Kişi , Haber, Etkinlik, Sayfa, Duyuru, Başarılar, Menüler içerisinde arama yapabilirsiniz.

Tüm HABERLER

  • TRT AKADEMİ GELECEĞİN İLETİŞİMCİLERİ İLE BULUŞTU

    TRT AKADEMİ GELECEĞİN İLETİŞİMCİLERİ İLE BULUŞTU TRT’nin deneyimli isimleri, İKÇÜ Medya Merkezi’nde gerçekleştirilen atölyelerde yayıncılık tecrübelerini Medya ve İletişim Bölümü öğrencileriyle paylaştı. Kurumsal bilgi ve tecrübelerini gençlerle paylaşarak sektördeki öncü rolünü sürdüren yayın kuruluşu TRT, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde geleceğin iletişimcileri ile buluştu. TRT Akademi etkinlikleri kapsamında Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü’ne konuk olan deneyimli yayıncılar, iki gün boyunca haber, TV yapımcılığı ve programcılığı, yeni medya ve siyasal iletişim alanlarında eğitimler vererek atölye çalışmaları gerçekleştirdi.  TRT Akademi Dergisi Editörü Yusuf Tufan Şenoğlu ve Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan etkinlikte ilk gün televizyon programı yapım ve yönetimi, belgesel yapım süreci, kurgu ve montaj, grafik web tasarımı, yeni medyada içerik yönetimi ve siyasal iletişim alanlarında konferanslar düzenlendi. Etkinliğin ikinci gününde ise TRT’nin alanında uzman çalışanları, İKÇÜ Medya Merkezi’nde atölye çalışmaları gerçekleştirdi. Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri TV programcılığı, sosyal medya haberciliği, internet haberciliği, kamera, kurgu, radyo programı hazırlama ve yayınlama, yeni medyada görsel tasarım ve siyasal iletişim atölyelerinde uygulama yapma imkânı buldu. Geleceğin iletişimcileri, gün boyu devam eden atölyelerde Yapımcı ve Yönetmen İsmail Elden, Görüntü Yönetmeni Orhan Aybertürk, Şef Montajcı Sıdıka Eralp Bozkurt, Grafik Sanatçısı Özgür Alican, Yeni Medya İçerik Yöneticisi İbrahim Acar, Dijital Siyasal İletişim Uzmanı Tolga Akkuş ile birlikte uygulamalar yaptı. Haber atölyesinde canlı Periscope yayını yapan öğrenciler, kurgu atölyesinde ise kendi çektikleri görüntülerin kurgusunu uzmanlarla birlikte gerçekleştirdi. Medya Merkezi TV stüdyosunda kamera atölyesine katılan iletişimciler, profesyonel kameralar ve yayıncılarla çalışma olanağı buldu. Etkinlik kapsamında TRT FM’de Cumhur Özmakinacı’nın yapımcılığını üstlendiği, Deniz Noonan’ın sunduğu Tek Yön programı üniversitenin kampüsünden tüm Türkiye’ye canlı yayınladı. Programa konuk olan öğrenciler, radyo yayıncılığını gerçek zamanlı olarak deneyimledi. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Gökçe, medya ve iletişim alanının önemine dikkat çekerek, TRT Akademi etkinliğine ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını kaydetti. TRT’nin, köklü bir geleneği olan, kuruluşundan bu yana okul olma özelliği taşıyan, aynı zamanda akademi gibi çalışan bir kurum olduğunu belirten Gökçe, bu etkinlik vesilesiyle, TRT’nin tecrübelerinden ve bilgi birikiminden öğrencileri yararlandırabildiklerini ifade etti. İKÇÜ Medya Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Nazım Ankaralıgil de, TRT Akademi eğitimlerinde yer alan tüm TRT çalışanlarına ve organizasyonda emeği geçen İKÇÜ Medya ve İletişim Bölümü öğretim elemanları ve öğrencilerine teşekkür ederek, Medya Merkezi’nde öğrencilerle sektör temsilcilerini bir araya getirmeye devam edeceklerini belirtti.

  • DOSTLUK ATEŞİ TÜM DÜNYA İÇİN YANDI

    İKÇÜ’DE RENKLİ NEVRUZ KUTLAMASI DOSTLUK ATEŞİ TÜM DÜNYA İÇİN YANDI Türk boyları arasında kıştan bahara  geçişin simgesi olarak kutlanan en eski bayramlardan biri olan Nevruz, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi  ile Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar İzmir Devlet Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu Müdürlüğü’nün ortaklaşa hazırladığı program ile Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde coşkuyla kutlandı. Miladi takvime göre 21 Mart, Rumi takvime göre 9 Mart Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada yaşayan Türk boyları arasında yılbaşı olarak kabul edilmektedir. Nevruz sözcüğü Farsça nev (yeni) ve ruz (gün) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiş olup “Yeni gün” anlamını taşımaktadır. Hayvancılık ve tarımla uğraşan topluluklar için kışın bitip baharın başlangıçını simgeleyen Nevruz, tabiatın uyanışının ve yeniden doğuşunun sembolü olarak kutlanan bir bahar bayramıdır. Nevruz programı, geleneksel kültürümüzdeki uygulanan ateşten atlama ile başladı. Dombıra ezgileri eşliğinde Nevruz ateşinden Üniversitemiz Rektör Yardımcıları  Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya, Bornova Kaymakamı Fatih Genel, Dekanlar ve etkinliğe katılanlar sıra ile atladılar. İKÇÜ’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin Nevruz ateşinden atlamaları renkli ve eğelenceli anların yaşanmasını sağladı. Demir dövme gibi etkinliklerden sonra İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu'nun Nevruz konserine geçildi. Konserde Türk boylarına ait farklı söz ve ezgiler, halk danslarından örneklerle sunuldu. Konser izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. Zaman zaman müziğe eşlik eden izleyicilerle baharın coşkusu bütün salona yansıdı. Etkinlik sonunda Rektör Yardımcımız Turan Gökçe, konserde görev alan bütün sanatçılar adına topluluğun sanat yönetmeni Şavk Kırçiçek’e teşekkürlerini iletip bir çicek takdim etti. Programı değerlendiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, Nevruz Bayramında bütün Türk Dünyasının kalbinin aynı değerler için çarptığını söyledi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi olarak, bu duygu ve düşüncelerle Nevruz bayramını öğrencilerimizle birlikte böylesine renkli bir etkinlikle kutlayarak onların coşkusuna eşlik etmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Gökçe, “İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu’nun baharın müjdecisi Nevruz çiçeklerinin bütün renklerini gönüllerde açtıran konserinin davetliler  tarafından büyük bir coşkuyla izlendiğini” belirtti.  

  • İFL İLE İKÇÜ’DEN GELECEĞE YATIRIM

    İFL İLE İKÇÜ’DEN GELECEĞE YATIRIM İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve Türkiye'nin en başarılı üç fen lisesinden biri olan, ulusal ve uluslararası bilim olimpiyatlarının yanı sıra TÜBİTAK tarafından düzenlenen proje yarışmalarda Türkiye'de en çok madalya alan İzmir Fen Lisesi (İFL) ile geleceğin bilim insanlarının yetiştirilmesi adına önemli bir iş birliği protokolüne imza attı. İKÇÜ’de gerçekleştirilen imza töreninde, Rektör Prof.Dr.Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, Prof.Dr.Adnan Kaya, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu, İFL Okul Müdürü Mahmut Yıldız ile  yönetici kadrosu da hazır bulundu. Görüşmenin başında İFL’nin bilim yarışmalarından dereceyle dönen başarılı öğrencileri, Rektör Prof.Dr.Köse’ye çiçek takdiminde bulundu. İFL’li öğrenciler İKÇÜ laboratuvar derslerini takip edebilecek. Rektör Prof.Dr.Köse,  geleceğin bilim insanlarını keşfetmek ve onları bilimle buluşturma adına akademik anlamda her türlü desteği İFL’ye vereceklerini kaydetti. İFL eğitmenlerinden gelen lise müfredatına katkı sunacak, İKÇÜ laboratuvar derslerini takip etme isteğini memnuniyetle karşılayan Prof.Dr. Köse, “Kapımız sizlere sonuna kadar açık.” dedi. Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, İzmir Fen Lisesi ile Merkezi Araştırma Laboratuvarlarında ortak projeler geliştirebileceklerini, İKÇÜ’nün deneyimli akademisyen kadrosundan okula proje danışmanlığı desteği sağlanabileceğini kaydetti. “Geleceğin bilim insanlarının akademik boyut ile buluşması.” Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu ise iki başarılı kurum arasında yapılan protokolü oldukça önemsediklerini ifade etti. İlçe olarak üniversitelerle yapılan bilimsel faaliyetlere her türlü desteği sağlayacaklarını ifade eden Kadıoğlu, geleceğin bilim insanlarını akademik boyut ile mezun olmadan buluşturmanın genç beyinlerin ülkemize kazandırılması adına memnuniyet verici bir adım olduğunu vurguladı. “Öğrencilerimizin geliştirdikleri projeler lisans düzeyinde.” Öğrencilerin projelerinde akademisyen desteği almalarının önemli olduğunu belirten İzmir Fen Lisesi Müdürü Mahmut Yıldız da böylelikle gençlerin başarılarına başarı katacaklarını söyledi. “Bu öğrencilerimizin İKÇÜ’yü tanımaları adına güzel bir başlangıç.” diyen Yıldız, “Öğrencilerimizin geliştirdikleri projeler lisans düzeyinde geliştirilebilecek düzeyde önemli ve değerli projeler. Üniversitelerden bilimsel destek almak, onların son teknoloji laboratuvarlardan faydalanmaları, öğrencilerimizin gelişimi adına çok faydalı olacak.” diye konuştu.    

  • İKÇÜ’lü Şehit ve Gazi yakınlarından anlamlı etkinlik

    İKÇÜ’lü Şehit ve Gazi yakınlarından anlamlı etkinlik İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi şehit, gazi yakınları ve gaziler ile gönüllüler anlamlı bir etkinliğe imza attı. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104. yılı dolayısıyla pilav ikramı gerçekleştirildi. Vatan uğruna canını veren tüm kahramanlarımızın anısına düzenlenen tavuklu pilav hayrına İKÇÜ Ailesi yoğun ilgi gösterdi.  Rektör Prof.Dr.Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, Genel Sekreter Nurettin Memur, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun’un da ziyaret ettiği etkinlikte; mevlit okundu, şehitler için dualar edildi. İKÇÜ Ailesi olarak tüm şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz…

  • ‘SİPERİN ARDINDAKİ ÇANAKKALE’ İKÇÜ’DE CANLANDI

    ‘SİPERİN ARDINDAKİ ÇANAKKALE’ İKÇÜ’DE CANLANDI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Topluluğu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde anlamlı bir konferansa ev sahipliği yaptı. ‘Siperin Ardındaki Çanakkale’ başlıklı konferansıyla İKÇÜ’ye konuk olan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Mert, Çanakkale Zaferi’ni gerçek hayat hikâyeleriyle İKÇÜ’lülere aktardı. Konferansı, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe başta olmak üzere akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci takip etti. Konferans, Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü’nden Öğr. Gör. Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin Çanakkale Türkülerinden oluşan müzik dinletisi ile başladı. Çanakkale Zaferi'nin sadece 18 Mart'tan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Hasan Mert, zaferinin ardında yaşananları yeniden yaşatırcasına bir üslup ve slaytlarla çarpıcı bir şekilde anlattı. Çanakkale Savaşlarının bir kahramanlık destanı olduğunu vurgulayan Prof.Dr.Mert, savaş başladığı zaman birçok şehirde insanların meydanlara toplanarak askere gitmek, şehit olmak için birbirleriyle yarıştığını söyledi. “Şehirlerin meydanları, camilerin avluları kışlaya dönüştürüldü. Müthiş bir seferberlikle insanlarımız şehit olmaya yürüdüler” diyen Prof.Dr.Mert, "Biz yalnız 18 Mart'ta Çanakkale Zaferi'ni konuşuyoruz. Oysa 18 Mart deniz zaferin kazanıldığı gündür. Baktığımız zaman bu savaş 14 ay sürmüş ve bunun 9 ayı kara savaşlarıyla geçmiştir. Kara savaşları da 25 Nisan'da başlayıp 9 Ocak 1916'ya kadar sürer. 18 Mart 1915'te başlayan ilk saldırı 9 Ocak 1916 tarihinde karşı donanmanın ülkeyi tamamen terk etmesi ile son bulmuştur.” dedi. Büyük bir mücadelenin, azmin ve zaferin sahiplerini etkileyici bir üslupla anlatan  Prof.Dr. Hasan Mert, Çanakkale Destanına dair bir çok anektodla, siperin ardında yaşanan bir çok olayı dinleyicilerle paylaştı.      

  • HEM AÇILIŞ HEM SERTİFİKA TÖRENİ

    HEM AÇILIŞ HEM SERTİFİKA TÖRENİ İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kemalpaşa Yerleşkesi’nde faaliyetlerine başlayan Sürekli Eğitim Merkezi ilk kursiyerlerini belgelendirdi. Geçtiğimiz aylarda Kemalpaşa’ya açılışı müjdelenen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kemalpaşa Yerleşkesindeki Sürekli Eğitim Merkezi (İKÇÜSEM) faaliyetlerine başlar başlamaz ilk kursiyerlerini mezun etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca desteklenen ‘Genç Hattatlar’ Projesinin kursiyerleri, belgelerini Rektör Prof. Dr. Saffet Köse ile Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu’nun elinden aldı. İKÇÜ Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, İKÇÜSEM Müdürü Dr.Öğr. Üyesi Tolga Şentürk, İKÇÜ Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Esen ve ilgili protokolün katılımıyla bir tören düzenlendi. Kemalpaşa’daki ilk kursiyerlerini belgelendiren İKÇÜSEM’i ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse ile Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu, öğrencilerle sohbet ederek; Ebru ve Hat Sanatı eğitmenleri Mustafa Nedim Aksu, Mustafa Akgül’den kurslarla ilgili bilgi aldı. Proje dersleri ve workshop uygulamasına katılan Başkan Uğurlu, İKÇÜSEM’in ilçelerindeki faaliyetlerinden duyduğu mutluluğu paylaştı. Başkan Uğurlu, “Kursiyerlerimize ve öğrencilerimize başarılar diliyor, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse hocamıza ve heyetine teşekkür ediyoruz.” dedi. Rektör Prof.Dr.Saffet Köse ise İKÇÜ’nün Kemalpaşa’da Sürekli Eğitim Merkezi (İKÇÜSEM) ile eğitim ve sanat alanlarında akademik düzeyde çok faydalı faaliyetler yürüteceğini söyledi. Prof. Dr. Köse,‘Genç Hattatlar’Projesini başarıyla tamamlayan kursiyerleri tebrik etti. Mekan konusunda destekleri için Belediye Başkanı Arif Uğurlu’ya teşekkür eden Prof.Dr.Köse, Kemalpaşa ile İKÇÜ’nün başka projelerle de iş birliğinin sıkı şekilde devam edeceğinin müjdesini verdi. Başkan Uğurlu, ebru teknesinin başına geçerek yaptığı battal ebru üzerine lale çalışması ile beğeni kazandı.

  • Rektör Prof. Dr. Köse’den, “Prof. Dr. Fuat Sezgin” üzerine…

    Rektör Prof. Dr. Köse, “İslam, bilimin peşine düşmemizi ister.” İslam bilim tarihinin dünya medeniyetine katkılarının genç nesillere anlatılması için Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle,  2019 "Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" ilan edildi. "2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" etkinlikleri çerçevesinde, ömrünü İslam Bilim Tarihine adayan Prof. Dr. Fuat Sezgin, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığınca düzenlenen konferansla yâd edildi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin konuşmacı olduğu “İslam ve Bilim” başlıklı konferansı, çok sayıda akademisyen ve öğrenci takip etti.  “Günümüz dünyasında İslam ve bilim dediğimizde ilk akla gelen isim merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin’dir. O, bu ülkenin yetiştirdiği, İslam, bilim ve teknoloji tarihi araştırmalarında dünyanın önde gelen bilim adamlarındandır.” diyen Rektör Prof.Dr. Köse, geçtiğimiz yıl hayata gözlerini yuman merhum Sezgin’in İslam tarihindeki bilimsel çalışmaları günümüze taşıyan emeğinin değerinin ölçülemez olduğunu vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Cumhurbaşkanımızın kararnamesi ile bu yıl ‘Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı’ ilan edildi. Biz de, kütüphanemizde her hafta düzenlenecek olan bilimsel söyleşilerin ismini “Fuat Sezgin Konferansları” koyduk. Böylece hem bu yılın anlamına uygun bir program olmasını hem de model bir kişilik olarak kendisini genç neslin dikkatlerine sunmayı amaçladık.” dedi. “Değerli olması bakımından din ilimi-dünya ilimi diye bir ayrım yoktur.” İslam ve İlim konusunu farklı boyutlarıyla ele alan Prof.Dr.Köse şu hususların altını çizdi:  “İlim, öncelikle söylemek gerekir ki; Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir: -el Kur’ân-ı Kerîm’de “el-‘âlim”, “el-‘alîm”, “el-‘allâm” şeklinde geçer. Kur’ân-ı Kerîm’in 380 ayetinde ilim doğrudan Allah’a nisbet edilmiştir.  Ayrıca ilim kelimesi türevleriyle birlikte Kuran-ı Kerim’de 750 civarında geçmektedir. Bu Kur’ân-ı Kerîm’in ilme verdiği değerin bir ifadesidir. İlmin birçok tanımı olsa da aslında bir şeyin künhüne vakıf olmak; sebep sonuç ilişkilerini çözmek, anlamak şeklindeki manası açıklayıcı özelliğe sahiptir. Özellikle üniversitede olduğumuz için belirtmek istiyorum ki; Allah katında, din ilmi ve dünya ilimleri ayırımı değeri açısından değil alanı açısından geçerliliğe sahiptir. Tüm ilimlerin kanunlarını koyan bizzat Allah Allah Te‘âlâ olduğu için ilimler arasında değer bakımından bir farktan bahsetmek abestir. Başka bir değişle, İslami İlimler Fakültesinde din ilimlerinden birisi ile mesela tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tasavvuf… okurken, Allah katında ne kadar değeriniz varsa; fizik, kimya, biyoloji, matematik, tıp… ile meşgul olurken de o kadar değeriniz var. Çünkü onun kanununu koyan da Cenabı Hak’tır. Netice itibarı ile değerli olması bakımından din ilimi-dünya ilimi diye bir ayrım yoktur. Cenabı Hak sebep sonuç ilişkilerini yaratmış, onu kâinata bırakmış bunların peşine düşenlere de vermiştir. Mesela uçuş kanunlarını koyan Allah’tır. İnsan bunu keşfeder yani bulur çıkarır maddeye uygular, uçak yapar ve uçar. Yüzme kanunlarını koyan odur. Maddeye uygular, gemi yapar yüzer…Bu durumda herkes ilgi ve kabiliyetine göre bir şeylerin peşinde olmak zorundadır, diyebiliriz.” diye konuştu. “Sebep sonuçları yaratan, gerçekleştiren tek güç Allah’tır.” Bilginin sebep-sonuç ilişkilerini çözmek anlamına geldiğini de belirten Prof. Dr. Köse, “İslam inancına göre sebeplerin sonuçlarını doğurma zorunluluğu bulunmadığını, dolayısıyla Allah’ın her an evrende yaratma halinde bulunduğunu ve kanunların onun tasarrufunda bulunduğuna” dikkat çekti. Burada bahsedilen sebep-sonuç meselesi ile ilgili İmam Gazali düşüncesi üzerinden açıklama getiren Prof.Dr. Köse şöyle devam etti. “Gazzâli, sebeplerin sonuçları zorunlu olarak doğurup doğurmayacağı konusu üzerine düşünür. Bunu ateşe dokunan pamuk örneği üzerinden açıklar. Pamuk ateşe dokunduğunda ateş onu yakacaktır. Çünkü onun kanunu budur ve yakmak üzere programlanmıştır. Ama ateşin pamuğu yakması Allah’ın dilemesine bağlıdır. Yakmamasını dilerse yani o anda o kanunu çekerse ateş pamuğu yakamaz. Örneğin Nemrut, İbrahim aleyhisselâmı mancınıkla ateşe attığında, Kur’ân’da anlatıldığı üzere Allah ateşe talimat verdi: “Ey ateş! İbrahim için serinlik ol” dedi ve o kanunu çekti. Ateş pamuğu yakamadı. Cenab-ı Hak o ateşin İbrahim aleyhisselâmı yakmasına izin vermedi. Yani diyebiliriz ki, sebep sonuçlarını yaratan ve onların gerçekleşmesine izin veren Allah’tır, insan sadece kâşiftir; o ilişkileri keşfeder.” “Determinist yaklaşım tehlikelidir.” Teknolojide de aynı şekilde insanın izin verildiği kadar kaşif olabildiğini dile getiren Prof. Dr. Köse, “İnsan sadece kâşif durumundadır ve insana Allah’ın müdahalesi her an devam etmektedir. Sebepler sonuçlarını doğurur. Kanun budur. Ancak bunda zorunluluk yoktur. Eğer determinist yaklaşımla Allah’ın yaratıp sonra da bir şeye karışmadığını, sebeplerin zorunlu olarak sonuçlarını doğurduğunu düşünmek İslam inanç sistemi açısından yerinde bulunmamıştır.” dedi. “İslam dini, ilimin peşine düşmemizi ister.” “Tarihi süreç içinde kilise üzerinden bir ilim-din çatışması problemi yaşanmıştır” diye konuşan Prof.Dr.Köse, sözlerine şöyle açıklık getirdi:  “Çünkü ilim ilerledikçe kilise dogmatizminin otoritesi sarsılmaya başlamış bunu fark eden kilise bilime savaş açmıştır. Bu tarihi bir gerçekliktir. Birçok kitap yasaklanmıştır. İslam dininde ise ilim Allah’ın kanunun keşfi anlamına geldiğinden ayrıca insanları Allah’a götüren ve O’na yaklaştıran bir yol olduğundan ilim ile uğraşmak dini bir görev olduğu kabul edilmiştir.  İnsanın mükemmel yaratılışının ve kainattaki mükemmel denge ve düzenin keşfedilmesine yardımcı olan bütün disiplinler Allah katında değerlidir ve bunlarla uğraşmak din dili ile söylemek gerekirse “farz-ı kifaye” ölçüsünde bir yükümlülük yani toplumsal görev sayılmıştır. Bu sebeple Müslümanlar sadece ilahiyat sahasında değil tıp, eczacılık, matematik, fizik, kimya, biyoloji, astronomi gibi alanlarda da çok değerli kâşifler yetiştirmiştir. Merhum Prof. Dr. Futa Sezgin ilimler tarihi alanındaki faaliyetleriyle Doğu ve Batı’ya bunu göstermiştir.” dedi ve şunu ekledi: “İlim dünyada Allah’ın rahman sıfatının bir yansımasıdır. İlmi peşine düşen herkese verir. İnanmış-inanamamış ayırımı yapmaz. Bu onun adaletinin de bir gereğidir. Buradan yola çıkarak, İslam’ın araştırmayı, öğrenmeyi ve dolayısıyla bilimi teşvik eden bir din olduğunu söyleyebiliriz.” “İslam açısından ilim Allah’ın insanlığa ihsanı olan kanunları keşfetmektir.” Rektör Prof.Dr.Köse: “Bu bağlamda söylemek gerekirse, ilim iman etmenin aracı olduğu gibi Allah’ın bir ihsanı olarak hayatı kolaylaştırmayı da amaçlar. İlim insanlığın hizmetinde olursa anlamlıdır. Müslümanlar açısından ilme ve ilmi keşiflere bakış budur. Maalesef bugün bilimsel kodları elinde bulunduranlar bunu bir hükmetme ve sömürü aracı olarak kullanmaktadırlar. Bu da insanlığa çok pahalıya mal olmuştur.” diye ekledi.      

  • İKÇÜ Tıp Fakültesi Pediatri Öğretim Üyelerinin Büyük Başarısı

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Pediatri Öğretim Üyelerinin Büyük Başarısı Türkiye’nin ve İzmir'in en büyük hastanelerinden biri olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ)  Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin akademik çalışmalarda bulunan  tıp doktorları için  14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle iki kategoride verdiği bilimsel ödüller sahiplerini buldu. Bu yıl ilk kez verilen SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bilim Ödülleri’nde, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Bumin Dündar, 160'a yakın akademik personelin çalıştığı hastanede, en yüksek h indeksi ve atıf sayısı dalında birincilik ödülü aldı. Dağıtılan sekiz ödülün 5’ini İKÇÜ Tıp Fakültesi Pediatri Kliniği öğretim üyeleri aldı.  Yine İKÇÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan öğretim üyeleri Prof. Dr. Nihal Olgaç Dündar ve Doç. Dr. Gönül Çatlı da, 2018 yılında  impakt faktörü en yüksek dergide yayın ve yayın sayısı kategorisinde birincilik ödülünün sahibi oldu. En yüksek h indeksi ve atıf sayısı dalında da İKÇÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Yekta Öncel ile Doç. Dr. Gönül Çatlı üçüncülük ödüllerini paylaştı. Ödüller, yoğun bir katılımla hastane konferans salonunda gerçekleşen törenle Başhekim Doç.Dr.Mustafa Emiroglu tarafından takdim edildi. 

  • İKÇÜ İLE BASEK İŞ BİRLİĞİ İÇİN EL SIKIŞTI

    İKÇÜ İLE BASEK İŞ BİRLİĞİ İÇİN EL SIKIŞTI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile Özel Batı Anadolu Bilim ve Teknik Liseleri arasında iş birliği protokolü imzalandı. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’yi makamında ziyaret eden Batı Anadolu Sağlık Eğitim Kurumları (BASEK)Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Özer Gürbüz görüş alışverişinde bulundu. Ziyarette Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede de hazır bulundu. Görüşmenin ardından iki kurum arasında eğitimde iş birliği çerçevesinde ortak derslik, atölye, laboratuvar kullanımı, çeşitli alanlarda toplantı, yarışma ve projelerde beraber çalışma, şenlik ve festivallerin düzenlenmesine ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.

  • Ege Bölgesi Kariyer Fuarı’nda İKÇÜ’ye yoğun ilgi

    Ege Bölgesi Kariyer Fuarı’nda İKÇÜ’ye yoğun ilgi T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Dokuz Eylül Üniversitesi ev sahipliğinde Ege Bölgesi’nde bulunan 17 üniversitenin desteğiyle Ege Bölgesi Kariyer Fuarı açıldı.  Tepekule Kongre ve Sergi Merkezinde başlayan 17 farklı üniversitenin öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen fuarın açılış törenine Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay katıldı. Törende İKÇÜ’yü temsilen Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya’nın yanı sıra İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ertuğrul Deliktaş, Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr.Öğr.Üyesi Murat Esen, Müd.Yard.Öğr.Gör Ahmet Uran ile Doç.Dr. Serhat Burmaoğlu da hazır bulundu. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, toplantının açılış konuşmasında, 16 bakanlığın da yer aldığı fuarın temel amacının, fırsat eşitliği ve şeffaflık olduğunu kaydetti. Atay, kariyer fuarlarının 4'üncüsünü İzmir'de gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, "Ülkemizde üniversite sayısı şu an 206. Üniversite açmak çok önemli, nitelikli kampüsler yapmak çok önemli, teknolojik altyapı sağlamak da... Biz bunları yaptık. Şimdi buradaki niteliği artırmamız gerekiyor. Gençleri mezun olmadan reel sektörle buluşturmak gerekiyor. Biz bu buluşmalar ile şirketlerin de işini kolaylaştırmış oluyoruz." dedi. Fuarda bakanlık temsilcilerinin de özel sektör temsilcileri gibi katılımcılar arasında yer aldığını hatırlatan Atay, "Bakanlıklar ve onlarca işletmeler de burada ve onlar da gençlerimize 'bizde çalışın' diyecekler. Bu da şeffaflığın ve liyakatın göstergesidir." diye konuştu. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar ise üniversitelere üretimin bilim dünyası tarafından desteklenmesi, kariyer odaklı planlamalar, nitelikli iş gücünün bölge ve ülke ekonomisine kazandırılması konusunda büyük görev düştüğünü söyledi. Hotar, Ege Bölgesi Kariyer Fuarı'na 189 kurum ve farklı üniversitelerden 11 bin öğrencinin katıldığı bilgisini verdi. Konuşmaların ardından fuar kapsamında Ege Bölgesi'ndeki üniversite rektörlerinin katılımıyla "Kariyer ve Üniversiteler" konulu panel düzenlendi. Panelin ardından katılımcılar, stantları gezerek kurumlar, kariyer olanakları hakkında bilgi aldı, staj mülakatları yaptı. İKÇÜ’ye firmalardan yoğun ilgi Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya’nın da ziyaret ettiği Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü Tanıtım Birimi görevlilerinin yer aldığı İKÇÜ standı, öğrencilerden yoğun ilgi görürken; Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, fuarda yer alan sektör temsilcileriyle bir araya geldi. İKÇÜ adına görüşmelerde bulunan protokol, firma ve özel sektör temsilcilerine davet mektubu sundu. Üniversite- sanayi- özel sektör iş birliklerinin görüşüldüğü ziyaretlerde, İKÇÜ adına protokoller yapılması adına ön görüşmelerde bulunuldu. Öte yandan İŞKUR-Pastacılar Odası ile birlikte yürütülen ve İKÇÜ’de pastacılık kursu gören şef adaylarının yer aldığı stant da ziyaret edilerek eğitimleri hakkında bilgi alındı.

  • “Milletin Sesi: MEHMET AKİF”

    “Milletin Sesi: MEHMET AKİF” “İstiklal Marşı, tarihi bir eserdir.” 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u anma günü dolayısıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde bir program düzenlendi. Program, İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Hanife Yasemin Mumcu’nun bu özel güne ilişkin yaptığı sunumla başladı. İKÇÜ Edebiyat Topluluğunun katkılarıyla düzenlenen programı, Rektör Yardımcılar Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya ile akademisyenler ve öğrenciler takip etti. İstiklal Harbi, İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy başlıklarında bir konuşma yapan Doç.Dr. Hanife Yasemin Mumcu, “Edebiyat tarihlerinde pek az sanatkârın eserleri ve fikirleri ile şahsiyeti arasında benzerlik hatta ayniyet Mehmet Akif’in ki kadar olabilmiştir.” dedi. Mehmet Akif’in hayatının her döneminde belli prensiplerle yaşayan bir karakter adamı olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Hanife Yasemin Mumcu,  bütün eserlerinde ortaya koyduğu İslami prensiplere hususi hayatında da son derece bağlı kaldığını anlattı. “İstiklal Marşı, tarihi bir eserdir.” İstiklal Marşı’nı ancak o büyük tarihi günleri yaşayan Akif yazabilirdi.” diye konuşan Doç.Dr. Mumcu, “İstiklal Marşı, tarihi bir eserdir. İstiklal Marşı, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki öz, gerçek duygu verilmediği, çocuklarımıza gençlerimize bu bilinç aşılanmadığı sürece, bu büyük metinlerin manası gerçek değerini bulamayacaktır.  Bu metinleri çocuklarımıza gençlerimize öğretirken onlara bu eserlerin dayandığı hayat felsefesini ve yazıldıkları devrin tarihi ve sosyal şartlarını öğretmeliyiz ki; onların sadece kelimelerden ibaret olmadığını anlasınlar.  Bunun için çalışmak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Mehmet Akif olmak üzere, canını vatan yoluna hiç çekinmeden koyan tüm kahramanlarımıza olan boynumuzun borcudur.” şeklinde konuştu. Anma etkinliği, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu'nun seslendirdiği müzik dinletisi ile sona erdi.

  • DUAYENLER GENÇ HEMŞİRELERLE TECRÜBELERİNİ PAYLAŞTI

    İKÇÜ’DE ‘HEMŞİRELİKTE KARİYER SEMPOZYUMU’ DUAYENLER GENÇ HEMŞİRELERLE TECRÜBELERİNİ PAYLAŞTI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi iş birliğinde düzenlenen ‘Hemşirelikte Kariyer Sempozyumu’ sağlık profesyonellerini bir araya getirdi. Alanlarında uzman akademisyen hemşireler ve sağlık sektöründe çalışan uzman hemşireler, genç meslektaşlarıyla tecrübelerini paylaştı. “Kariyer hedeflerinize katkı sunuyoruz.” Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, İKÇÜ’nün en iyi eğitimi verme çabasının yanında kariyer odaklı çalışmalara da oldukça önem verdiğini vurguladı. Prof.Dr. Gökçe, “İKÇÜ olarak öğrencisine en iyi eğitimi verme çabasını önde tutan bir üniversiteyiz. Sadece teorik eğitimle değil, öğrenci odaklı eğitim anlayışıyla her bir öğrenciye ayrı ayrı dokunarak; sadece öğrenme yöntemlerinin kavranmasını öğretmekle değil, uygulamada, pratikte tecrübe kazandırmayı önemseyen bir üniversiteyiz. Sadece staj uygulamalarıyla değil, bu tarz kariyer günleriyle, sempozyumlarıyla öğrencilerimize güven duygusunu aşılayarak;  her bir öğrencimizin kendi kariyer planlamasını, kariyer yolculuğunu daha iyi yönde idare etmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hocalarımıza bu anlamda müteşekkir olduğumuzu da ifade etmek istiyorum.” diye konuştu. “Akademide de sektörde de hemşire ihtiyacı var.” Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Bumin Nuri Dündar da konuşmasında hem akademik hayatta hem de sağlık sektöründe olan hemşire ihtiyacına dikkat çekti. Dekan Prof.Dr.Dündar, “Kuşkusuz her mesleğin sorunları vardır. Bir mesleğin en önemli tercih nedeni, gençler için çok önemli bir kriter olan istihdam kriteridir. Ülkemizin sağlık alanında son yıllarda yaşanan gelişmelerle birlikte istihdam alanları da artıyor. Yeterli mi? Yeterli değil. Akademide de hemşirelik alanında çok önemli gelişmeler oluyor.  Lisans programları 200’ü buldu. Yüksek lisans doktora programları giderek artıyor.  Hemşirelik öğrencilerinin sayısı 80 bini geçmiştir. Hemşirelik alanında akademik personel ihtiyacı artarak devam ediyor. Genç arkadaşlarıma tavsiyem bu alanı iyi değerlendirmeleridir. Dünyaya baktığımızda, öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı bizden çok iyi. Aynı zamanda yüz bin kişiye düşen hemşire sayısı 800’lerde, bizde ise ne yazık ki 150’li rakamlarda. Bu rakamların artması gerekiyor.” dedi. “Yeni nesil çok şanslı.” Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof.Dr.Yasemin Tokem, hemşirelik alanında İzmir’de olmanın ayrıcalıklarını yaşadıklarını belirtti. Prof.Dr.Tokem, “Çünkü alanında ilk hemşirelik yüksek okulunun İzmir’de açılması, çok değerli hocalarımızın İzmir’de olması, bizleri yetiştirmesi, ulusal çapta söz sahibi hocaların eğitimleriyle bugünlere geliyor olmamız bizim ayrıcalığımız oldu. Bu anlamda onlara bugün bizlerle birlikte oldukları için çok teşekkür ediyoruz. Bugüne baktığımızda yeni neslin olanakları çok daha fazla. Bizler için kariyer yolculuğu okuldan mezun olduktan sonra başlıyordu. Kariyerin ilk basamaklarından birisi, mesleği bilerek olanaklarını bilip tercih ederek başlamaktır. Zamanında bizler için bu şartlar yoktu, sizler daha şanslısınız. Beş yıl sonra nerede olacağım? 10 yıl sonra ne yapmak istiyorum? gibi bilinçli sorularla birinci sınıf itibariyle bizlere geliyorsunuz. O yüzden bu sempozyum gibi etkinliklerin sizlere çok büyük fayda sağlayacağını düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu. “Kariyer sadece çok büyük maddi kazançların sağlanması değildir.” Gençlere seslenen Sempozyum Başkanı İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Esra Akın Orhan,  kariyer kavramının günümüzde artık farklı şekilde anlamlandırıldığına dikkat çekti. Doç.Dr. Orhan, “Sadece çok büyük maddi kazançların sağlanması, statüsü yüksek bir mesleğe sahip olmak gibi kariyer anlamlandırmaları artık günümüzde değişti.  Kariyer, herkesin yaşamına ait üstlendiği her rolün bir yaşam yolculuğudur. Hayatta olduğu gibi kariyer yolculuğumuzda da zorluklar çıkabilir. Yaşamı birer gerçeklik olarak gördüğümüzde kariyer yolculuğumuzun da aslında temellerini atmaktayız. Kariyer yaşamımızın her safhasında kendimiz olmaktır. Başkalarının kariyer yolculuğu değil, sizin kariyer yolculuğunuz sizin haritanız olmalıdır.” şeklinde konuştu. “Birkaç nesil hemşire bir aradayız.” Türk Hemşireler Derneği İzmir Şube Başkanı Uzm. Hemşire Ebru Melek Benligül de birkaç nesil hemşireyi bir araya getiren etkinlikte bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Benligül, “Rol model gördüğümüz çok değerli hocalarımızla, kliniklerde sizlere iyi rol model olan profesyonel meslektaşlarımızla, hocalarımızın yaktığı meşaleyi geleceğe taşıyacak siz değerli genç öğrencilerimizle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. İzmir’in yeni nesil üniversitesinde, birden fazla nesil hemşire bir aradayız. Bu tarihi anı sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum. Umarın bugün yarınlarınıza dair bir umut olur.” dedi. En eski sağlık malzemeleri bu sergide… İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr.Öğr.Üyesi Jülide Gülizar Yıldırım, sempozyum esnasında geziye açılan ve koordinatörlüğünü üstlendiği  ‘Sağlık Tarihi Sergisi’ hakkında bilgi verdi. Dr.Öğr.Üyesi Yıldırım, “Sağlıkla ilgili olayları tarihsel yaklaşımla kavratmak, öğrencilere sağlık tarihi bilinci kazandırmak, farkındalıklarını artırmak ve sağlık çalışanı olmanın sorumluluğunu taşıyabilmelerinde meslek bilinci kazanmalarında yardımcı olabilmek amacıyla Dekan Hocamız Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar; sağlık tarihi müzesi kurulmasını hedeflemiştir. Dekanımızın öncülüğünde çıktığım bu yolculukta, ilk başta birkaç fotoğrafı sergilemek isterken geldiğimiz nokta tahminlerimizin de üzerine çıkmış ve 100’ü aşkın sağlık malzemesine ulaşılmıştır. Fuaye alanında 1840 yılından 1970 yılına kadar çeşitli yıllarda kullanılmış malzemeler yer almaktadır.” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bölümüne geçildi. Öte yandan gün boyunca geziye açılan, ‘Sağlık Tarihi Sergisi’ tarih meraklılarının büyük beğenisini kazandı. Sergi Hakkında: Sergide sunulan eserler İzmir’den Erzurum’a kadar 9 il gezilerek 2017 yılından beri toplanmıştır. Eserler gönüllü bağışçılar ve satın alma yoluyla elde edildi. Türkiye’de bulunan sağlık tarihi müzeleri, Selçuklu ve Osmanlı devrinden kalan Darüşşifa, Bimarhane veya Maristan gibi isimler alan hastaneler, hastane depoları, müzeler, eskiciler ve arşivler gezilerek; Kızılay ve Osmanlı arşivleri taranarak belgeler elde edildi. Osmanlıca belgeler Tarihçi Vehbi Emre Yıldırım tarafından Türkçe ’ye çevrildi. Gönüllü bağışçılar, sanatçılar, öğretim üyeleri, tarihçiler, arkeologlar, müze müdürleri ile görüşmeler yapıldı. Fotoğraflama, ses kayıt ve filmleme tekniklerinden yararlanıldı. Eserler, halk sağlığı alanında sahada kullanılan, hemşire - ebe çantası, hemşirelik bakım malzemeleri, hemşire tedavi tepsisi, hemşire kepleri, cerrahi ve sterilizasyon aletleri, ecza dolabı, lab. malzemeleri, sağlık eğitiminde kullanılan anatomik maketler başlıkları altında sergilendi. Kimler katıldı? Sempozyumda Türkiye’nin ilk yüksekokul hemşire mezunu Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnci Erefe, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Conk ve İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Çiçek Fadıloğlu; Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Türeyen, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Ertem, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Hemşireliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Bayık Temel,  İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fisun Şenuzun Aykar, İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Kuzeyli Yıldırım; Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülendam Karadağ; Bakırçay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Esasları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Günay İsmailoğlu; Demokrasi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Gülbin Konakçı, Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özüm Erkin; Türk Hemşireler Derneği İzmir Şube Başkanı Uzman Hemşire Ebru Melek Benligül; Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşire Burcu Babacan ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğrencisi Deniz Cafer katılımcılarla bilgi, deneyim ve görüşlerini paylaştı.        

  •  Harvard’lı Prof.Dr.Tannous, İKÇÜ’ye konuk oldu

     Harvard’lı Prof.Dr.Tannous, İKÇÜ’ye konuk oldu İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sinir Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nce düzenlenen konferansa, ABD'deki Harvard Tıp Fakültesi Nöroloji Departmanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bakhos A.Tannous konuk oldu. Konferansta, kanser kök hücrelerinin tanı ve tedavide kullanımı hakkında tıp dünyasındaki son gelişmeler aktarıldı. Harvard Tıp Fakültesi Nöroloji Departmanı Öğretim Üyesi, Nörobilim Merkezi, MGH Vektör Geliştirme Merkezi, Deneysel Terapötikler ve Moleküler Görüntüleme Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Bakhos A. Tannous’un 'Cancer Stem Cells Diagnosis and Therapy: From Bench to Bedside' başlıklı konferansına, eczacılık fakültesi, tıp fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin yanı sıra farklı üniversitelerden gelen akademisyenler de yoğun katılım gösterdi. “'Hem üniversitemiz hem de ülkemiz açısından önemli” Konferansın başında kısa bir konuşma yapan İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutlu Aytemir, dünyanın önde gelen üniversitelerinin başında yer alan Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bakhos A. Tannous’u ağırlamanın heyecanını paylaştıklarını ifade etti. Prof. Dr. Mutlu Aytemir, “Prof. Dr. Bakhos A. Tannous’u ağırlamanın gerek sağlık alanındaki güncel gelişmeleri takip etmek gerekse gelecekte gerçekleşecek iş birliklerine başlangıç olmasından hem üniversitemiz hem de ülkemiz açısından oldukça önemli olduğuna inanıyorum. Günümüzün bir gereği olarak sağlık alanında geliştirilecek yeni tanı ve tedavi yaklaşımları, ancak uluslararası arenada geliştirilecek multidisipliner çalışmalar neticesinde ortaya çıkabilecektir. TÜBİTAK Vizyon 2023 raporunda belirtildiği üzere, biyoteknoloji ve nanoteknoloji alanlarında son 20 yılda çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Gelişmiş ülkeler yeniliklerini ekonomik faydaya çevirmeyi başarmıştır. Türkiye sahip olduğu olanaklar ve vizyon ile kısa bir dönemde moleküler biyoloji, biyoteknoloji ve gen teknolojilerinde küresel bir güç haline gelme potansiyeline sahiptir. Bu da ancak yetişmiş, yerli, yetkin beyinlerle mümkün olabilecektir. İlk öğrencilerini bu sene alan İKÇÜ Eczacılık Fakültesi olarak ülkenin ihtiyacı olan çağın gereksinimine uygun mezunlar vermeyi, ilaç ve eczacılık alanında ulusal ve uluslararası arenada üniversitemizi öne çıkaracak projeler hazırlayarak bu projeleri ürüne dönüştürmeyi hedefledik.” dedi. Sinir Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Galip Akhan da Prof. Dr. Bakhos A.Tannous’un ziyaretinden ve İKÇÜ’ye olan desteğinden duyduğu mutluluğu ifade etti. Konferansta, beyin kanserine yönelik tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ile ilgili olarak moleküler görüntüleme, gen tedavi, kök hücre ve immünoterapi alanlarında çalışmalar yapan sayısız patente sahip bilim insanı Prof. Dr. Tannous, deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. İKÇÜ’lü araştırmacılara Prof. Dr. Bakhos A. Tannous’tan jest Prof. Dr. Bakhos A.Tannous, İKÇÜ’nün Şubat 2018'de Kalkınma Bakanlığı'na verdiği, Sinir Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜ-SAM) Altyapı Projesi'ne destek verdiğini, İKÇÜ-SAM ile iş birliği içerisinde olacaklarını ifade etti. Prof. Dr. Bakhos A.Tannous ayrıca İKÇÜ’lü lisansüstü öğrencilerin ve araştırmacıların son teknolojileri öğrenmek ve araştırmalarını yürütmek üzere Harvard Tıp Fakültesi’ndeki laboratuvarında çalışabileceği müjdesini de verdi.

  • İKÇÜ’DE KADIN DUYARLILIĞI

    İKÇÜ’DE KADIN DUYARLILIĞI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde çeşitli etkinliklerle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamına dikkat çekildi. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na bağlı öğrenci toplulukları yaptıkları sanat-spor etkinlikleriyle kadınlar gününe farklı boyutta bakış açısı kazandırdı. Karma futbol takımı maç yaptı Toplumsal Duyarlılık Topluluğu’na mensup öğrenciler karma futbol maçı yaptı. Kadın ve erkeklerden oluşan iki ayrı takımın gerçekleştirdiği, oldukça renkli görüntülere sahne olan maçta kazanan dostluk oldu. Tiyatro Topluluğu’ndan “Kadına şiddete dur de” 8 Mart’ta kadın cinayetlerine dikkat çekmek için “Kadına şiddete dur de” diyen Tiyatro Topluluğu öğrencileri de Cem Düzova’nın yazdığı altı anlatıdan oluşan 'Kadın Ölüleri' oyununu sergiledi. Oyunda işlenen kadınların töre, aile içi şiddet, ensest ilişkiler sonucunda öldürülmeleri veya intihara sürüklenişlerini, İKÇÜ’nün yetenekli kadın tiyatrocuları anlattı. Gençlerden karanfilli jest… Türk-İslam Dünyası Araştırma Topluluğu da İKÇÜ mensubu öğrencilere ve çalışanlara karanfil takdim ederek tüm kadınların gününü kutladı. En başarılı temsilleri sergileyen kadınlar… İKÇÜ Rektörlük Binasında çalışan akademik ve idari personel de bu özel vesilesiyle toplanarak hatıra fotoğrafı çekildi.  Çalışma hayatının her alanında en başarılı temsilleri sergileyen kadınların varlığının vurgulandığı buluşmada tüm kadınların günü kutlandı. Rektör Prof.Dr.Köse’den Kadınlar Günü’ne özel mesaj… Rektör Prof.Dr.Saffet Köse de yaptığı yazılı açıklamada sabır, fedakârlık, sevgi, şefkat ve merhamet sembolü olan kadınların toplumumuzun çekirdeğini oluşturan ailenin de  temeli olduğunu kaydetti. Prof.Dr.Köse mesajında şunları söyledi: “Onlar, annelik başta olmak üzere hayatın her alanında üstlendikleri ağır görev ve sorumluluklarla milli varlığımızın, kalkınmamızın, istiklal ve istikbalimizin teminatıdır. Tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve medeniyet mirasımız, geleceğimizin güvencesi olan genç nesillerimize örnek olacak başarılı kadınlar ve kahramanlarla doludur. Bu duygu ve düşüncelerle akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz başta olmak üzere, tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlıklı ve huzurlu uzun ömürler diliyorum. Bu vesileyle İslâm tarihinin ilk kadın şehidi Sümeyye başta olmak üzere, görevi başında şehit düşen ve en son 15 Temmuzda olduğu gibi zor zamanlarda milletimizin imdadına yetişen kadın şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Şehit yakınlarımıza sabır ve metanet, gazilerimize sıhhat ve selamet temenni ediyorum.”        

  • Portland Eyalet Üniversitesi’nden İKÇÜ’LÜ akademisyene onur nişanı

    Portland Eyalet Üniversitesi’nden İKÇÜ’LÜ akademisyene onur nişanı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Haydar Yalçın, Portland Eyalet Üniversitesi’nde TÜBİTAK 2219 - yurt dışı doktora sonrası araştırma burs programı kapsamında yürüttüğü; “Üniversiteler İçin Teknoloji Kapasitesi Ölçüm Modeli” projesindeki çalışmalarından dolayı “Portland State University Chapter of the Omega Rho International Honor Society”’ye “Faculty Member” daveti aldı. Dr. Öğretim Üyesi Haydar Yalçın nişan ve sertifika ödülünü, Portland State University Smith Memorial Student Union’da yapılan, Intel Başkan Yardımcısı Mandy J. Mock’un da katıldığı törende aldı. Dünyaca ünlü prestijli bir topluluktan böylesine önemli bir nişanı almanın gururunu paylaştığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Haydar Yalçın, İKÇÜ’yü yurt dışından başarıyla temsil etmenin mutluluğunu paylaştığını söyledi. Omega Rho Hakkında:  Omega Rho, Yöneylem Araştırması, Yönetim Bilimleri ve ilgili disiplinlerde seçkin bilim adamları ve liderleri tanıyan uluslararası bir onur topluluğudur. 1976 baharında Operations Research Society of America ve The Institute of Management Sciences ortaklığında yapılan toplantıda kurulan Omega Rho, akademik tanıma ve terfi için yüksek standartları korumak amacıyla Association of College Honor Societies ile birlikte hareket etmektedir. Yükseköğretimde mükemmelliği önceleyen Omega Rho’ya üyelik davet usulü ile yürütüldüğünde oldukça prestijlidir.  

  • SEKTÖR TEMSİLCİLERİ ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

    TURİZM ÖĞRENCİLERİNE MEZUN OLMADAN İSTİHDAM İMKÂNI SEKTÖR TEMSİLCİLERİ ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi III. Kariyer Günleri Etkinlikleri,  THY ve İZFAŞ gibi kurumlar ile birlikte turizm sektöründe öncülük eden 70 civarı işletme ile çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla tamamlandı. Öğrencileri sektör temsilcileriyle bir araya getiren etkinlikte, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Karaçanta, Çalışma ve İş Kurumu İzmir İl Müdür Yardımcısı Emin Dank, Çiğli Hizmet Merkezi Müdürü Funda Özsan da hazır bulundu. Kariyer buluşması, İKÇÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emre Güler’in moderatörlüğünde,  İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Karaçanta, Rixos Premium Bodrum Genel Müdürü Mehmet Tulunay, İKÇÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Nil Sonuç’un konuşmacı olduğu  “Turizmde Teknoloji ve İnovasyon” paneliyle başladı. “İstihdam adına örnek etkinlik.” Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, bu sene üçüncüsü gerçekleştirilen kariyer günlerinin İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde gerçekleştirilen ve geleneksel hale gelen önemli etkinlikler arasında yer aldığını ifade etti. Prof.Dr.Gökçe,” Her geçen yıl kapasitesi ve sağladığı istihdam olanakları ile büyüyerek gelişmekte olan Turizm Fakültesi kariyer günleri etkinlikleri,  üniversite sektör iş birliği konusunda örnek teşkil etmektedir” dedi. “Öğrencilerimizin kariyer danışmanıyız.” Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba ise öğrencilerinin mezun olduktan sonraki kariyer planlaması adına sektörle yakın ilişkiler kurduklarını vurguladı. Prof.Dr. Akbaba, “Biz fakülte olarak öğrencilerimize sadece nitelikli öğrenim sunma sorumluluğu hissetmiyoruz. Aynı zamanda mezuniyet sonrasında istihdam olanakları yaratma konusunda da kendimizi sorumlu hissediyoruz. Öte yandan sektörle her alanda iş birliğine yönelik imzaladığımız üniversite-sektör iyi niyet protokolü de sektörden yoğun ilgi görmektedir. Öğrencilerimizi istihdam eden işletmelerin bize ulaşarak öğrencilerimizden ne kadar memnun olduklarını özellikle ifade etmeleri bizi ziyadesiyle memnun ediyor.” diye konuştu. “İzmir ve Turizm” İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Karaçanta, İzmir ili turizmi ile ilgili istatistiki bilgiler sunarken, İzmir’in sahip olduğu değerleri ve il kültür ve turizm müdürlüğü olarak yapılan çalışmaları anlattı. İzmir’de turizm potansiyeli, turizm yatırımlarının mevcut durumu ve gelecekteki turizm gelişim ve yatırım projeleriyle Müdürlüğün katılım gösterdiği yurt içi ve yurt dışındaki tanıtım faaliyetlerinden istatistiki bilgiler sundu. “Çağımızın yeni meslekleri” Sektör adına bilgi aktaran Rixos Premium Bodrum Genel Müdürü Mehmet Tulunay da dijitalizasyonun otelcilikte kariyer planlaması üzerine yansımalarından bahsetti ve bu anlamda çağın yeni meslekler ortaya çıkardığını vurguladı. Tulunay, bir işletmenin nitelikli insan kaynağı yaratmaya yönelik çalışmalarının en değerli yatırım olduğunu önemle belirtti, öğrencilere sektörel profesyonel deneyimleriyle ilgili paylaşımlarda bulundu.  “Turizmde dijitalleşme” İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Nil Sonuç ise Türkiye’de ve dünyada dijitalizasyonun turizm sektörüne etkisi, turizmdeki uygulamaları ve yansımalarından örnekler veren bir sunum gerçekleştirdi. Panel sonrası geleceğin başarılı şefleri arasında yer almaya aday İKÇÜ’lü  Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü birinci sınıf öğrencileri, sembolik şef önlüklerini giyerek sektöre ilk adımı attı. Gün boyu fuaye alanında devam eden kariyer buluşmasında, stantlarda yer alan konaklama işletmeleri, seyahat acentaları, eğitim, kariyer ve staj danışmanlık firmalarından gelen yöneticiler, turizm öğrencileri ile staj, çalışma imkânları ve eğitimlerle ilgili görüşmeler gerçekleştirdi.  

  • MÜHENDİSLİK VE SEKTÖR BULUŞMALARI: ‘MUSEB 2019’

    MÜHENDİSLİK VE SEKTÖR BULUŞMALARI ‘MUSEB 2019’ İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi mühendislik öğrencilerinin girişimleriyle oluşturulan, geleceğin mühendislerini sektörün önce gelen firmalarıyla buluşturan, Mühendislik ve Sektör Buluşmaları “MUSEB 2019” düzenlenen çeşitli etkinliklerle tamamlandı. İKC-ENSO Topluluğu öğrencilerince düzenlenen, İzmir ve çevre illerden gelen toplam 800 mühendislik öğrencisinin de misafir olduğu etkinliklere; İKÇÜ Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Aydoğan Savran’ın yanı sıra; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Tuncer Asunakutlu, BMC Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk, Mimar ve Mühendisler Grubu(MMG) İzmir Şube Başkanı  Abdülaziz Aydın, Kızılay İzmir Şube Müdürü Kerem Fahri Baykalmış ile Türkiye’de ve dünyada marka olmuş 24  firmadan gelen üst düzey yöneticiler katılım sağladı. “Projelerimizi uluslararası boyuta taşıyoruz.” Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Adnan Kaya, geleceğin İKÇÜ’nün mühendislerinin bu yıl ikincisini düzenlediği sektör-öğrenci buluşmasını oldukça önemsediklerini kaydetti. Prof.Dr.Kaya,  Teknoloji Transfer Ofisi üzerinden, Proje Genel Koordinatörlüğü’nce gerçekleştirilen projelerin uluslararası boyuta taşındığını vurgulayan Prof.Dr.Kaya,  “3 binin üzerinde firma kayıtlanmasını üniversitemizin UBYS sistemine başarılı bir şekilde transfer ettik. Kayıtlanmış firma sayımız 3 bin 500’e yaklaştı. Büyük Veri ( Big Data ), Nesnelerin İnterneti (IOT), Zenginleştirilmiş Gerçeklik, Bulut Teknolojileri, Yatay-Dikey Yazılım Entegrasyonu, Siber Güvenlik, Akıllı Robotlar, Eklemeli Üretim, Simülasyon  gibi teknolojilerin uygulanabilmesi için gerekli olan Yapay Zeka – Akıllı/Öğrenen Sistemler, Algılama Sistemleri,  Bilgisayarla Görme, Tasarım, CAD/CAM/CAE, İmalat, Enerji, Tedarik ve Değer Zinciri Yönetimi, Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi, Yönetim ve Sosyal Bilimler, Eğitim branşlarında İKÇÜ, endüstrinin sayısal  dönüşümüne katkı verecek yetkinlikte, akademik uzman alt yapısına sahiptir. Yeni dönemde Proje Kartı sistemini başlattık. Böylece firmalar yaşadıkları problemlerini kartlarımızı doldurarak havuzuma aktardılar. Burada da 100’e yakın proje önerisine yaklaştık. Bu önerilerden bazılarını Sanayi işbirliği ile  TÜBİTAK veya KOSGEB’e proje olarak sunmayı planlamaktayız. Bu yolla 80’e yakın TÜBİTAK projesi üniversitemizde yürümektedir. Bu önemli bir başarıdır. Bu projenin yanında Kore ile ortak proje, İngiltere Projesi, NATO ve İZKA projeleri içerisinde yer almamızla, çok ciddi bir aşama kaydettiğimizi düşünüyorum.” diye konuştu. “Gençler projelerine dört elle sarılıyor.” Gençlerden gelen başarılı proje girişimlerine dikkat çeken Prof.Dr.Kaya, “Gençler projelerde yürütücü olduğunda projelere dört elle sarılıyor. Bu projeler de genellikle başarı ile sonuçlanıyor ve pratik bir karşılığı da olmuş oluyor. Bu anlamda mühendislik buluşmaları oldukça önem arz etmektedir. Ben özellikle BMC ana sponsorumuza teşekkür ediyorum. Bu destekler özellikle lisans düzeyindeki projeleri de kapsar ise, bu iş birliğinin hedefine başarılı bir şekilde ulaşacağını düşünüyorum.” şekilinde konuştu. BMC'nin 1964 yılında kurulan ve bugüne kadar ülkenin hizmetine sunduğu ürünlerin yanı sıra 80 ülkeye yaptığı ihracatla değerli bir marka haline geldiğini ifade eden BMC Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk, milli ve yerli sanayi oluşturma yolculuğunda önemli adımlara imza attıklarını ifade etti. Bu yolculukta gençlerin sinerjisine oldukça güvendiklerini vurgulayan Taha Yasin Öztürk, “Az önce izlediğiniz tanıtım filmimizi, sizler gibi genç öğrenciler çekti, yönetti ve oynadılar. Tanıtım filmi için, daha fazla bütçe ayırıp filmi iyi yönetmenlere de çektirebilirdik. Ama, gençlerin her zaman daha iyisini yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini biliyoruz. Bu sebeple sizin gibi genç arkadaşlarımızın fikirleri projelere çok önemli. Bu güzel etkinliklere imza atan genç mühendislerimizin ileride ülkemiz için daha güzel işlere imza atacağına inancımız tam.” dedi. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seminerlerde öğrenciler firma temsilcileriyle bir araya gelerek; sektörle ilgili merak ettikleri konu başlıklarına yanıt aradı.

  • İKÇÜ’LÜ GENÇLER TRT GELECEĞİN İLETİŞİMCİLERİ YARIŞMASI’NA HAZIR!

    TRT uzmanları, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerine “Geleceğin İletişimcileri Yarışması” hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Merkez dersliklerinde gerçekleştirilen “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması” tanıtım toplantısında, TRT İzmir Bölge Müdürlüğü’nün alanında uzman ve deneyimli  ekibi, Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerine bu yıl beşincisi düzenlenecek olan yarışmaya ilişkin çeşitli bilgiler verdi ve öğrencilerin sorularını yanıtladı. TRT’nin uzman ekibinde, Murat Gencer, İsmail Hakkı Dostoğlu, Cumhur Özmakinacı yer alırken; konuklara İKÇÜ Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Nazım Ankaralıgil ile Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal eşlik etti. Gerçekleşen tanıtım toplantısında, yarışmanın kısa tarihi, önceki yarışmalarda ödül kazanan proje örnekleri, yarışmaya katılan üniversite, öğrenci ve proje sayılarına ilişkin istatistikler aktarıldı. ‘Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ hakkında “Bir fikrin varsa bizimle paylaş” sloganıyla yola çıkan ‘Geleceğin İletişimcileri Yarışması’, Radyo, Haber, Televizyon ve İnternet Yayıncılığı olmak üzere dört ana dal ve 12 kategoride gerçekleştirilmektedir. Medya ve iletişim sektörüne donanımlı iletişimcilerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen yarışma, Türkiye’de üniversite öğrencileri arasında yapılan en kapsamlı iletişim projeleri yarışmasıdır. Üniversitemiz Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri 2018 yılında dördüncüsü gerçekleşen yarışmada Kısa film ve Televizyon programcılığı kategorilerimde birincilik ödülü kazanmıştır. 

  • PROF.DR.GÜNAY’DAN, ‘İNOVASYON FELSEFESİ’

    PROF.DR.GÜNAY’DAN, ‘İNOVASYON FELSEFESİ’ Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve YÖK Eski Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, konferans vermek üzere İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne konuk oldu. İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Topluluğu ile Proje Genel Koordinatörlüğü’nün organizasyonu ile İKÇÜ’ye konuk olan Prof. Dr. Durmuş Günay, ‘İnovasyon Felsefesi’ başlıklı bir konferans verdi. İnovasyona felsefe ile bakmak, inovasyon ile ilişkili kavramlar, teknoloji ve inovasyon ilişkisi, dijitalleşme: dijitalleşmeye felsefe ile bakmak başlıklarıyla konuşmacılara seslenen Prof.Dr.Günay’ı; Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Adnan Kaya, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ertuğrul Deliktaş, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci takip etti. “İnovasyon felsefesi de akıl yürütmeye dayanır.” “İnovasyon konusunda, öncelikli amacımızın bu ülke için ‘yüksek vasıflı iş gücü’ yetiştirmek olduğunu söyleyebilirim” diye konuşan Prof.Dr.Günay, inovasyon felsefesinin felsefe alanının tüm dalları gibi, mantıklı bir akıl yürütmeye dayandığını ifade etti.  Prof.Dr.Günay,  “Ahlak felsefesini ele alalım; birçok filozof farklı varsayımlar üzerinden farklı ahlak tanımları yapmıştır. Ancak varsayımları farklı olsa da, temel dayanakları mantıklı gerekçeler sunmaktır. Aynı şey örneğin bilim felsefesi için de geçerlidir. Bizim düşünce yapılarımızı düşündüğümüzde; tüm düşünce yapımızın aksiyomlara çıktığını görürüz. Aksiyom, kanıta gerek duymadan kabul ettiğimiz önermelerdir. Her bir düşünce, bu aksiyomlara dayanır. Bilim de hipotezden başlar. Hipotezin nasıl kurulduğuna dair bir yöntem yoktur. Bu nedenledir ki, şiir yazmanın, bir şey icat etmenin birer tarifleri yoktur. Bunlar düşünceler yoluyla bize gelir; aranması halinde bulunur fakat her arayan da bulamayabilir.” dedi. “Teknolojik gelişmeler değişkenlik gösterir.” “ Hiçbir sorunun reçetelendirilmiş bir çözümü yoktur. Çünkü zaman değiştikçe, çözüm olarak görülen şey çözümsüzlüğe yol açabilir.” diyerek geçmişin çözümlerinin şimdinin problemi olabileceğini vurgulayan Prof.Dr. Günay şöyle devam etti: “ Örneğin hayatın değişen ve değişmeyen tarafları var. Her dinde kabul görmüş ortak değerleri; ya da her kültürde ortak doğruları/yanlışları değişmeyen taraflar olarak düşünebiliriz. Hayatın bir de değişen tarafları vardır. Özellikle teknolojik gelişmeleri örnek olarak düşünebiliriz. Günlük hayatta kullandığımız teknolojik araçlar sürekli değişiyor; beraberinde ekonominin birçok unsuru değişim gösteriyor.” “İnovasyonu rekabet sözcüğü ile sıkça kullanırız.” İnovasyon kavramını da irdeleyen Prof.Dr.Günay, bu kavramın artık rekabet sözcüğü ile kullanıldığını ifade etti. Prof.Dr.Günay, “Kelimeleri kavramların kapları gibi düşünebiliriz. Aynı kaba, yani sözcüğe, farklı kavramlar doldurabiliriz. İnovasyonun da öyle bir tarafı var. Yani terminoloji olarak aynı kalan fakat içeriği sürekli değişen bir terim. İnovasyon kavramını günümüzde bir ülkenin gücünden bahsederken kullanıyoruz. Bu kavramla birlikte rekabet sözcüğünü de sıkça kullanırız. Aslında rekabet ortamı, çatışmaya ve beraberinde çeşitli zararlı sonuçlara yol açabilen bir ortamdır. Rekabet gücünü açıklarken inovasyon kapasitesinden bahsetmek zorundayız. Çünkü günümüzde bir ülkenin gücü inovasyon ile görünür/ölçülür olmuştur.” diye konuştu. “İnovasyon felsefesinin anlaşılması için tarihten bahsedilmesi gerekli.” Felsefedeki üç “var olan”dan bahseden Prof.Dr.Günay, inovasyon felsefesinin anlaşılması için tarihten bahsedilmesi gerektiğini kaydetti.  Prof.Dr.Günay, “19. yüzyıla kadar tüm bilimler felsefenin içerisinde yer alırken, 19. yüzyılda tüm bilimler bağımsızlıklarını ilan etmiştir. Bu tarihten önceki tüm bilimler, kendine özgü yöntemlerini geliştirip kendi alanlarının diğerlerinden belirgin şekilde ayrılmasını hedeflemiştir. Bunu yaparlarken, birçok akıl yürütme ve yöntemlerden ve varsayımlardan da zamanla vazgeçilmiş; yeni doğrulara ulaşılmıştır. Evren tasarımları kendinden önceki düşüncelerden gitgide farklılaşıyor. Karşılaştırmalı bir örnek üzerinden gitmek gerekirse, Kopernik öncesinde Güneş’in Dünya’nın etrafında döndüğüne inanılırken Kopernik 1543’te Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü keşfederek hayal edilen evren tasarımındaki paradigmayı değiştirmiştir. Aynı şeyi kurumlar ve bireyler karşılaştırması ile düşünürsek, bireylerin kurum ve firmaların etrafında döndüğü varsayılırken aksine değer yaratmanın merkezinde bireylerin olduğu görülmüştür. Başta kurduğumuz “Hayat bir problem çözme sürecidir” cümlesine dönecek olursak, hayatın problemsiz sürdürülemeyeceğini söyleyebiliriz. Çünkü karşımıza çıkan her problem, her ne kadar bir şeyleri zorlaştırsa da, hayatiyetimizi sürdürmek için birer imkândır. İnovasyon sözcüğü, toplumsal, kültürel ve idari ortamlarda yeni yöntemlerin kullanılması anlamına gelmektedir. Teknolojinin büyük hızda geliştiği, her şeyin hızla değiştiği günümüzde, bu yeniliklere uygun olarak yeni yöntemlerin geliştirilmesi oldukça zaruridir. Hocaları ve öğrencileri düşünelim: Öğrenciler yaşları gereği dijital yerliler iken bizler dijital göçmenleriz. Bu kavramlar bize şunları anlatır; yaşları gereği çocukluk çağından itibaren dijital teknolojileri kullanan, dijital teknolojilere doğal olarak adapte olan kuşak ile dijital yerlileri; dijital teknolojilerle ilerleyen yaşlarında tanışan ve çoğu zaman teknolojik gelişmelere zor adapte olan kuşak dijital göçmen kuşağıdır. Bir dijital göçmen olan bir üniversite hocasının, aktif ve etkili bir şekilde ders verebilmesi için, dijital çağın teknolojilerini öğrenmesi ve öğretme biçimlerinde yeni yöntemler denemesi gerekir. Bu örnek te görüldüğü gibi inovasyon, eğitim açısından son derece büyük bir öneme sahiptir. Öğrenmenin kaynağı kendisindedir; yeni yöntemleri öğrenmeye açık olmayan kişi öğretemez.” şeklinde konuştu “Farklı olanı teşvik etmek lazım.” İnovasyon felsefesini anlatırken mutlaka anılması gerek bir diğer kavramın ise farklılaşma ve farklı olanı teşvik etmek olduğunu ifade eden Prof.Dr.Günay, iş hayatında da en önemli şeyin farklılaşma olduğunu vurguladı. Prof.Dr.Günay, “ İş hayatında yanlış yapan bir kişi, farklı bir şey denediği için takdir görmelidir. Çünkü hata yapmamak adına aynı şeyleri yapmak aslında hiçbir şey yapmamak demektir. Bir diğer önemli kavram da hakikate ulaşmaktadır. Bunun için de uzun yıllar boyunca emek vermek, çalışmak, düşünmek, yeni düşünme biçimleri oluşturmak gerekmektedir. Çünkü hakikate ulaşma çabası felsefenin temel çabalarındandır; bu çaba olmadan doğru düşünme biçimine ulaşamayız.” dedi.  

  • İKÇÜ TIP’TA HEDEF ULUSAL TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYONU

    İKÇÜ TIP’TA HEDEF ULUSAL TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYONU İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyonu için yaptığı başvuru çerçevesinde akreditasyon temel standartlarını karşıladığı değerlendirmesini aldı. Fakültemiz 17-21 Şubat 2019 tarihleri arasında Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) ziyaret ekibini ağırladı. Prof. Dr. Ayça Vitrinel başkanlığında, İKÇÜ’nün misafiri olan heyette;Prof. Dr. Melih Elçin, Prof. Dr. Ediz Demirpençe, Prof. Dr. Cenk Sökmensüer, Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üy. Sümer Mamaklı ile Tıp Fakültesi öğrencisi Esra Erdoğan yer aldı. Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları, Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökhan Köylüoğlu, dekan yardımcıları ile çok sayıda akademisyenin hazır bulunduğu değerlendirme ziyaretinin açılış toplantısında; İKÇÜ kurucu Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan ve eski Rektör Vekili Prof.Dr.Mehmet Tokaç ile Tıp Fakültesi kurucu Dekanı Prof.Dr. Mehmet Ali Malas’ da hazır bulundu. “Vizyonumuz uluslararası ölçütlere uygun tıp eğitimi” Başvuru ile ilgili fakülte olarak hazırladıkları özdeğerlendirme raporu hakkında katılımcılara brifing veren İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu, uluslararası ölçütlere uygun tıp eğitimi ile bilim dünyasına araştırmalarıyla hizmet eden hekimler yetiştirme gayretinde olduklarını söyledi. Prof. Dr. Köylüoğlu, “Rapor hazırlama süresince büyük bir gayret ve fedakarlık gösteren başta ÖDR hazırlama kurulu ve Tıp Eğitimi Anabilim Dalı olmak üzere, akreditasyon standartlarına uyum sağlama konusunda destek veren tüm öğretim üyelerimize, idari personelimize ve öğrencilerimize katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür eder sürecin Fakültemiz için başarı ile sonuçlanmasını dilerim.” diye konuştu. Beş gün süren ziyarette TEPDAD ziyaret ekibi, İKÇÜ Tıp Fakültesinde yönetimi, ÖDR hazırlama ekibi, öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, öğrenciler gibi farklı paydaşlarla görüşerek; altyapı ve olanakları yerinde gözlemledi. Heyetin ziyaretleri sonucunda bir rapor hazırlayarak TEPDAD yönetimine sunacağı bildirildi.  


Toplam 137