Kişi , Haber, Etkinlik, Sayfa, Duyuru, Başarılar içerisinde arama yapabilirsiniz.

Tüm HABERLER

  • GAZİLERLE ANLAMLI BULUŞMA

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin Rektörü Prof. Dr. Saffet KÖSE, 19 Eylül Gaziler Günü öncesinde anlamlı bir buluşmaya imza attı. Üniversite bünyesinde görev yapan Gazileri makamında ağırlayan Prof. Dr. Köse, Gazilerin gününü kutladı, İKÇÜ’lü Gazilere takdim ettiği çiçeklerle, tüm Şehit ve Gazilere olan minnet duygularını dile getirdi. “İKÇÜ’NÜN GURURUSUNUZ” Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e Mareşallik rütbesi ile Gazilik unvanının verildiği 19 Eylül 1921’in yıl dönümü, 2002 yılından bu yana Gaziler Günü olarak kutlanıyor.  Bu özel günde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde görev yapan Gazileri unutmayan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Gazi çalışma arkadaşlarını makamında çiçeklerle karşıladı. Gazilere vatani görevlerini nerede yaptıklarını tek tek soran Prof. Dr. Köse,  “Her biriniz bu vatan için bedenlerini siper etmiş kahramanlar, hepimizin gurur kaynağısınız. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, hayatını hiçe sayarak dünyaya kahramanlık örneği olan Gazilerimize de şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.      

  • İKÇÜ TÜRKİYE AÇIK BİLİM ZİRVESİ’NDE

    İKÇÜ TÜRKİYE AÇIK BİLİM ZİRVESİ’NDE Sabancı Üniversitesi, TÜBİTAK, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Hacettepe Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi Kütüphaneleri Konsorsiyumu (ANKOS) iş birliği ile düzenlenen “Türkiye Açık Bilim Zirvesi” bilim dünyası ile sektörün dev firmalarını bir araya getirdi. Zirvede İKÇÜ’yü Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Adnan Kaya temsil etti. Açık Bilim ve Açık İnovasyon konusundaki gelişmeleri kapsamlı bir biçimde gözden geçirmek, bu gelişmelerin Türkiye’deki araştırma fonlama ve destek uygulamalarına yansımalarını tartışmak ve bu yönde bir politika geliştirilmesini sağlamak amacıyla Sabancı Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve;  AB, YÖK ve TÜBİTAK yöneticileri, üniversite rektörleri, sanayi kuruluşları ve Avrupa Üniversiteler Derneği, Avrupa Üniversiteleri Bilgi Sistemleri gibi sivil toplum örgütlerinin üst düzeyde temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Avrupa Birliği (AB) dijital tek pazar stratejisi çerçevesinde bilimsel bilgilere ve araştırma verilerine kolayca erişmek, bu bilgileri saklamak, paylaşmak ve yeniden kullanmak için Avrupa Açık Bilim Bulutunu (European Open Science Cloud) ve Open AIRE hizmetlerini geliştirdi. Ayrıca, yine Avrupa Birliği’nde bilimsel araştırmalardan üretilen bilimsel yayın ve araştırma verilerinin FAIR ilkelerine (Findable – Bulunabilir, Accessible – Erişilebilir, Interoperable – Birlikte Çalışabilir ve Reusable – Yeniden Kullanılabilir) uygun olması gerekiyor. Açık Bilim paradigması ve FAIR ilkeleri konusundaki farkındalığın artırılması için GO FAIR adı verilen bir küresel açıklık girişimi başlatıldı. BİLİMSEL MAKALELERE ÜCRETSİZ ERİŞİM ŞARTI YOLDA Zirvede bilimsel yayınlara ve bu yayınların dayandığı araştırma verilerine açık erişim anlamına gelen Açık Bilim; bilimsel iletişimin, açık devletin, saydamlığın ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez bileşenlerinden birisi olmasının, bilgiyi erişime ve kullanmaya özgürce açmanın, yeniden kullanmak ve yenilikler katmak uluslararası gelişim, inovasyon ve ilerleme için öneminden bahsedildi. Toplantıya katılan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Adnan Kaya, bilime herkesin erişebilmesi konusunun oldukça önemli olduğunu kaydetti. Bu anlamda oluşturulan platformların, açık erişim inisiyatifi konularında bir farkındalık yaratacağını vurgulayan Prof.Dr.Kaya,  “Bu çabalara İKÇÜ olarak bütün beyin gücümüzle katkı sağlayacağız. Bu doğrultuda üniversite olarak veri politikaları konusunda çalışmalar yapmayı düşünüyoruz. Bilim mülkiyetini oldukça önemsiyoruz. Özetle açık bilim politikaları üzerinde çalışmalarımız akademik kültürde değişim sağlayacak şekilde devam edecektir.” dedi.

  • İKÇÜ “KAYIT” DEDİ

    Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin 2018- 2019 Eğitim Öğretim Yılı Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarını açıklamasıyla, İKÇÜ ailesine 2582 genç daha katıldı. Ülkenin dört bir yanından kayıt için kampüse gelen öğrencilerin heyecanı görülmeye değerdi. Üniversiteli olmanın mutluluğuyla yerleşkeye gelen ilk gençlerin kayıt işlemlerini gerçekleştiren Öğrenci İşlerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe; aile büyüdükçe, hem gururlarının, hem de sorumluluklarının arttığını söyledi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin mevcudu, aileye yeni katılan 2582 öğrenci ile birlikte 14 bin 753'e ulaştı. Ön lisans düzeyinde yüzde 100, lisans düzeyinde ise yüzde 98,10 doluluk oranına ulaşan İKÇÜ’de 7 Eylül’e kadar sürecek olan kayıt heyecanı da başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin Çiğli Ana Yerleşkesine aileleri ile birlikte gelen gençler, sıcak bir ortamda, karanfillerle karşılandı. Beslenme ve Diyetetik Bölümünü kazanan İlayda Özbay ile Yaşlı Bakım Bölümünü kazanan Ece Akyol’un kayıtlarını, Öğrenci İşlerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe gerçekleştirdi. “Öğrenmeyi Öğrenecekler” Gençlerin İKÇÜ’ye gösterdikleri yoğun ilgiden memnun olduklarını söyleyen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gökçe “İKÇÜ’yü tercih eden öğrenciler aynı zamanda bizlere büyük bir sorumluluk yükledi. Hiç şüphesiz, en iyi eğitimi alarak mezun olacaklar, istihdamda zorlanmayacaklar. Bundan sonrası için hem gençlerin, hem de ailelerin içi rahat olsun, en ileri düzeyde bilgilendireceğiz ve bu bilgi sadece teorik olmayacak. Öğrenmeyi öğrenecekler. Pratik tecrübe kazanmaları yönünde ciddi çalışmalar yaptık. Her bir öğrencimiz bizim için ciddi bir sorumluluktur.” dedi.   Tercihleri İKÇÜ Oldu İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2010 yılında kurulmasına rağmen, kentin en gözde yüksek öğretim kurumları arasına girmeyi başardı. 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında İKÇÜ'ye 2043 öğrenci yerleşmişti. Bu yıl da toplam 39 programda, okul birincileri kontenjanları da dâhil olmak üzere 2582 öğrenci İKÇÜ’ye yerleşti. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ön lisans kontenjanları 2018 YKS sonuçlarına göre yüzde 100, lisans kontenjanları ise yüzde 98,10 oranında doldu. Kentin dördüncü devlet üniversitesi İKÇÜ; 13 fakülte, 3 enstitü, 1 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu ile büyümeye devam ediyor.       

  • İKÇÜ'YE YOĞUN İLGİ

          İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, kontenjanlara göre yerleşen öğrenci sayılarında yüzde yüze yakın doluluk oranını yakaladı. Ulusal ve uluslararası akademik başarılarıyla dikkat çeken İKÇÜ, üniversiteli olmak isteyen gençlerin gözdesi olduğunu 2018 YKS sonuçları ile bir kez daha tescilledi.Buna göre toplam 39 programda, okul birincileri kontenjanları da dâhil olmak üzere 2582 öğrenci İKÇÜ’ye yerleşti.      2017 eğitim-öğretim yılında İKÇÜ'ye 2043 öğrenci yerleşmişti.Üniversiteye yeni katılan öğrencilerin sayısı göz önünde bulundurulduğunda geçen seneye göre üniversite önemli bir büyüme oranı yakaladı.     2010 yılında kurulan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi; 13 fakülte, 3 enstitü, 1 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu ile büyümeye devam ediyor. Üniversiteye yeni katılan 2582 öğrenci ile birlikte üniversitedeki mevcut öğrenci sayısı 14 bin 753'e ulaştı.     Üniversiteli gençleri kutlayan rektör Prof. Dr. Saffet Köse, bu aileye her yıl başarılı genç beyinleri katmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

  • İKÇÜ Ailesi Bayramlaşma Töreninde Buluştu

    İKÇÜ Ailesi Bayramlaşma Töreninde Buluştu İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Ailesi, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi. Rektör Vekili Prof.Dr.Turan Gökçe’nin ev sahipliğini yaptığı bayramlaşmada, Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Adnan Kaya, Dekanlar, Genel Sekreter Nurettin Memur, çalışanların tek tek elini sıkarak bayramlarını kutladı. Fakültelerden gelen akademisyenler ve idari personel de birlik ve beraberlik temennisiyle bayramlaştı. Bayramınız mübarek olsun… Hac varizesini yerine getirmek için kutsal topraklarda olan Rektör Prof.Dr. Saffet Köse ise yayımladığı mesajda tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramını tebrik etti. Prof.Dr. Köse mesajında şunları kaydetti:  “Her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyduğumuz dostluk, kardeşlik, merhamet, dayanışma, yardımlaşma, yakınlaşma, milli birlik ve beraberlik duygularının yoğunlaştığı yeni bir bayrama yaklaşmış olmanın mutluluk ve heyecanını yaşıyoruz. Dini vecibelerimizi yerine getirme hazırlıkları ile birlikte ihmal ettiğimiz gönülleri fethetmenin plan ve programlarını yapıyoruz. Bir taraftan da dünyanın dört bir yanında açlık ve sefaletle mücadele eden insanları, maruz kaldıkları şiddetle kan ve gözyaşına boğulan Müslümanları düşünerek hüzünleniyoruz. Son günlerde ülkemize yapılan ekonomik saldırıya karşı Devlet ve millet olarak ortaya koyduğumuz milli tavrı ve olumlu sonuçlarını göz önünde bulundurarak geleceğe güvenle bakıyor; Devletimizin bekası, milletimizin istiklâl ve istikbâli için üzerimize düşen görev ve sorumlulukları eksiksiz yerine getirmenin kaygısını taşıyoruz.          Bu duygu ve düşüncelerle, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ailesinin, milletimizin ve İslam âleminin mübarek Kurban Bayramını tebrik ediyor, Cenâb-ı Allah’tan hayırlara vesile olmasını diliyoruz.”    

  • SENATO KARARI

                İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Senatosu olarak ABD yönetimi tarafından uluslararası hukuk hiçe sayılarak, tek taraflı gümrük vergileri iki katına çıkarılarak ve zorbalıkla döviz üzerinden manipülasyon yapılarak, Türk ekonomisinin hedef alınmasını şiddetle kınıyoruz.             Büyük bir ferasetle, Türkiye’ye karşı ilan edilmiş olan ekonomik ve finansal savaşın doğrudan iradesine, istiklal ve istikbaline yönelik bir tehdit olduğunu algılayarak tepkisini ortaya koyan milletimizle birlikte, gereken bütün tedbirleri alan Hükümetimizin ve Devletimizin yanında, üzerimize düşen bütün görev ve sorumlulukları yerine getirmeye hazırız.             Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • İKÇÜ ECZACILIK İLK ÖĞRENCİLERİNİ KABUL EDECEK

    Ege Bölgesi’nin ve İzmir ilinin ikinci eczacılık fakültesi olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ilk öğrencilerini alma heyecanı yaşıyor. Dekan Prof. Dr. Tijen Temiz’in kurucu dekanlığı önderliğinde akademik kadro altyapısını hızla geliştiren fakülte bu yıl 80 kişilik öğrenci kontenjanı ile eğitim-öğretime hayatına merhaba diyecek. İKÇÜ’den yeni nesil Eczacılar… Öğrenim süresi 5 yıl olan fakültenin kurucu dekanı ve aynı zamanda İKÇÜ’nün ilk kadın dekanı olan Prof. Dr. Tijen Temiz, İKÇÜ’yü tercih edecek öğrencilerin genç ve nitelikli akademisyenlerden eğitim alma ayrıcalığına sahip olacaklarını söyledi. Prof. Dr. Temiz, “Akademik kadromuzun tamamı Eczacılık Fakültesi mezunu, alanında doktoralı,  daha önce köklü üniversitelerde görev almış, genç ve nitelikli öğretim üyelerinden oluşmaktadır. Öğretim üyelerimiz birçok ulusal ve uluslararası projede yürütücü veya araştırmacı olarak görev almakta olup, etki faktörü yüksek uluslararası dergilerde yayınlar yapmaktadırlar. 2018 yılı itibariyle 6 Doçent, 3 Doktor Öğretim Üyesi ve 19 Araştırma Görevlisi’nden oluşan dinamik bir akademik kadromuz var. Fakülte olarak Ege Bölgesi’nin ve İzmir ilinin ikinci eczacılık fakültesi olma avantajını kullanarak eczacılık mesleğinde nitelikli, lider ve girişimci eczacılar yetişmeyi amaç edindik.” dedi.   İKÇÜ Eczacılık DÜS-2018’e göre yeni açılan eczacılık fakülteleri arasında birinci sırada  Akademik teşvik puanları temel alınarak hazırlanan Devlet Üniversiteleri ve Fakülteleri Sıralaması Raporuna (DÜS-2018) göre; İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin; akademik başarı açısından tüm eczacılık fakülteleri arasında on birinci sırada yer aldığını kaydeden Dekan Prof. Dr. Temiz, 2006 yılından sonra açılan yeni eczacılık fakülteleri arasında Dicle Üniversitesi ile birinci sırayı paylaştıklarını açıkladı.  Bu önemli başarının gururunu taşıdıklarını vurgulayan Prof. Dr. Temiz, “İKÇÜ Eczacılık Fakültesi olarak misyonumuz; sağlık alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri esas alan, ilacın üretiminden hastaya ulaştırılmasında ve farmasötik bakım hizmetlerinde etkin rol oynayabilecek bilgi ve beceriye sahip, mesleğine ulusal ve uluslararası alanlarda değer katan, tüm sağlık paydaşları ile uyum içinde çalışan, hasta ve toplum sağlığına hizmeti ön planda tutan, eczacılar ve bilim insanları yetiştirmek için yola çıktık.” şeklinde konuştu. “1.000 kişiye düşen eczacı sayısı 0,34” Eczacıların topluma sağlık hizmetlerinin ulaştırılmasın en önemli basamaklardan biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tijen Temiz,  Sağlık Bakanlığı’nın ‘2023 Yılı Sağlık İş Gücü Hedefleri ve Sağlık Eğitimi’ raporunda açıklanan verilere dikkat çekti.  Prof. Dr. Temiz, “Türkiye’de aktif çalışan eczacı sayısı 26.642’dir. Bir başka deyişle 1.000 kişiye düşen eczacı sayısı 0,34’tür. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi ortalaması 0,49; AB ortalaması ise 0,77’dir. Türkiye’de eczacı istihdamının % 92,3’ü özel sektörde, % 6,6’sı Sağlık Bakanlığı’nda ve % 1,1’i üniversitelerdedir. Bu açıdan bakıldığında akademik camiaya önemli görevler düşmektedir.” dedi.

  • EGE BÖLGESİNİN İLK VE TEK ORMAN FAKÜLTESİ İKÇÜ’DE

    Ege Bölgesi’nde bulunan tüm üniversiteler içinde ilk ve tek Orman Fakültesi olma özelliğini taşıyan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi, akademik kadrosunu tamamlayarak ilk öğrencilerine kapılarını açıyor. Ege Bölgesinin ilk ve tek Orman Fakültesi olma özelliği taşıyan fakülte bu yıl Orman Endüstri Mühendisliği bölümüne 40 öğrenci kabul edecek.  Eğitim dilinin Türkçe olacağını belirten İKÇÜ Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nihat Sami Çetin, sektöre mesleki açıdan yetkin mühendisler ve akademisyenler kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti. Aylık 700 TL“YÖK Bursu”  Prof. Dr. Nihat Sami Çetin, Orman Endüstri Mühendisliği bölümüne ilk 15 tercihinde yer verip, yerleşen ilk 3 öğrenciye kesin kayıt yaptırmaları halinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından öğrenim süresi boyunca aylık 700 TL“YÖK Bursu” verileceği müjdesini de yineledi. “Ülkemiz orman alanlarının %17’sini Ege Bölgesi oluşturuyor” İKÇÜ Orman Fakültesinin, orman kaynakları bakımından zengin bir bölgenin marka şehri olan İzmir’de kurulmasının şehir adına büyük avantaj taşıdığını belirten Dekan Prof. Dr. Nihat Sami Çetin, “Yeşil ve mavinin buluştuğu Ege Bölgesi yüzölçümünün %43’ü orman alanları ile kaplı olup, ülkemizin orman alanlarının %17’sini oluşturmaktadır. İzmir ili Orman Tali Ürünleri ticareti ve ihracatı konusunda ülkemizin öncü şehridir. Mühendislerimiz, odun ve odun dışı orman ürünlerini işleyerek mamül ya da yarı mamül haline getiren işletmelerde; hammadde temininden ürün tasarımına, üretim planlamadan, satış pazarlamaya kadar pek çok farklı birimde rahatlıkla iş bulabilirler” diye konuştu.  “Sektörün kalbinin attığı bir şehirde eğitim görmek büyük avantaj” İzmir’in sektörel artılarının mezun öğrenciler için fırsatlar yaratacağını ifade eden Dekan Prof. Dr. Çetin, mobilya sektörünün kalbinin attığı bir şehirde eğitim görmenin istihdam olanaklarını kolaylaştıracağını vurguladı. Dekan Prof. Dr. Çetin, “İzmir, uluslararası ve yabancı sermayeli çok sayıda firmayı bünyesinde barındırmaktadır. Orman endüstrisi alanında Türkiye’de mobilya sektöründe faaliyet gösteren şirket sayısı bakımından İzmir üçüncü sırada yer almaktadır. Şehrimizde ahşap endüstrisi ve kâğıt sektörü alanında faaliyet gösteren çok sayıda firmanın bulunmasını avantaj olarak görüyoruz. Bu noktada fakülte olarak üniversite-sanayi iş birliğini hayata geçirerek, staj ve iş bulma imkânları açısından öğrencilerimize ayrıcalıklar sağlayacağız” şeklinde konuştu. “Fakülte olarak sorumluluğumuz büyük.” Prof. Dr. Nihat Sami Çetin, fakülte olarak şehrin ve bölgenin yeşil dokusuna katkı sunmak için bilimsel çalışmalara başladıklarını vurguladı. Dekan Prof. Dr. Çetin, “Ormanlarımızın bakım ve gençleştirilmesi, çoğaltılması, mümkün olan en üst düzeyde korunarak gelecek nesillere aktarılması, sürdürülebilir ve yenilenebilir orman kökenli hammaddelerin kullanılarak çevre dostu farklı ürünlere (kâğıt, lif levha, yonga levha, mobilya, odun plastik kompozitler, biyokompozitler ve biyoenerji v.b.) dönüştürülmesine, fakülte olarak katkı sunmak için çalışmalarımızı yoğunlaştırdık” dedi.

  • “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” başladı.

    “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” başladı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından üniversite tercih aşamasındaki gençler için bu yıl altıncısı düzenlenen,  “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” başladı. 14 Ağustos 2018 tarihine kadar mesai saatleri içinde kampüse gelen öğrenciler, tanıtım masalarında bulunan öğretim elemanlarına, İKÇÜ hakkında merak ettiği tüm soruları yöneltme şansına sahip olacak. Yükseköğretimde doğru tercih yapılmasının eğitim hayatına yön veren önemli bir nokta olduğunu söyleyen İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, bu anlamda gençlerin yanında olmaktan ve onların sağlıklı karar vermelerine katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. “Öğrenciyi merkeze aldık.”  Kuruluşunun üzerinden henüz sekiz yıl geçmiş olmasına rağmen, üniversitenin fiziki ve araştırma alt yapısı ile akademik kadro açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, genç ve dinamik kadrolarıyla kısa zamanda araştırma üniversitesi olma özelliğine kavuştuğunu ifade eden Gökçe, aynı zamanda öğrenciyi merkeze alan, teorik bilgi ile yetinmeyip, öğrenciyi uygulama süreçlerine dâhil ederek, pratik tecrübe ile mezun etmeyi önemseyen bir eğitim anlayışına sahip olduklarının altını çizdi.  Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırmasında İKÇÜ Başarısı Bunun UNIAR tarafından yapılan Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) sonuçlarına da yansıdığını ifade eden Gökçe,  İKÇÜ’nün 2018 yılı verilerine göre Devlet üniversiteleri arasında genel sıralamada 14, İzmir’de İYTE’nin ardından 2. sırada yer alma başarısını gösterdiğini belirtti. Prof.Dr.Gökçe ayrıca, aynı araştırma sonuçlarına göre İKÇÜ’nün öğrencilerin “öğrenim deneyiminin tatminkârlığı” açısından 8, “akademik destek ve ilgi” açısından 6, “kişisel gelişim ve kariyer desteği” açısından 10. sırada yer alarak (A+) kategorisinde değerlendirilmiş olmasının aday öğrencilerin tercih yaparken dikkate almaları gereken önemli göstergeler olduğunu ifada etti.   “Öğretim elemanı başına düşen indeksli yayında 11.sıradayız” Araştırma üniversitesi misyon ve vizyonuyla, bilgi üretmeden, üretilen bilgiyi değere dönüştürmeden, öğrencilerini bu süreçlere dâhil etmeden iyi bir eğitim verilemeyeceğine dikkat çeken Prof. Dr. Turan Gökçe, İKÇÜ’nün mevcut araştırma alt yapısı, genç ve dinamik akademik kadrosuyla önemli bir avantaj sağladığını belirti.  Prof.Dr.Gökçe, İKÇÜ’nün devlet üniversiteleri arasında 2017 yılı değerlendirmelerine göre, öğretim elemanı başına düşen indeksli yayın sayısı itibariyle 11. sırada yer alması yanında, ulusal ve uluslararası sıralamalarda elde etmiş olduğu diğer başarıların da bunu teyit ettiğini ifade etti. “Öğrencilerimizin mesleki tecrübe kazanmalarına önem veriyoruz.” Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerinin TRT’nin düzenlemiş olduğu “4. Geleceğin İletişimcileri” yarışmasında iki dalda birincilik ödülü kazanmış olmalarının, öğrencilerin uygulama süreçlerine dâhil edilerek mesleki tecrübe kazanmalarına verdikleri önem ve elde ettikleri sonuçların sadece mühendislik ve sağlık alanlarıyla sınırlı olmadığını, sosyal bilimler alanını da kapsadığını göstermesi bakımından önemli olduğunu belirtti.    Tercih yaparken geniş çerçevede düşünün… Gençlere ve doğru tercih yapmaları adına en az onlar kadar heyecanlı olan ailelere seslenen Prof. Dr. Turan Gökçe, tercih edilecek bölüm, fakülte, üniversite ve şehrin sağlayacağı imkânların önemli olduğunu; bunları değerlendirirken, fiziki alt yapı, araştırma alt yapısı, akademik kadro, eğitim programları, ikili anlaşmalarla sağlanan yurt dışı olanakları, staj, uygulama ve istihdam imkânlarının iyi sorgulanması gerektiğini hatırlattı.  Eğitim süresince öğrencilerine iyi bir kariyer planlama danışmanlığı verdiklerini ifade eden Gökçe, bunun da ötesinde kısa zamanda tamamlayacakları İŞGEM, TEKMER ve TEKNOPARK gibi aracı kurumların işleyişiyle öğrencilerini doğrudan uygulama süreçlerine dâhil etme, ilgili sektör ve sanayi kuruluşları ile buluşturma anlamında önemli avantajlar sağlayacaklarını hatırlattı.       “Tüm Programlarda iddialıyız.” 2018-2019 öğretim yılında ilk defa öğrenci alacak olan Orman ve Eczacılık fakülteleri de dâhil olmak üzere, ön lisans ve lisans düzeyinde açık bulunan bütün programlarıyla iddialı olduklarını ifade eden Gökçe, yapacakları sağlıklı değerlendirme sonucunda kendilerini tercih edecek olan öğrencileri heyecanla beklediklerini, daha fazla bilgi edinmek isteyenlerin Web sayfasından yararlanacağı gibi, Çiğli kampüsünde 14 Ağustos’a kadar hizmet verecek olan tanıtım ve tercih günlerine katılmalarının kendilerini mutlu edeceğini belirtti.   

  • İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İki “Birincilik Ödülü” Kazandı

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İki “Birincilik Ödülü” Kazandı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) tarafından bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen “Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri iki birincilik ödülü birden kazandı. Türkiye'nin yanı sıra Orta Asya, Balkanlar ve KKTC'de iletişim eğitimi alan öğrencilerin katıldığı yarışmada, on kategoride verilen birincilik ödüllerinin ikisini alan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öğrencileri büyük bir başarı elde etti. TRT 4. Geleceğin İletişimcileri Yarışması Ödül Töreni, TRT'nin İstanbul Tepebaşı Stüdyosu'nda, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdür Yardımcıları Metin Mutanoğlu, Mustafa Özkaya ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek gençlerin, nitelikli ve daha özgün projeler üretmelerini teşvik amacı ile düzenlenen "TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’na, Türkiye'nin yanı sıra Orta Asya, Balkanlar ve KKTC'de iletişim eğitimi alan öğrenciler de katıldı. Çok sayıda başvurunun olduğu yarışmada aynı zamanda jüri üyesi olan AA Genel Müdür Yardımcısı Metin Mutanoğlu, değerlendirmelerin çok çetin geçtiğini belirtti. Yarışma, 4 ana dal ve 10 alt kategoriden oluştu TRT'nin, yarınları inşa edecek gençlerin nitelikli ve başarılı bir eğitim hayatı sürmelerine katkı sunmak amacıyla başlattığı ve bu yıl 4'üncüsü düzenlenen yarışma, "Sesli-Görüntülü Habercilik, Radyo Yayıncılığı, Televizyon Yayıncılığı” ve “İnternet Yayıncılığı" olmak üzere 4 ana dal ve 10 alt kategoriden oluştu. Yarışma için birincilik ödülleri 4.000 TL, ikincilik ödülleri 3.000 TL, üçüncülük ödülleri ise 2.000 TL olarak belirlendi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne yarışmanın en zor kategorisinde iki birincilik ödülü birden! Yarışmanın dört ana dalından biri olan “Televizyon Yayıncılığı” dalı, programlarının yapım çalışmaları büyük emek ve teknik bilgi gerektirdiği için en zor dal kabul ediliyor. Bu dalda,  “Kısa Film”, “Televizyon Programı” ve “Belgesel” olmak üzere toplam üç alt kategoride verilen ödüllerden “Kısa Film” ve “Televizyon Programı” alt kategorilerinde birincilik ödüllerini İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri kazandı. Televizyon Programı Kategorisi Birincilik Ödülü Ataberk Yağcı, Ali Gürbulut ve İsmail Erol’un… Medya ve İletişim Bölümü üçüncü sınıf öğrencileri İsmail Erol, Ali Gürbulut ve Ataberk Yağcı’nın hazırladığı “Ekstra Ekstrem” isimli program, yarışmada en iyi televizyon programı seçilerek birincilik ödülü almaya hak kazandı. Dağcılık ve kaya tırmanıcılığı üzerine hazırlanan program, hızlı kurgusu, başarılı anlatı yapısı ve hava çekimleri ile dikkat çekti. Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri birincilik ödülünü Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun elinden aldı. Ekip adına söz alan Ali Gürbulut, “Öncelikle çok heyecanlıyız. Ödülü bize layık gördüğünüz ve gençlere bu fırsatı sunduğunuz için çok teşekkür ederiz. Ayrıca buradan değerli hocamız Nazım Ankaralıgil’e çok teşekkür ediyoruz” dedi. Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri Ataberk Yağcı, Ali Gürbulut ve İsmail Erol birincilik ödülünü Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun elinden aldı. Kısa Film Kategorisi Birincilik Ödülü”nü Derya Kurtuluş kazandı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne diğer birincilik ödülünü ise Medya ve İletişim Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Derya Kurtuluş kazandırdı. Yönetmenliğini üstlendiği “Zan” isimli filmiyle ödüle layık görülen Derya Kurtuluş, bir yanlış anlaşılma üzerine kurulu senaryoyu başarılı bir şekilde filme aldı. Birincilik ödülünü TRT Genel Müdür Yardımcısı ve TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması Jüri Başkanı Erkan Durdu takdim etti. Törende konuşan Kurtuluş, “Öncelikle bu yarışmayı düzenlediği için TRT’ye çok teşekkür ediyorum. Ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığı’na İzmir’de açmış olduğu Mustafa Akkad Sinema Okulu için çok teşekkür ederim” dedi. Medya ve İletişim Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Derya Kurtuluş birincilik ödülünü TRT Genel Müdür Yardımcısı ve TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması Jüri Başkanı Erkan Durdu’dan aldı. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan GÖKÇE Ödül töreninde gençleri yalnız bırakmadı. Geleceğin İletişimcileri yarışması ödül töreni için İstanbul’a giden İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Gökçe, genç öğrencilerini törende yalnız bırakmadı. Tören öncesinde ve sonrasında öğrencilerle birlikte olan Gökçe, aday oldukları iki alt kategoride de birincilik ödülünü alan öğrencilerini tebrik etti. Tören sonrası Gökçe, “Medya ve iletişim Bölümü olarak iyi bir teorik eğitim ile birlikte uygulamaya da önem verdiklerini, bu amaçla henüz üçüncü yılında olmakla birlikte Medya Merkezi projesini hayata geçirdiklerini, bu ödüllerin öğrencilerinin önümüzdeki yıllarda burada yapacakları çalışmalarla daha büyük başarılara imza atacaklarına olan inançlarını pekiştirdiğini” ifade etti.

  • İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen Yahudi Ulus Devleti Yasası ile İlgili İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Senato Kararı

    İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen Yahudi Ulus Devleti Yasası, evrensel hukuk ilkeleriyle ve Birleşmiş Milletlerin yasal ve ahlaki sistemiyle çatışmaktadır. Bu yasa ile İsrail vatandaşı Filistinlilerin hakları yok sayılmakta, Arapça resmi dil statüsünden çıkarılmakta, İsrail’in işgal altında tuttuğu Kudüs şehri başkent olarak ilan edilmekte, 1948’de yerlerinden çıkartılan Filistinlilere geri dönüş hakkı verilmezken, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Yahudilere geri dönüş hakkı verilmekte ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla hukukdışılığı tescil edilmiş yerleşimler teşvik edilmektedir. Öte yandan yasada kendi kaderini tayin hakkının sadece Yahudilere yönelik bir hak olarak tanımlanması ise yalnızca Filistinliler açısından değil uzlaşma ve çözüm kültürüne, bir arada yaşama inancına sahip Yahudi vatandaşlar için de kabul edilebilir nitelikte değildir. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Senatosu olarak, İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen, fiili olarak Filistin’de sürdürülen işgale ve hukuk dışı uygulamalara yasal zemin hazırlanmasını ve iki devletli çözüm vizyonunun ortadan kaldırılmasını amaçlayan söz konusu yasayı kınıyoruz. İsrail'i temel insan haklarına, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygılı olmaya davet ediyoruz.                                                      İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Senatosu   English German French Chinese Russian Hebrew Arabic

  • “15 Temmuz İhaneti ve Milli İradenin Zaferi”

    “15 Temmuz İhaneti ve Milli İradenin Zaferi” İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) iş birliğinde, İzmir'de 2'nci yılında '15 Temmuz İhaneti ve Milli İradenin Zaferi' konulu konferans düzenlendi. Konferansa, 20'nci dönem Rize Milletvekili Şevki Yılmaz, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya, senato üyeleri, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Çelik, MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı Ümit Ülkü, İSTOK İzmir Sivil Toplum Kuruluşları yöneticileri, çok sayıda akademisyen ile MÜSİAD üyesi katıldı. 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimini anlatan sinevizyon gösterisinin ardından konuşan MÜSİAD İzmir Başkanı Ümit Ülkü, böyle bir ülkede yaşamaktan ve böyle bir ülkenin bireyi olmaktan gurur duyduğunu ifade etti. 15 Temmuz'da yaşananları izlerken çok duygulanan ve gözyaşlarına hakim olamayan Ülkü, "Böyle olaylar bizleri birbirimize bağlıyor. Bizler Türk insanı ve müslüman olarak darbeye darbeyle karşılık veren milletin insanlarıyız. Rabbimize şükürler olsun. İnşallah böyle günleri bir daha yaşamayız. Bundan sonra aklımızı kiraya vermeyeceğiz. Bu olaylar bilinçli olan, olmayan herkese ders olmuştur. Kimsenin oyununa gelmeyelim. Bizi birbirimize düşürmeye çalışan içeride ve dışarda güçler var. Bizler bize layık olanı, inanç ve iman ruhuyla kenetlenip, ülkemizi ve İslam âlemini temsil edecek nesilleriz" diye konuştu. İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ise 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulunan örgütün dünya tarihinin ender gördüğü örgütlerden biri olduğunu belirterek, dini kullanarak kitleleri harekete geçirdiklerini anlattı. Kendilerini çok iyi kamufle eden örgüt liderlerinin, insanların zayıf noktalarını bulduklarını savunan Prof.Dr.Köse, "İnsanları ağlarına düşürdüler. Çok profesyonelce ortaya çıkıp birçok şeyi gölgelediler. Bu tehlike bitmedi. Çünkü bunu planlayanlar hala koruma altında" dedi. 'ANADOLU BÜTÜN İNSANLIĞIN İKİNCİ BEŞİĞİDİR' 20'nci dönem Rize Milletvekili Şevki Yılmaz, konuşmasında Türk tarihinden örnekler vererek Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı darbe girişimlerini anlattı. Türkiye'nin Anadolu topraklarını miras almasıyla büyük bir sorumluluğu üstlendiğini dile getiren Yılmaz şöyle konuştu: "Din ile devlet ruh ile ceset gibidir. Dinsiz devlet olmaz, devletsiz de din yaşanamaz. Peygamberler özgür ortamda Allah'a kul olabilmek için vatan gerçeğine dikkat çeker. Hele bu vatan Anadolu olunca üzerimize sorumluluk düşüyor. Çünkü tehlikeli bir yer bize emanet edilmiş. Anadolu bütün insanlığın ikinci beşiğidir." 'BU MİLLETİN MAYASI SAĞLAM' Tarih boyunca Türk milletini dışardan hiçibir düşmanın yenemediğini söyleyen Şevki Yılmaz, hep içerden düşmanlarla mücadele edildiğini dile getirdi. Şevki Yılmaz, birçok darbeyi birebir yaşadığını belirterek, "12 Eylül 1980'i yaşadım. 28 Şubat'ın 5 yasaklısından biriyim. Mağdur değilim, şerefimle gazi oldum. 15 Temmuz'u da birlikte yaşadık. Bu darbelerin ikisi din adına yapılmıştır. Diğerleri 'laiklik elden gidiyor' yalanıyla yapılmıştır. Baktılar laiklik tutmuyor, 15 Temmuz'da yeniden Abdülhamit'i devirdikleri oyunu tezgâhladılar. Abdülhamit'i din adına yıktılar. Sarıklı cübbeli hocalar sokağa döküldü. Kazım Karabekir Paşa genç bir subayken dini korumak için yola çıktı. 25 subay öldürüldü. Ama bu milletin mayası sağlam, milleti susturamadılar" diye konuştu.

  • İKÇÜ-İZTO İŞ BİRLİĞİNDE İZMİR’DE SANAYİDE DÖNÜŞÜM

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile İzmir Ticaret Odası, (İZTO) ‘Sanayide Dijital Dönüşüm ve Endüstri 4.0’ başlığı adına önemli bir adım attı. Rektör Prof.Dr.Saffet Köse ile Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Adnan Kaya ve Prof.Dr.Turan Gökçe’nin de hazır bulunduğu toplantıda, sanayi-üniversite iş birliğinin ortak projelerde yer alması adına iki kurum arasında ilk adım atıldı. İZTO Meclis Üyeleri  Şevket Akçay, Mehmet Sahver Ekmekçioğlu, Dr. Ferzan Yalkut üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıyı koordine eden Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Adnan Kaya, heyetlerin ilk kez bir araya geldiği buluşmanın önemine değindi. “Sanayide dijital dönüşüm için iş birliği şart.” Projelerle ilgili fikirlerin sunulduğu toplantıda, sanayide dijital dönüşüm için ihtiyaç duyulan noktaların analiz edildiğini kaydeden Prof.Dr.Kaya,“ Sanayicilerimizle birlikte özellikle ara eleman yetiştirilmesine yönelik eğitimler verilmesini ve teknoloji üretme, yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesi konusunda İZTO ile ortak çalışmalar  yapılmasını planlamaktayız. Dijital dönüşümün sağlanması için tedarikçiler, sanayiciler ve mentorların birlikte çalışabileceği ortamların oluşturulması gerekliliği açıkça görülmektedir. İKÇÜ bünyesinde kurulması planlanan İş Geliştirme Merkezi’nde (İŞGEM) İZTO’nun katılım sağlaması oldukça önemlidir. “dedi. İzmir’in Endüstri 4.0’a hazırlığına katkı… Toplantıda üniversitede kurulabilecek bir simülasyon merkezi yani sanal fabrikanın, Endüstri 4.0 konusunda nasıl katkı sağlayabileceğinin de tartışıldığını söyleyen Prof.Dr.Kaya, olası projelerden birinin de İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde İzmir’in Endüstri 4.0’a hazırlanması açısından model olacak imalatların yanı sıra işverenlerin eğitim de alacağı bir model fabrika kurulması olduğunu vurguladı. Prof.Dr.Kaya, “Diğer önemli ortak projemiz de karanlık ortamlarda üretim yapabilen otonom yapay zeka desteği ile üretim sistemleri oluşturma projesi olabilir. 3 boyutlu yazıcıların, sanayide Ar-Ge,  yenilik,  tasarım ve üretim süreçlerine uyumunu sağlayacak bir uygulama merkezinin kurulmasına yönelik İZTO ile İKÇÜ tarafından İZMİR Kalkınma Ajansına ortak fizibilite raporu hazırlanabilir.” şeklinde konuştu. İKÇÜ-İZTO olası ortak projeler…. Prof.Dr.Kaya şöyle devam etti:  “Büyük Veri ( Big Data ), Nesnelerin İnterneti ( IOT ), Zenginleştirilmiş Gerçeklik, Bulut Teknolojileri ,Yatay-Dikey Yazılım Entegrasyonu, Siber Güvenlik, Akıllı Robotlar, Eklemeli Üretim, Simülasyon  gibi teknolojilerin uygulanabilmesi için gerekli olan Yapay Zeka – Akıllı/Öğrenen Sistemler, Algılama Sistemleri,  Bilgisayarla Görme, Tasarım, CAD/CAM/CAE, İmalat, Enerji, Tedarik ve Değer Zinciri Yönetimi, Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi, Yönetim ve Sosyal Bilimler, Eğitim branşlarında İKÇÜ, endüstrinin sayısal  dönüşümüne katkı verecek yetkinlikte, akademik uzman alt yapısına sahiptir.” İzmirli sanayiciler kazanacak İZTO Meclis Üyesi Dr. Ferzan Yalkut,  İKÇÜ ile yapılan bu ilk toplantının çok verimli geçtiğini belirterek, İZTO olarak sanayi ile üniversite iş birliğinden İzmir sanayicileri olarak çok önemli kazanımlar elde edeceğini söyledi. Dr.Yalkut, “İlk aşamada sanayicilerin ve öğretim üyelerinin potansiyellerine göre Endüstri 4.0 proje aşamaları tartışılacaktır. Tüm bu süreçlerde İZKA desteği ile fizibilite çalışması yapılması kararı alınmıştır.  Bu toplantı çıktıları ile Sayın İZTO Başkanımız Mahmut Özgener ve yönetim kurulu bilgilendirilerek her türlü desteğin verilmesi konusunda çalışmalar yapılacaktır.” dedi.

  • Kaymakam Çıtak’tan, Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne Başarı Dileği

    Kaymakam Çıtak’tan, Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne Başarı Dileği İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğü’nce düzenlenen ve küratörlüğünü Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fikri Salman ile Dr. Öğr.Üyesi Uğur Bakan ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Bakan’ın üstlendiği ‘Fotoğraflarla 15 Temmuz’ sergisinin açılışını gerçekleştiren Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak,  Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne ziyarette bulundu. Ziyarette, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Turan Gökçe, Prof. Dr. Adnan Kaya ile akademisyenler de hazır bulundu. Kaymakam Çıtak, tasarımın günümüzde son derece önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, altyapı çalışmaları hızla devam eden ve ağırlıklı olarak tasarım temalı bölümlerin yer alacağı, İKÇÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne akademik hayatında başarılar diledi. Mithatpaşa Yerleşkesinin restorasyonu bitiyor Fakülte adına iyi dilekleri kabul eden Dekan V. Prof. Dr. Fikri Salman ise akademik kadro ve altyapı çalışmalarının hızla oluşturulmaya çalışıldığını, restorasyonu devam eden Mithatpaşa Yerleşkesindeki binanın da restorasyonunun sonuna yaklaşıldığını ifade etti. Prof.Dr.Salman, akademik personel takviyesi ve fiziki alt yapı çalışmalarının ardından birkaç yıl içinde öğrenci alımının gerçekleşeceği bilgisini de verdi.

  • İKÇÜ’DE FOTOĞRAFLARLA ‘15 TEMMUZ’

    İKÇÜ’DE FOTOĞRAFLARLA ‘15 TEMMUZ’ İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde “Fotoğraflarla 15 Temmuz” Sergisi’ne ev sahipliği yaptı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğü’nce düzenlenen ve küratörlüğünü Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fikri Salman ile Dr. Öğr. Üyesi Uğur Bakan ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Bakan’ın üstlendiği serginin açılışı, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, İKÇÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Turan Gökçe, Prof. Dr. Adnan Kaya, Dekanlar, akademisyenler, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun ile çok sayıda İKÇÜ mensubunun katılımıyla yapıldı. “Demokrasimize sahip çıktık.” Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, sergide emeği geçen akademisyenleri tebrik ederek başladığı konuşmasında, 15 Temmuz gecesinde milletimizin hainlere en güzel cevabı vererek demokrasisine sahip çıktığını kaydetti. Kaymakam Çıtak, “Biz milletçe demokrasinin en iyi yönetim şekli olduğunu ve demokrasiye ne kadar sahip çıktığımızı 15 Temmuz gecesi gösterdik. Bunun bedelini de şehitlerimiz canlarıyla, gazilerimiz de kanlarıyla ödedi. Onları tekrar saygı ve minnetle anıyoruz. İnşallah devletimizin, milletimizin başına böyle bir felaket daha gelmez.” dedi. “Hedef, muasır medeniyet seviyesi” Bundan sonraki süreçte daha dikkatli olunması gerektiğine işaret eden Kaymakam Çıtak, “Devletimizi ve milletimizi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaştırmamız lazım. Ne kadar kuvvetli olursak, ne kadar çalışırsak, milletçe aynı hedefe ne kadar birlikte yürürsek bu tip şeyler karşısında daha dirençli oluruz.” diye konuştu. “Üniversitelere büyük görev düşüyor.” Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe de 15 Temmuz’un ardından, üniversitelerin üstlendiği görevlerin hassasiyetine değindi. Prof. Dr. Gökçe, “Aradan iki yıl geçti, unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Açılışını yaptığımız fotoğraf sergisi akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize hain darbe teşebbüsünü unutturmamak için planladığımız faaliyetlerden biridir.   Üniversitelerin bundan sonra yapmaları gereken şey, daha çok akademik araştırmalarla, geçmişi en az 40 yıl öncesine kadar uzanan hain terör örgütü ve uzantılarını, onu ortaya çıkaran şartları araştırmak, bilgi üretmek, ürettiği bilgiyi isabetli politikalarla çözüm üretmek üzere devletle, kuvvetli bir bilinç oluşturmak üzere milletle paylaşmaktır. Devlet ve millet hayatında tarihi tecrübeyi devreye sokarak, bir daha bu tür hain teşebbüslere imkân vermemek için tedbir almaktır. Biz İKÇÜ olarak üzerimize düşen görev sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu vesileyle devletin bekası, milletin istiklal ve istikbali için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Gazilerimize sağlıklı, uzun ömürler diliyoruz” dedi. “Fotoğraflar tarihin ibretlik vesikası” Anadolu Ajansı’na ait 40 fotoğrafın yer aldığı sergiyle ilgili bilgiler aktaran Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fikri Salman ise, fotoğrafların demokrasi adına nasıl zorlu bir süreçten geçildiğinin birer ibretlik vesikası olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Salman, “Milli birlik ve beraberliğimizi her geçen gün daha da arttırarak pekiştirmemiz gerekmektedir. Bunu da yine en güzel şekilde demokrasi ile temin edebiliriz. Sergimizde yer alan fotoğraflar, nasıl zorlu süreçten geçtiğimizi gösteren önemli ve anlamlı karelerden oluşmaktadır. Fotoğraflar kronolojik bir sıralama ile düzenlenerek; “Yeni Kapı Ruhu” teması ile sonlandırılmıştır. Bu karelerin her biri tarihe ibretlik vesikalar olarak tanıklık edecektir. İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif’in dediği gibi; ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ meyanından yola çıkarak; biz de: ‘Allah bu millete ve devlete bir daha darbe yaşatmasın’ şeklinde temenni ve duada bulunuyoruz. Tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anarken; gazilerimize de sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.    

  • İKÇÜ’NÜN GENÇ DOKTORLARI KEP ATTI

    İKÇÜ’NÜN GENÇ DOKTORLARI KEP ATTI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni coşkuyla gerçekleştirildi. 6 yıllık zorlu tıp eğitimini başarıyla tamamlayan 96 genç İKÇÜ’lü doktor için düzenlenen törene Dekan Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu ev sahipliği yaparken;  Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Kurucu Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, Prof.Dr. Dr.İrfan Karadede, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Ünal, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu, Dekanlar, Enstitü Müdürleri, öğretim üyeleri, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun ile salonu dolduran yüzlerce aile bu gurur tablosuna ortak oldu. “7 yılda önemli gelişmeler sağlandı.” İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu, fakültelerinin yedinci öğretim yılını tamamlayarak, kuruluştan bu yana hızlı bir gelişim sürecine girdiğini kaydetti. Dekan Prof.Dr.Köylüoğlu, “39 anabilim, 20 bilim dalında görev yapan 135 öğretim üyesi ve Sağlık Bakanlığı kadrolarındaki 80 eğitim görevlisiyle birlikte toplam 215 akademik personelle eğitim vermektedir. Öğrencilerimiz temel eğitimlerini, Çiğli Kampüsünde, klinik eğitimlerini ise afiliasyon kapsamında olmak üzere İzmir’in en büyük iki hastanesi olan Atatürk ve Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde almaktadırlar. Bu yıl, verdiğimiz eğitimin kalitesini taçlandırmak amacıyla, çok az sayıda tıp fakültesinin sahip olduğu Ulusal Tıp Eğitimi akreditasyon belgesini almak için başvurmuş bulunmaktayız. Afiliasyondan kaynaklı bir takım sorunlarımız olmakla birlikte, tüm öğretim üyeleri ve öğrencilerimizle beraber bu belgeyi alacağımıza ve eğitimimizin uluslararası standartlarda olduğunu belgeleyeceğimize olan inancımız tamdır.” dedi. “Ne kadar övünseniz az.” 6 yıllık zorlu tıp eğitimini başarıyla tamamlayan 96 genç İKÇÜ’lü doktor için düzenlenen töreninin bir gurur tablosu olduğunu kaydeden Prof.Dr. Köylüoğlu,  “İlk ve öncelikli olarak gururlanmayı hak edenler memleketimizin dört bir yanından törenimize gelmiş anneler, babalar, kardeşler ve akrabalardır. İkinci olarak gururlanmayı hak edenler elbette ki genç hekimlerimizdir. Bitirilmesi en zor ve en çok çalışma gerektiren fakülteyi nihayet başarı ile bitirdiler. Genç meslektaşlarım kendinizle ne kadar gurur duysanız azdır. Üçüncü olarak gururlanmayı hak edenler öğretim üyelerimizdir. Şu anda hocalarınızın gözlerinde, bir sanatçının, eserinin son haline bakarken ki taşıdığı gurur ve mutluluğu okuyabiliyorum. Tıp eğitimini almak ne kadar zor ise, bilinmesi gerekir ki vermekte en az onun kadar zordur. Bu açıdan bakıldığında bizim öğrencilerimizle aramızdaki ilişki, sadece hoca talebe ilişkisini değil aynı zamanda ömür boyu sürecek bir sevgi, saygı ve vefa gibi değerleri de barındıran bir usta çırak ilişkisidir.” diye konuştu. “Mutluluğu parada, pulda ya da şöhrette aramayın.” İKÇÜ’lü genç doktorlara tavsiyelerde de bulunan Dekan Prof.Dr. Köylüoğlu, “Genç meslektaşlarım, bundan sonraki yaşamınızda mutluluğu parada, pulda ya da şöhrette aramayın. Mutluluğu, yavrusun hayatını kurtardığınız bir annenin sevinç gözyaşlarında arayın. Mutluluğu, dayanılmaz sancılarını dindirdiğiniz bir hastanın minnettarlığında ya da bir kanser hastasının, hayatını kurtarmak için girdiğiniz ve saatler süren bir ameliyat sırasında akıttığınız terde arayın. Bir ya da binlerce hastanın şifa bulacağı bir keşif için harcadığınız yıllarda, döktüğünüz saçlarda veya çürüttüğünüz dirseklerde arayın. Çünkü bilin ki; manası, amacı ve hedefi olmayan bir hayatın ne size, ne de topluma faydası olacaktır. “ şeklinde konuştu. “Gönüllere girmekten daha değerli bir mutluluk aracı yoktur.” Gurur tablosundan duyduğu mutluluğu salonu dolduran genç doktorlarla paylaşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse de sözlerine başarı dilekleriyle başladı. Prof. Dr. Köse, “Bu başarıda emeği geçen başta öğretim elemanları olmak üzere, siz değerli ailelere, hastanemizin değerli yönetici ve çalışanlarına, bu kurumları oluşturan milletimize şükranlarımı sunuyorum. Siz İKÇÜ’nün genç doktorları olarak; insanlığın en zor anlarında, en sıkıntılı zamanlarında, çıkmaza girdikleri bir anda gönülden bir dokunuşla dertlerine derman olmanın, sıkıntılarını gidermenin, önlerini açmanın bahtiyarlığını yaşayacak, bir İngiliz’in deyimiyle “sağlığımı ver servetimi al” dediği bir anda “servetin senin olsun ben sağlığının iadesine talibim” diyerek ya da “sağlık baştaki taçtır, insan onu hasta olunca fark eder” Arap atasözünde geçtiği üzere tacını düşürenin tacını başa koyarak gönüllere girmenin bahtiyarlığına ereceksiniz. Hizmet, gönüllere dokunmaktır. Şahsen ben gönüllere girmekten daha değerli bir mutluluk aracı olduğuna inanmıyorum.” dedi. Prof. Dr. Saffet Köse, Yunus Emre’nin vecizesiyle sözlerini tamamladı: “Yunus der: Ey Hoca, İstersen var bin Hacca, Hepisinden iyice, Bir gönüle girmektir. Gönüllerde kalmanız dileklerimle hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” Törende, Yaşar Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Usta tarafından aranje edilen eserlerin sunulduğu müzik dinletisi beğeniyle takip edildi.  Fakülte birincisi Dr. Aysu Okumuş, ikincisi Dr. Hacer Sena Akdeniz, üçüncüsü Dr. Hasan Demirbaş ile dönem mezunu doktorlar diplomalarını törene katılan protokolün elinden alırken; dönem birincisi Dekan Prof.Dr.Köylüoğlu’nun eşliğiyle mezuniyet kütüğüne plaket çaktı. Hekimlik Andını Prof.Dr.Köylüoğlu ile birlikte okuyan genç doktorlar, kep atarak mesleğe adım atmanın coşkusunu salonu dolduran İKÇÜ ailesiyle paylaştı.  

  • “Gereksiz antibiyotik kullanımı açısından  dünya listelerinde ön sıralardayız”

    “Gereksiz antibiyotik kullanımı açısından  dünya listelerinde ön sıralardayız” Çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımı ileri yaşlarda obezite, astım, diyabet başta olmak üzere gibi pek çok hastalığa neden oluyor.  Bu önemli konuya dikkat çekmek için düzenlenen, SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Büyüyen Çocuk Derneği tarafından organize edilen sempozyuma, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi yanı sıra; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, SBÜ Behçet Uz Çocuk Hastanesi Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinden çok sayıda doktor katıldı. Oturum Başkanlıklarını Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar, Doç. Dr. Mehmet Helvacı, Prof.Dr. Şükran Köse, Doç.Dr. Dilek Yılmaz Çiftdoğan’ın yaptığı sempozyumda, “Çocuklarda Artan Antibiyotik Kullanım”, “ Akut Otitis Media-Kime Antibiyotik? Hangi Antibiyotik?”, “ Akut Rinosinüzit-Kime Antibiyotik? Hangi Antibiyotik?”, “Tonsillofarenjit: Kime Antibiyotik? Hangi Antibiyotik?”, ele alınırken; ikinci oturumda “ Toplum Kökenli Pnömoni- Kime Antibiyotik? Hangi Antibiyotik?”,” Akut İshal-Kime Antibiyotik? Hangi Antibiyotik?”,” Antibiyotikler - Dost mu ? Düşman mı? Akılcı Antibiyotik Kullanımı”, “ Çocuklarda Ateş Yönetimi” başlıkları masaya yatırıldı. Hangi hastaya, hangi antibiyotik? İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu,  sempozyum açılış konuşmasında, “Ağırlıklı olarak polikliniklerde hangi hastaya hangi antibiyotikin kullanılması gerektiğinin pratik olarak öğretilmesinin öneminin vurgulandığı bu sempozyumun düzenlenmesi çok önemlidir. Bundan dolayı farklı üniversitelerden de geniş katılımın olduğu bu gerekli ve yararlı sempozyumun düzenleyen, sempozyumda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.“ dedi. “Antibiyotik kullanımında dünyada en kötü ülkelerden birisiyiz.” Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu ise “Hastanemiz 1971 yılında kurulduktan sonra 80’li yılların ortalarında araştırma hastanesi özelliğine kavuştu ve sürekli değişim ve gelişimine devam etti. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin afilasyonu ile özellikle Pediatri alanında gücümüze güç kattık. Eğitim ve Araştırma huviyetindeki hastanemiz çeşitli üniversitelerden tıp fakültesi öğrencilerine eğitimlerinde destek veriyor.  Burada düzenlenen sempozyumun konusu son derece önemli.  Akılcı ilaç kullanımı konusunda dünyada oldukça yaygın bir duyarlılık bulunmaktadır.  Antibiyotik kullanımı da bunların en başında geliyor. Özellikle ülkemiz, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre antibiyotik kullanınımı konusunda dünyada en kötü ülkelerden birisi.  Bunun azaltılması, akılcı ilaç kullanımında istenilen seviye gelinmesi için  çok sayıda çalışmalar, bilimsel oturumlar yapılıyor.  Hastanemizde de bilimsel anlamda pek çok toplantı yapılıyor. Bugün de hastanemizde bu alanda önemli bir sempozyum düzenlenmesi önem taşıyor.  Sempozyumun çok yararlı olacağına inanıyorum, düzenleme kuruluna, konuşmacılara, herkese çok teşekkür ediyorum “dedi. “Çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımı hastalıklara davetiye çıkarıyor.” Sempozyum Başkanı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Yılmaz Çiftdoğan sempozyum açılış konuşmasında çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımının sağlık açısından ve ekonomik açıdan zararlarına dikkat çekti. Çiftdoğan;  "Çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımı ileri yaşlarda obezite, astım, diyabet başta olmak üzere gibi pek çok hastalığa neden olmaktadır. Antibiyotik kullanımında dünyada ilk sıralardayız. Gereksiz antibiyotik kullanımı nedeniyle bütçemizden her yıl milyarlarca dolar çıkmaktadır." dedi ve bu tür eğitim toplantılarının önemini vurguladı. Soru cevap şeklindeki bilimsel tartışma sonrasında, katılımcılara katılım belgelerinin verilmesinin ardından sempozyum sona erdi.  

  • MÜSİAD’TAN REKTÖR PROF.DR.KÖSE’YE TAZİYE ZİYARETİ

    MÜSİAD’TAN REKTÖR PROF.DR.KÖSE’YE TAZİYE ZİYARETİ MÜSİAD İzmir Heyeti, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’yi ziyaret Etti Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Ümit Ülkü başkanlığındaki heyet İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’yi makamında ziyaret etti. Ziyarette, İKÇÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Turan Gökçe, Prof. Dr. Adnan Kaya, Başkan Yardımcıları Galip Atar, M. Bilal Saygılı, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Telingün, Fehim Cansabuncu, Ramazan Yıldız, Danışmanlık ve Eğitim Sektör Kurulu Başkanı Süleyman Zemin, Üye Suat Uludağ ve Şube Müdürü M. Özcan Yetişenoğlu da hazır bulundu. MÜSİAD İzmir Şubesi yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı ziyarette MÜSİAD İzmir Başkanı Ümit Ülkü, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’ye taziye ziyareti ve yeni görevinde başarılar diledi. Ziyarette konuşan MÜSİAD İzmir Başkanı Ümit Ülkü, “Geçtiğimiz yıllarda İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile birlikte kariyer zirvesi, tecrübe paylaşımı gibi etkinliklere imza attık. Bundan sonra da Üniversite ile MÜSİAD İzmir arasında birçok ortak alanda yapılacak çalışmalarla daha fazla işbirlikleri yapmayı ve ortak projeler yürütmeyi hedefliyoruz. İnşallah bu işbirliğimiz önümüzdeki dönemlerde meyvelerini verecektir” dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, MÜSİAD’ın çalışmalarını yakından takip ettiğini ve iş dünyası için önemli projelere imza attığını söyledi. MÜSİAD’ın Ülkemizin ekonomik gelişmesine ve büyümesine öncülük ettiğini söyleyen Köse, “Bugün MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanımız ve yönetimini misafir etmekten mutlu oldum. Sanayici ve İşadamlarımız ile yapacağımız işbirliklerinin bölgemizi ve ülkemizi daha da ileriye götüreceğine inanıyorum. Ekonomik büyüme ve istihdam oluşturma konusunda üniversite-sanayi işbirliği zemininde her zaman sanayicimiz ile ortak hareket edeceğiz. Bu anlamda, MÜSİAD İzmir Şubesi ile işbirliği içerisinde olmak bizleri mutlu edecektir” dedi.  

  • GENÇ MÜHENDİSLERİN KEP HEYECANI

    GENÇ MÜHENDİSLERİN KEP HEYECANI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde mezuniyet töreni coşkusu yaşandı. Biyomedikal, Elektrik-Elektronik, Harita, İnşaat, Makine, Mekatronik, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümlerinden mezun 154 genç sektöre uğurlandı. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Akan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen töreni, Rektör Vekili Prof.Dr. Adnan Kaya, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr.Dr. İrfan Karadede, Dekanlar, Dekan Yardımcıları, Enstitü Müdürleri, akademisyenler, Genel Sekreter Nurettin Memur, T.M.M.O.B. Elektrik Müh. Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Bşk. Şebnem Seçkin Uğurlu, T.M.M.O.B. İnşaat Müh. Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Bşk. Gürkan Erdoğan, T.M.M.O.B. Makine Müh. Odası İzmir Şube Sekreteri Selda Ünver ile gururu ve heyecanı aynı anda yaşayan aileler izledi. “Kendinizi geliştirmeye devam edin.” Üçüncü dönem mezunların meslek hayatına uğurlandığı törende konuşan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Akan, 8 bölümde 1210 öğrenciye eğitim vermekte olan fakültelerinin evrensel standartlarda mühendislik eğitimi verdiğini kaydetti. Dekan Prof.Dr. Akan, “Eğitim müfredatında siz genç mühendislerimizi, ülkemizin ve insanlığın refahını yükseltecek teknolojileri geliştirecek seviyeye ulaştırmayı hedefledik. Ancak eğitim hayat boyu devam eden bir süreçtir. Mühendis olarak görev alacağınız veya eğitiminize devam edeceğiniz kurumlarda, kendinizi yetiştirmeye ve geliştirmeye devam ediniz” diye konuştu. “Meslektaşlarımın emeği büyük.” Yenilikçi, bilimsel ve teknolojik yaklaşımları takip edebilen ve geliştirebilen gençlerin mezun edilmesinde, öğretim üyelerinin emeklerinin ve katkısının büyük olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Akan, ”Bunun yanında fakültemizin öğrenci işleri ve tüm idari personelini fedakar çalışmaları nedeni ile kutluyorum. Ama en büyük tebriği, mezunlarımızın kıymetli ailelerine iletiyorum. Çünkü en büyük kutlamayı onlar hak ediyor. Evlatlarınızın çok daha büyük başarılarını görmenizi temenni ediyorum.” dedi. “Artık dünyaya karşı sorumluluklarınız var.” İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Kaya da genç mühendislerin ülkemizin geleceğinde üstlenecekleri sorumlulukların önemine işaret etti. Prof.Dr. Kaya, “Her biriniz artık ailelerinizin yanı sıra, ülkenize ve dünyaya karşı da sorumlu genç mühendislersiniz. Bundan sonraki yolunuzu sadece aklın, vicdanın ve bilimin ışığı aydınlatsın. Unutmayın ki, dürüst, çalışkan ve üretken insan bir değerdir. Değer oluşturduğunuzda ise başarı sizi takip eder. Ayrıca şunu da unutmayınız, sizler sadece kendiniz ve aileniz için değil, ülkeniz ve insanlık için de başarılı olmak zorundasınız.” şeklinde konuştu. “İKÇÜ’yü yücelterek bizleri de onurlandıracaklar.” Mühendislerin yetişmesinde büyük pay sahibi olan öğretim üyelerine de ayrı ayrı teşekkür eden Prof.Dr. Kaya, “Onlara sadece mesleklerinde yetkin hâle gelecekleri bilgileri öğretmekle kalmadınız, aynı zamanda bir birey olarak sorumluluklarını, bir ekibin parçası olarak paylaşmayı ve dayanışmayı, bir üniversite mezunu olarak topluma karşı görev ve sorumluluklarını öğrettiniz. Genç meslektaşlarımız başarıdan başarıya koşarken İKÇÜ’yü daha da yücelterek bizleri de onurlandıracaklar.” dedi. “Hayatımızda yeni bir dönem açılıyor.” Mezun öğrenciler adına konuşan fakülte birincisi Caner Dikyol da kararlılıkla çalışıp lisans hayatını tamamlamalarının coşkusunu paylaşırken üniversite hayatını sonlandırmanın hüznünü de yaşadıklarını söyledi. Dikyol, “Hayatımızda bir dönem kapanırken yeni bir dönem açılıyor. Bu süreçte bizlere güç veren, emek veren başta ailelerimiz olmak üzere tüm hocalarımıza çok teşekkür ederiz. Her birimiz farklı alanlarda İKÇÜ’nün başarı bayrağını dalgalandıracak mühendisler olacağız. Mezuniyetimiz hepimize hayırlı olsun.” diye konuştu. Konuşmaların ardından fakülte birincisi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Caner Dikyol, fakülte ikincisi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Zeynep İrem Çakırca, fakülte üçüncüsü Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Rabia Rana Atlan’a başarı plaketi takdim edildi. Öğrencilere mezuniyet belgelerinin verilmesinin ardından hep bir ağızdan “Mühendislik Yemini” eden İKÇÜ’nün genç mühendisleri, kep atarak mezuniyetlerini kutladı.

  • SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN BEYAZ MELEKLERİ GÖREVE HAZIR

    SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN BEYAZ MELEKLERİ GÖREVE HAZIR İzmir'in ilk Sağlık Bilimleri Fakültesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi dördüncü dönem mezunlarını sağlık camiasına coşkuyla uğurladı. Hemşirelik ve Sosyal Hizmet Bölümünden mezun 262 genç sağlıkçı için düzenlenen törene, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Bumin Nuri Dündar ev sahipliği yaptı. Mezun gençlerin coşkusuna, törene katılan aileleri ortak olurken; Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya, Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, Dekanlar, Enstitü Müdürleri, akademisyenler ve Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun, SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu, S.B.Ü. İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Tanju Çelik, S.B.Ü. İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr.Enver İlhan, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Hemşire Fatma İncekara Aydın ve  öğretim üyeleri eşlik etti. 1262 öğrencinin eğitim gördüğü İKÇÜ Sağlık Bilimlerinin, 8 alanda 70 öğrenciye yüksek lisans eğitimi verdiğini kaydeden Dekan Prof.Dr.Bumin Nuri Dündar, eğitim kalitesini katlayacak  ve bölgede tek olacak  simülasyon merkezinin kuruluş hazırlıklarının devam ettiğini söyledi. Mezun öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunan Prof.Dr. Dündar, “İKÇÜ’lü olmak; her zaman ve her yerde büyük düşünebilmek, insanlara önyargısız değer verebilmek, her ortamda hakkı, iyiyi, doğruyu ve güzeli savunabilmek, bireysellikten uzak, ekip ruhuyla hareket edebilmek, her zaman bilimin ışığında koşabilmek, örfüne, töresine, tarihine, milletine bağlı olabilmek, bu güzel ülkeyi koşulsuz gönülden sevebilmektir. Çalışma hayatınızda fedakarlık, empati, hasta haklarına saygı,  güler yüzlülük, dürüstlük, mükemmeliyetçilik, ekip ruhu ana prensipleriniz olmalıdır. Yaratılanı yaratandan ötürü seven, mesleğini her koşulda severek ve en iyi şekilde yapan bireyler olmalısınız. Milletimizin her alanda olduğu gibi sağlık alanında da tüm dünyaya örnek olan kahraman şahsiyetlerini kendinize örnek almalısınız.” dedi. Geçirdiği ani rahatsızlık sebebiyle hayata veda eden hemşirelik bölümü  öğrencisi Mustafa Emre Taşdemir’i de anan Prof.Dr.Dündar. “Gencecik yaşında ansızın kaybettiğimiz, bizi büyük üzüntülere boğan ve bugün burada olsaydı mezunlarımızdan biri olarak karşımızda olacak olan Hemşirelik Bölümü öğrencimiz merhum Mustafa Taşdemir’i rahmetle anmadan geçemeyeceğim. Mekanın cennet olsun Mustafa’cığım. Seni unutmadık, unutmayacağız.” “Sektöre 725 genç sağlık neferi” Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin İKÇÜ’nün ilk mezun veren fakültesi olması açısından ayrı bir öneme sahip olduğuna işaret eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, bu dönemle birlikte toplam 725 İKÇÜ’lü sağlıkçının sağlık sektörüne adım attığını belirtti. Prof.Dr.Köse, “Bu eğitim öğretim müfredatında öğrencilerimize daima yol gösteren, tecrübelerini aktaran fakültemizin değerli öğretim elemanlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz. İkinci olarak aileleri tebrik ediyorum. Çocuklarınız için her türlü emeği harcadınız, onlara verdiğiniz değeri göstermek için buralara kadar geldiniz. Böyle değerli evlatları milletimize kazandırdığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Üçüncü tebriğim ise öğrencilerimize olacak. Dört yıl boyunca belli bir disiplin içinde kendilerinden istenenleri başarıyla yerine getirdiler. Bu millete hazır vaziyete geldikleri için onları tebrik ediyorum. Son teşekkürüm de milletimize olacak. Çok zor şartlarda da olsa, çok kıt imkanlarla da olsa, vergileriyle, gayretleriyle bu kurumları oluşturdular. Bu kurumlarda bütün imkânları gençlerimize sağladılar. Öğretim elemanlarımız da öğrencilerimizi yetiştirdiler. Bu millet, her türlü övgüye ve her türlü hizmete layıktır.” dedi. “İyiliğin zirve yaptığı yerdesiniz.” Genç mezunlara seslenen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, “Sizler insanın yüreğine dokunuyorsunuz. ‘İnsan iyiliğin kölesidir.’ diye bir söz vardır.  İyiliğin zirve yaptığı yer sizin yaptığınız işte saklıdır. O sebeple, ben insanların gönlüne girmekten başka değerli bir şey olduğuna inanmıyorum. Gençlerimizin, insanların en zor anlarında onların yardımına koşarak, onların gönüllerini kazanacaklarına inanıyorum. Bunları yaparken bir mesai formu içerisinde bulunmayacaklarına ve bu milletin her daim hizmetinde olacaklarına inanıyorum.” diye konuştu. Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik bölümü öğrencilerinin müzik dinletisi ile devam eden törende, fakülte birincisi Hemşirelik bölümü öğrencisi Hemşire Handan Özçınlak mezuniyet yaş kütüğüne plaket çaktı. Fakülte birincisi Hemşire Handan Özçınlak, fakülte ikincisi Hemşire İsmail Can Gümüş, fakülte üçüncüsü Hemşire Kübra Kabalcı’ya başarı belgeleri Rektör Prof. Dr. Saffet Köse tarafından verildi. Dereceye giren öğrencilere  Acil Hemşireleri Derneği Başkanı Prof. Dr.Yasemin Tokem ve Türk Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Hemşire Yeliz Akatın  tarafından hediyeler takdim edildi. Dekan Yardımcısı, Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof.Dr.Yasemin Tokem ile Sosyal Hizmet Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Melike Tekindal’ın eşliğinde  hep bir ağızdan meslek andı içen genç sağlıkçılar için düzenlenen tören, ailelerin heyecan ve coşkusu eşliğinde öğrencilerin kep atmasıyla son buldu. Tören sonunda hemşirelik bölümü öğrencisiyken hayata genç yaşta gözlerini yuman merhum Mustafa Emre Taşdemir adına lokma döküldü.


Toplam 112