımız Türkiye için de atmaktadır.” diye konuştu ve Rektör Köse’ye Üsküp’teki Vardar nehri üzerindeki Fatih Sultan Mehmet köprüsünü tasvir eden bir resim takdim etti. Ziyarette, Türkçeyi başarıyla konuşan, İstiklal Marşı’nın yanı sıra Türkçe şiirler okuyan ve şarkılar söyleyen öğrencilere Rektör Prof.Dr. Saffet Köse tarafından üniversiteyi tanıtan hediyeler verildi. Rektörlük ziyaretini tamamlayan konuk öğrenciler, İKÇÜ araştırma laboratuvarlarını da gezerek akademisyenlerden bilgi aldı.    

  • İİBF’DE ÜÇÜNCÜ DÖNEM MEZUNLARI UĞURLANDI

    İKÇÜ İİBF’DE ÜÇÜNCÜ DÖNEM MEZUNLARI UĞURLANDI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde 4 yıllık eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler kep atarak mezun olmanın mutluluğunu yaşadı. İktisat, İşletme, Maliye, Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ile Uluslararası Ticaret ve Pazarlama bölümlerinden mezun 108 genç kep atarak mezuniyet başarılarını kutladı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ertuğrul Deliktaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Rektör Prof.Dr.Saffet Köse, Çiğli İlçe Emniyet Müdürü Şenol Kurt, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya, Dekanlar, Dekan Yardımcıları, öğretim üyelerinin yanı sıra çok sayıda aile katıldı. Törende konuşan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse,  İİBF mezunlarının ülkemizin geleceğinde çok önemli rol oynayacaklarından emin olduğunu kaydetti. Rektör Prof. Dr. Köse, İİBF’nden iktisat, maliye, işletme, uluslararası ticaret, siyaset ve kamu yönetimi, sosyal hizmetler bölümlerinden mezun olan gençlerin mesleklerinde stratejik konumlarda ve karar mercilerinde yer alacaklarını kaydederek; “Bizim değerler dünyamızda genel sorumluluk ve bilincine emanet denir. Emanet de emin olana verilir. Emin olmanın en önemli ilkesi dürüstlüktür. Dürüstlük ise yalanın sizi kurtardığı yerde doğruyu tercih edebilmektir. Ben tüm mezunlarımızın aldıkları görevlerde dürüstlük ilkesine sadakat göstererek mesleklerini icra edeceklerini, emanet bilincinin bir gereği olarak ehliyet, liyakat ve adalet gibi bizim ölmez değerlerimizi yaşatacaklarına böylece hem Hakkın rızasını hem de halkın gönlünü kazanacaklarına olan inancımı belirtmek istiyorum.” diye konuştu. İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ertuğrul Deliktaş da üçüncü dönem mezunlarını sektöre uğurlamaktan duydukları mutluluğu paylaştı. Mezun gençlerin  ülkemizin kalkınmasına ve toplumsal refahın artmasına katkıda bulunacaklarına olan inancını aktaran Prof.Dr.Deliktaş, “Bu süreçte edindiğiniz bilgiler, kazandığınız yetkinlikler ve değerlerle hem kariyerinizde hem de eğitim hayatınızın devamında başarılı olacağınıza; yine mesleki ve etik değerlerden ödün vermeden, kendinize, ailelerinize, topluma ve ülkemize olan sorumluluklarınızın bilinciyle ve sürekli gelişim anlayışıyla tüm hedeflerinizi gerçekleştireceğinize yürekten inanıyor ve güveniyorum.   Bundan sonraki yaşamınızda kendinize ve geleceğinize olan inancınızı ve güveninizi asla kaybetmeden hızla değişen çağa ve yeniliklere ayak uydurmada ve başarılı olmada ve kariyer planlarınıza ulaşmada, azimle çalışmaya devam ederken İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İİBF ailesinin bir ferdi ve elçisi olarak bizleri de onurlandırmaya devam edeceksiniz.” dedi. Öğrenciler adına duygularını paylaşan fakülte birincisi Uluslararası Ticaret ve Pazarlama Bölümü öğrencisi Ezgi Erentürk ise başarının yolunun sevilen bir mesleği seçmekten geçtiğini söyledi. Erentürk, bu süreçte daima yanlarında olan başta aileleri olmak üzere tüm hocalarına ayrı ayrı teşekkür etti ve “Yeni bir hayat bizi bekliyor.” diyerek her türlü güçlüğün üstesinden çok çalışarak geleceklerini ifade etti. Tören mezun öğrenciler anısına okul kütüğüne isim plaketini çakan Ezgi Erentürk’ün ardından dereceye giren öğrencilere belge takdimi ile devam etti. Maliye Bölümü öğrencilerinden oluşan dans topluluğunun Zeybek Gösterisi beğeniyle takip edilirken, diplomalarını alan mezunlar kep atarak takdim edildi. Tören, heyecan ve coşkularını aileleri ve hocaları ile paylaşan gençlerin kep atmasıyla son buldu.  

  • İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİNDE MEZUNİYET HEYECANI

    İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİNDE MEZUNİYET HEYECANI 5 yıl boyunca emek vererek diploma almaya hak kazanan 149 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami ilimler Fakültesi öğrencisi, törenle yemin ederek mesleklerine ilk adımı attı. Törene dekanlar, dekan yardımcıları, öğretim üyeleri, öğrenciler ve aileleri yoğun katılım gösterdi. Törende diploma almanın sevinci ve ayrılığın hüznü bir aradaydı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ve Emre Anıl’ın okuduğu Kur’ân Tilaveti ile başlayan törenin başında konuşan fakülte birincisi Muhammet Baki Yaman, hüzünlü bir bitişin yanında yeni bir başlangıca adım attıklarını söyledi. Oldukça kutsal bir mesleğe başladıklarını ifade eden Yaman, “Bu kutsal meslek sadece ekmek kapısı olarak düşünülemez. Çünkü çok önemli bir görev edindik. Hayatımız boyunca daha çok araştırarak daha çok bilgi üreterek çalışacağız. Zaman insanlığa hizmet zamanıdır.” dedi. İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıddık Korkmaz da mezunlara hitaben yaptığı konuşmada, fakültesi adına başta kurucu dekan Prof. Dr. Saffet Köse’ye duydukları minneti ifade etti.  Bu süreçte tüm hocalara ailelere ve üstün gayretlerinden dolayı öğrencilere teşekkürlerini ileten Prof. Dr. Korkmaz, “Öğrencilerimiz bizden bir bayrağı teslim aldılar. Gittikleri her yerde bilginin ışığını yakacaklar, aldıkları emanetleri de kendinden sonra geleceklere başarıyla teslim edecekler. Buna inancımız tamdır.” diye konuştu. İlim öğrenmeyi bisiklete binmeye benzeten Prof. Dr. Korkmaz, “Pedalı sürekli çevirmek gerekir. İlim öğrenmeyi durdurduğunuz an, ben oldum dediğiniz an düşersiniz. Kısaca özeti budur.” dedi ve ilmin üç kesim ile taşındığına işaret etti: “Ümera / ilme değer veren idareciler; ulema / alimler; ağniyâ’ / zenginler.” Konya’dan İzmir’e İKÇÜ’nün İslami İlimler Fakültesinin kurucu dekanı olarak gelmesinden bugüne olan süreci aktaran Prof. Dr. Köse, gençlerin bu güzel anlarına şahit olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkürlerini ayrı ayrı ileten Rektör Prof. Dr. Köse, din eğitiminin toplumlar üzerindeki hassas etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Köse, İKÇÜ öğrencilerinin ülkemizin geleceğinde çok önemli misyonlar edineceğini ifade ettiği konuşmasında şunları söyledi: “Dinler tarihi araştırmaları dinsiz bir topluma rastlanmadığını göstermiştir. Din diye bir gerçeklik var. Din ise kitleleri hareket geçirmede en etkili araç. O sebeple din sağlıklı bir eğitim programında kazanılmaz ise bir topluluk için en tehlikeli silaha da dönüşebilir. Bugün Müslüman coğrafyaya baktığımızda laboratuvarlarda ehl-i sünnet dışı dini gruplar ve etnik yapılar üzerinden üretilen örgütler ile yapılan operasyonları görmekteyiz. Ortadoğu ve diğer İslam ülkeleri yaşanmaz hale geldi ve ateş topuna döndü. Bizim ülkemizde bu başarılamamış ise bunu İmam-Hatip Liseleri, İlahiyat-İslami İlimler Fakültelerindeki sağlıklı din eğitimine ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın faaliyetlerine borçluyuz. Bu açıdan hem  bu kurumlar hem de buralardan mezun olan bizim öğrencilerimiz çok değerli, bu yolculukta, ülkemizin geleceğinde çok büyük görevler üstlenecekler” diye konuştu ve sizler bizim ömür boyu öğrencimiz kalacaksınız, bizler de hala öğrenciyiz ve öğrenmeye devam ediyoruz. Çünkü öğrenme ömür boyudur.” diye ekledi. Rektör Köse öğrencilerden İslam dinini yaşantıları ile temsil etmelerini isteyerek: “Bugün en ciddi sorunlardan birisi dini temsil. Kur’ân-ı Kerim Müslümanlara Hz. Peygamberi (s.a.s.) model alarak orta yolu temsil eden yaşam biçimiyle diğer ümmetlere model olmaları gibi bir görev yüklemektedir, bugün Müslümanlara bakarak dine giren kaç kişi gösterebilirsiniz ya da birisini örnek alarak hayatına yön veren kimler vardır derseniz zor bulursunuz, oysa Müslümanlar fethettikleri topraklarda davranışları sayesinde insanları İslam’a çekebilmişlerdi” dedi ve Allah’ın herkesin rızkını üzerine aldığını, bu konuda bir endişelerinin olmaması gerektiğini, önemli olanın bir mefkureye sahip olmaları ve bunu da öncelemelerinin önemli olduğuna işaret etti ve bir de öğrencilere tavsiyede bulundu: “Eğer dünya ve ahiret saadetini elde etmek istiyorsanız şu beş şeye sadakat göstermelisiniz: Birincisi bulunduğunuz yerde Allah’ı unutmamalısınız, bir başarınız varsa bunu kendinize değil Allah’ın ihsanı olarak görüp şükretmelisiniz, ikincisi, ana-baba duası almalısınız, üçüncüsü ailenizde huzuru sağlamalısınız, dördüncüsü çalışmada disiplinli olmalısınız, beşincisi, mutlaka her gün bir başkası için bir şey yapmalısınız. Hiçbir şey yapmasanız bir kardeşinize hayır duada bulunmalısınız” dedi. Fakülte başarı sıralamasında ilk üçe giren öğrencilere hediyeleri takdim edilirken Muharrem Aygün’ün verdiği mini konser beğeniyle takip edildi.  Tören mezun öğrencilerin yemin merasimiyle son buldu.  

  • ONLAR ARTIK BİRER SAĞLIK NEFERİ…

    ONLAR ARTIK BİRER SAĞLIK NEFERİ… İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi 2018 – 2019 Öğretim Yılı mezunları için düzenlenen törende mutluluk ve hüzün aynı anda yaşandı. İzmir’in ilk Sağlık Bilimleri Fakültesinin Beslenme ve Diyetetik, Hemşirelik ile Sosyal Hizmet Bölümlerinden mezun gençler için düzenlenen törene Dekan Prof.Dr. Derya Özer Kaya ev sahipliği yaparken; Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Çiğli Belediye Başkan Yardımcısı Tülin Koç, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof. Dr. Adnan Kaya, Prof. Dr. İrfan Karatede, Dekanlar, akademisyenler, STK temsilcileri ile aileler katıldı. “Sağlıktaki başarımızda sağlık ordumuzun büyük emeği var.” Rektör Prof. Dr. Saffet Köse gençleri, ailelerini ve bir aile şefkatiyle bilgilerini aktaran tüm fakülte hocalarını tebrik ederek başladığı konuşmasında; sağlıkta ülkemizin geldiği başarılı noktaya dikkat çekti. Prof. Dr. Köse, “Dünyada yaş ortalamasının 39 olduğu ülkeler var. Ülkemizde yaş ortalaması 80’lere çıktıysa, sağlık politikalarında başarılı sonuçlar elde edildiyse, sağlık teknolojileri hayatımıza bu denli girmişse, insanımızın ağrısını, acısını dindirmede kaliteli sağlık uygulamaları veriliyorsa, bunda nitelikli sağlık ordumuzun büyük emeği vardır. Kendilerine her zaman minnet borçluyuz. Bugünkü mezun kardeşlerimizle biz de bu alana değerli neferler armağan ediyoruz, kendilerine bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum. Ülkemizin sağlık hizmetlerine çok değerli katkılar sunacağına olan inancımı tekrarlamak istiyorum.” dedi. “Gönüllere girin.” Her alanda sürekli rekabetin yaşandığı dünyada sağlık sektöründe de kendini yenileyebilenlerin, gelişmeleri takip ederek donanımlarını zinde tutanların ön plana çıkacağına işaret eden Prof. Dr. Köse, diğer yandan mezunlara hitaben insanların en zor ve en hassas hallerinde onların gönüllerine girebilmelerinin önemine dikkat çekerek bunun da dürüstlük, kalite ve fedakarlıkla sağlanabileceğine olan inancını belirterek konuşmasını tamamladı. “Aldığınız eğitim ve diplomalarınız sizlerin altın bileziği.” İlk kurulan bölüm olarak beşinci dönem mezunlarını veren hemşirelikte şu ana kadar toplam 876 hemşirenin ülkemize kazandırıldığını belirten Prof. Dr. Derya Özer Kaya, ilk mezunlarını uğurlayan Beslenme ve Diyetetik’te 78 diyetisyenin, Sosyal Hizmet bölümünde ise 31 Sosyal Hizmet uzmanının sağlık ordusuna katıldığını kaydetti. Kaya, akademik ve idari personeliyle tam bir özveri ruhuyla çalışan fakültelerinin öğrencilerine en iyisini, en güncelini aktardıklarını belirterek; mezunlara seslendi: “Fakültemizden aldığınız eğitim ve diplomalarınız sizlerin altın bileziğiniz. Şu an öğrendiğiniz bilgiler meslek hayatına atılmanızda yeterli olmakla birlikte değişen ve gelişen bilimsel ve teknolojik yenilikleri takip etmek, uyum sağlamak, sürekli kendinizi geliştirmek ve yaşam boyu öğrenmeye açık olmak zorundasınız. Tüm bunlarla birlikte, yaptığınız her işte şu 8 ilkeyi sürekli gözetmeniz gerekmektedir. Bunlar, merhamet, şevkat, sabır, sır tutma, cömertlik, sadakat, şükür ve doğruluktur. Bu ilkeleri gözeterek Kâtip Çelebili olma ruhunu hep taşımanızı ve bizlerle teması devam ettirmenizi temenni ediyoruz. Bir Kâtip Çelebili olarak yaptığınız her işte başarılı olacağınıza inancım tamdır. Yolunuz insan onurunu korumak ve yüreklerde çiçekler açtırmak olsun.” diye konuştu. “Birinciliğini merhum babasına hediye etti.” Mezunlar adına konuşan fakülte birincisi Diyetisyen Mesude Fıçı da ”Ülkemizin dört bir tarafında vereceğimiz sağlık hizmetiyle vatanımız için çalışmaya hazırız.” diyerek başladığı konuşmasında; başarısında emeği geçen ailesine ve tüm hocalarına olan teşekkürünü paylaştı. Fıçı birinciliğini, merhum olan babasına ve her zaman yanında olan annesi ve ablasına hediye etti. Diyetisyen Fıçı mezuniyet kütüğüne ismini çakarak, başarısını ölümsüzleştirdi. Mezuniyet belgelerinin takdiminin ardından bölümlerinin meslek antlarını okuyan sağlık ordusunun genç neferleri haklı gururlarını kep atarak törene katılan konuklarla paylaştı.    

  • İKÇÜ’DE TÜRKÇE ÖĞRENDİLER… ANA DİLLERİ GİBİ OLDU.

    İKÇÜ’DE TÜRKÇE ÖĞRENDİLER… ANA DİLLERİ GİBİ OLDU. Türkiye Burslusu olarak ülkemizde Yükseköğrenim görmek üzere gelen 18 ülkeden 50 öğrenci, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden mezun oldu. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin finanse ettiği, “Suriyelilerin Yükseköğrenime Erişimlerinin Desteklenmesi Programı” çerçevesinde, “İleri Düzey Türkçe Programını başarıyla bitiren 21 öğrencinin de yer aldığı törende; Sudan, Uganda, Somali, Filistin, Çad, Kazakistan, Azerbaycan, Kenya, Bosna Hersek, Myanmar’dan gelen öğrenciler Türkçe bilgilerini de sergilediler. Gençler söyledikleri Türkçe şarkılarla ve ana dili gibi sundukları şiir ve gösterileriyle konuklardan tam not aldı. Düzenlenen törene Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcısı ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Adnan Kaya, Prof. Dr. Dr. İrfan Karadede, İKÇÜ TÖMER Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Selçuk Türkyılmaz ile akademisyenler katıldı. Rektör Yardımcısı ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe beşinci kez mezun vermenin mutluluğunu konuklarla paylaştı. İKÇÜ TÖMER olarak uluslararası misafir öğrencilere Türkçe öğretmeyi önemli bir görev saydıklarını vurgulayan Prof.Dr.Gökçe, ” Öğrencilerimizin her birinin lisan ile birlikte yeni bir kültür ve medeniyet havzasına girdiklerini biliyoruz. Bu münasebetle, sınıflarda yürütülen ders programı kadar sosyal ve kültürel faaliyetlerle Türk kültürünü oluşturan temel değerlerden haberdar olmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bununla da yetinmeyerek, Türkçe öğrenen misafir öğrencilerimizin İzmir ve çevresinde yaşayan halkımızla doğrudan temasa geçebilecekleri, az çok hemhal olabilecekleri, sadece bilgi değil duygu alışverişinde bulunabilecekleri ortamları sağlamaya çalışıyoruz. İzmir şehir turları yanında ilçelere geziler düzenleyerek, Ramazanda iftar programları tertip ederek öğrencilerimizin ülkemizi ve milletimizi doğrudan tanımaları ve anlamalarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.” diye konuştu. UNESCO’nun çağımızın ilk 5 dili arasında değerlendirdiği Türkçe’nin bir dünya dili olarak kabul edildiğini kaydeden Prof.Dr.Gökçe, ”Türkçe, az söz ile çok anlam ifade eden”, köklü ve güçlü bir “kültür, sanat, bilim ve felsefe dilidir. Türkçe, 250 milyona yakın nüfusun “Ana Dili”, Yahya Kemal’in ifadesiyle “Ses Bayrağı”, klasik tarifiyle Adriyatik’ten Çin Seddi'ne kadar uzanan  “tarihi coğrafyamız”, “gönül coğrafyamız” dışında da dünyanın hemen her yerinde konuşulan bir dildir. Beşinci dönemimizde Türkçe’mizi ülkemize Yükseköğrenim görmek üzere gelen gençlere öğretmenin gururunu taşıyoruz.” dedi. “Türkçe gönül zengini bir dildir.” diyerek mezunlara seslenen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse ise binlerce yıllık tarihi derinliğe sahip Türkçeyi, uluslararası öğrencilere öğretmenin mutluluğunu paylaştı. Prof. Dr. Köse, “Bizde olan bazı kelimeler vardır, onların karşılığını başka dillerde bulamazsınız. Bunlardan biri gönül kelimesidir. Bizler gönül evimizde insanlarla buluşuruz. O yüzden bu coğrafyada bu dili kullanan insanları konuk değil, ev sahibi olarak görüyorum. Sizler şu anda kendi evinizdesiniz. “diye konuştu. Konfüçyüs'e nispet edilen 'Bir milleti yok etmek istiyorsanız işe önce dilini bozarak başlayın' sözü ile Cemil Meriç’in “Dünya İngilizce sayesinde Amerikan-İngiliz imparatorluğuna doğru gidiyor.” sözünü hatırlatan Rektör Prof. Dr. Köse, dilin taşıdığı önemli misyona da vurgu yaptı. Dilin kültür yükleyen özelliğine dikkat çeken Prof. Dr. Köse, “Duygularınızı, düşüncelerinizi hangi dille ifade ediyorsanız o kültüre de girmiş oluyorsunuz. Bugün İngilizce İngiltere için sadece bir dil değil aynı zamanda endüstridir, zira İngilizler bu dilin öğretiminden milyarlarca sterlin kazanç sağlıyorlar ama bu sadece maddi değil aynı zamanda kültür kazancıdır da... O açıdan İKÇÜ TÖMER’in üstlendiği misyonun oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Gönül coğrafyamıza farklı kültürlerden kardeşlerimizi eklemekten duyduğum memnuniyeti paylaşıyorum.” dedi. Suriye sınıfı mezunları adına konuşan lisans öğrencisi Mustafa Kurt da mülteci olmanın zorluğunu aktararak başka bir ülkede başladığı eğitim hayatının İKÇÜ’de devam ettirmekten duyduğu mutluluğu paylaştı. İKÇÜ TÖMER’de sadece Türkçe öğrenmediklerini Türk örf ve adetlerini de öğrenme şansı yakaladıklarını belirten Kurt, “Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey kendi ülkesinden ayrılmak zorunda bırakılması ve gittiği ülkenin dilini bilmemesidir. Çok zorlandığım zamanlar oldu. Hocalarımızın bize her türlü desteği sayesinde hayatımızın en güzel zamanlarını İKÇÜ’de yaşadık. Birçok farklı kültür ve ülkelerden kardeşler edindik. Bu zamanlarımızı hiç unutmayacağız. “ diye konuştu ve tüm merkez akademisyenlerine ve çalışanlarına teşekkür etti. Törende gençlerin söyledikleri eski-yeni Türkçe şarkılara beğeniyle eşlik edilirken; mezunlar belgelerini törene katılan protokolün elinden aldı.

  • İKÇÜ’LÜ GENÇ MÜHENDİSLER KEP ATTI

    İKÇÜ’LÜ GENÇ MÜHENDİSLER KEP ATTI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde mezuniyet sevinci yaşadı.7 bölümden 220 genç mühendisin uğurlandığı törende gençler, aileleri, öğretim üyeleri ve arkadaşları ile birlikte mezuniyetin verdiği gururu yaşadı. İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydoğan Savran’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe,Prof.Dr.Adnan Kaya, Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, Dekanlar, fakültede görevli öğretim üyeleri ve aileler katıldı. Törende ayrıca İKÇÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nden mezun olan kardeşi Muharrem Baran’ın mezuniyet mutluluğunu paylaşan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran da konuklar arasındaydı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydoğan Savran, ” 220 genç mühendisi ülkemize ve insanlığa hediye etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” diyerek duyduğu mutluluğu konuklarla paylaştı. Elektrik-Elektronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Biyomedikal Mühendisliği, Harita Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği bölümlerinde yüzde yüz ingilizce eğitim verdiklerini kaydeden Prof.Dr.Savran, üç bölümün daha açılması ile ilgili müjde vererek; araştırma faaliyetlerinde, İKÇÜ’ye en büyük katkı sağlayan fakülte olduklarının da altını çizdi. Prof.Dr.Savran, “Dış kaynaklı projelerimizin bütçesi 22 milyon lirayı aşmıştır. Kısa süre içinde Bilgisayar Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Mimarlık gibi bölümlerde de eğitime başlayacağız. Yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli üretim ancak iyi yetişmiş ve kendini iyi yetiştirmiş mühendisler sayesinde gerçekleşebilecektir. Ülkelerin gelişmişlik seviyesi ile mühendislerinin seviyesi birebir ilişkilidir. Ülkemizin pek çok alanda büyük hedefleri ve projeleri vardır. Burada aldığınız eğitim ile sizlerin bu projelerin ve hedeflerin gerçekleşmesine çok önemli katkılar sağlayacağınıza inancımız sonsuzdur.” diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse ise İKÇÜ’lü mühendislerin ülkemizin kalkınmasına gelişmesine, uluslararası rekabette üst düzeyde yer almasına vesile olacaklarına olan inancını paylaştı. Dünyada yaşanan son gelişmelere bakıldığında teknolojinin bağımsızlığın en önemli aracı haline geldiğini belirten Prof. Dr. Köse, “Bunun merkezinde mühendislik bilimleri yer alıyor. Teknolojiyi takip eden, en güncel bilgilerle mezun olan İKÇÜ’lü genç mühendislerimizin bu alanda ülkemize ivme kazandıracağına olan inancımı ifade etmek istiyorum.” dedi ve kendilerine ahlakın altın kuralı olan dürüstlüğün altını çizerek şöyle dedi: “En önemli sermayeniz dürüstlüktür. Bir şeyini kaybeden sadece onu kaybeder, dürüstlüğünü kaybeden ise her şeyini kaybeder, tercihleriniz her zaman dürüstlükten yana olmalıdır, dürüstlük ise yalanın sizi kurtardığı yerde doğruyu tercih edebilmektir.” dedi. Kardeşinin mezuniyet heyecanına ortak olan konuk rektör İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran da konuşmasında tüm ailelerin heyecanını paylaştığını ifade ederek gençlere seslendi. Geleceğin inşasında çok önemli rollere sahip  olacaklarını vurgulayan Prof.Dr.Baran, “İnşa edeceğiniz binalar, parklar, makineler, hastaneler gelecek nesillere aktarılacak eserler olacaktır. Bulunduğumuz yüzyıl inanılmaz gelişmelere gebedir. Alın terinden akıl terine göç eden, bilginin önemli olduğu, coğrafi büyüklüğün, nüfusun büyüklüğünün anlamını yitirdiği, üretilen bilginin, teknolojinin, inovasyonun önem kazandığı bir dünyadayız. Bu yüzyıl nitelikli insan kaynağına yatırım yapanların yüzyılı olacaktır.”dedi. Fakülte birincisi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencisi Eylem Arslan, geleceğe iyi bir başlangıç sağlayarak mühendislik unvanını aldıkları ilk gün olmasının mutluluğunu paylaştı. Mühendisliğe dair her şeyi büyük bir özveriyle öğreten hocalarına teşekkür eden Arslan, “Bu ünvanı layıkıyla taşıyacağız.” dedi. Dereceye giren öğrencilere plaket ve başarı belgesi takdimi ile mezuniyet belgelerinin verilmesinin ardından hep bir ağızdan mühendislik yemini eden mühendisler mezuniyetlerini kep atarak salondaki konuklarla paylaştı.  

  • SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İLK MEZUNLARINI VERDİ

    SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER FAKÜLTESİNDE İLK MEZUNİYET COŞKUSU İstihdam edilebilir nitelikte mezun veren programları ile sosyal bilimler fakülteleri arasında göze çarpan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi ilk mezunlarını verdi. Felsefe, Medya ve İletişim, Psikoloji, Sosyoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk İslam Arkeolojisi, Tarih bölümlerinden mezun olan 211 genç kep atarak mezuniyetlerini kutladı. Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Turan Gökçe’nin ev sahipliğinde yapılan törene, Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, Çiğli Belediyesi Başkan Yardımcısı Tülin Koç, Dekanlar, Dekan Yardımcıları, akademisyenler ve çok sayıda aile katıldı. Törende gençleri tebrik eden Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, “Hayat sizin için yeni başlıyor.” diyerek çıkacakları yolculukta mezunlara başarılar diledi. Kaymakam Çıtak, “Yükseklere çıkmak zordur ama yükseklerde kalmak daha da zordur.  Gerek özel sektör gerekse devlette alacağınız görevlerde en iyisi olmaya çalışın. “dedi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, de gençlerin bu özel gününü paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti paylaşırken süreçte emeği geçen hocaları ve aileleri tebrik etti.  “Bir öğrencimizi kaybetmemiz sebebiyle hüznü mezunlarımız açısından da sevinci bir arada yaşıyoruz.” diyerek heyecanını paylaşan Rektör Köse, sosyal bilimlerin günümüzdeki önemine değindi. Prof. Dr. Köse, “Ülkemiz sosyal bilimlerin değerini keşfetmiştir. Bu önemli bir aşamadır. Çünkü çevremize baktığımızda sosyal bilimlerin söz gelimi sosyolojinin, psikolojinin, antropolojinin, teolojinin, finansın etkisinin nükleer silahlar kadar etkili olduğunu görmekteyiz. Bazı ülkelerde ortaya çıkan iç karışıklıkların perde arkasına baktığımızda söz konusu disiplinler üzerinden dizayn edilen projelerin bulunduğunu görmekteyiz. Özellikle etnik ve dini gruplar üzerinden yapılan operasyonların arka planlarında bu disiplinlerin büyük etkisi vardır. Bunun için sosyal bilimler alanlarından mezun öğrencilerimizin hem kurulan oyunların farkındalığı hem de buna karşı güçlü bir savuna mekanizmasının oluşturulması açısından ülkemiz için çok değerli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Turan Gökçe de ilgili sektörlerin güncel ihtiyaçlarını dikkate alarak, teorik bilgi ile birlikte uygulamaya önem veren, öğrenci merkezli eğitim programlarından mezun olan öğrencilerinin iyi yetişmiş, ayakları kendi zeminine sağlam basan, evrensel değerleri kucaklayan, dünyanın her yerinde rekabet gücüne sahip olan, sadece diplomalarının belirlediği alanlarda kamu ya da özel sektörde iş bulmak değil, aynı zamanda girişimci ve yenilikçi bir ruhla, kendi işini kurma potansiyeline sahip olan sosyal bilimciler olduklarını söyledi.             Son kez “öğrencilerim” diye hitap etmenin mutluluk ve hüznünü bir arada yaşadığını ifade eden Gökçe sözlerine şöyle devam etti; “Elbette ki hayat tek boyutlu, basit bir süreç değildir. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin belirleyici olduğu bugüne kadar olduğu gibi, hayatı kazanmak için sarf edeceğiniz çabaların hâkim olacağı bundan sonra da başarıyla başarısızlık, kolaylıkla zorluk, iyilikle kötülük, iyimserlikle kötümserlik gibi hayatın gerçekleri hep birlikte karşınıza çıkacak, sizleri sınayacak, her defasında yeni bir imtihana tabi tutacaktır. Sosyal bilimlerin farklı alanlarında uzmanlaşmış olmakla birlikte, kendi kültür ve medeniyet kodlarıyla evrensel değerleri özümsemiş olan sizler, daima iyi olanı tercih eden, kötülüğü reddeden, şartlar ne olursa olsun ye’se kapılmadan ümitle hareket eden bireyler olacaksınız. Her bir aşamanın sonucu ne olursa olsun, yılmadan, kendine güven duygunuzu yitirmeden, sabırla, azim ve kararlılıkla çalışacak, sonuçta mutlaka başaracaksınız. Şahsınız, aileniz, milletimiz ve insanlık için idealist olacaksınız, ancak gerçekleri hiçbir zaman göz ardı etmeyeceksiniz. Rekabetçi davranacak, ancak başkalarının başarıları karşısında kıskanç olmayacaksınız. Bütün bunları başarabilmek için nefsinizle mücadele edip, şahsi hırslarınızın aklınızın önüne geçmesine, başarınızı başkalarının başarısızlığına endekslemeye kalkmayacaksınız. İyi yetişmiş, ayakları kendi zeminine sağlam basan, evrensel değerleri kucaklayan, dünyanın her yerinde rekabet gücüne sahip olan sosyal bilimciler olarak, mensubu olduğunuz ve sadakatle bağlı bulunduğunuz milletimize ve istiklâlimizin güvencesi olan devletimize hizmeti şiar edineceksiniz.” İlk fakülte birincisi unvanını alan Merve Güleç ise mezun arkadaşlarının mutluluğunu aktardı ve eğitim süreçlerinde emeği geçen başta aileleri olmak üzere tüm hocalarına teşekkür etti. Mezuniyet kütüğüne ismini çakan Güleç’in ardından bölüm birincilerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Mezuniyet belgelerinin verilmesinin ardından Felsefe, Medya ve İletişim, Psikoloji, Sosyoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk İslam Arkeolojisi, Tarih bölümlerinden mezun olan 211 genç kep atarak mezuniyetlerini kutladı.  


Toplam 148