Kişi , Haber, Etkinlik, Sayfa, Duyuru, Başarılar, Menüler içerisinde arama yapabilirsiniz.

HABERLER Tüm HABERLER
Yeni

PROF.DR. KÖSE 2020-2024 DÖNEMİ STRATEJİK PLANLAMA ÇALIŞMALARINI BAŞLATTI

PROF.DR. KÖSE 2020-2024 DÖNEMİ STRATEJİK PLANLAMA ÇALIŞMALARINI BAŞLATTI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, 2020-2024 dönemi stratejik planlama çalışmalarının başladığını duyurdu. Başkanlığını yürüttüğü Strateji Geliştirme Kurulu’nda süreçle ilgili kararların alınarak hızla çalışmalara başlandığını söyleyen Prof. Dr. Köse,  yönetim kalitesini ve kurumsal itibarı artırarak İKÇÜ’yü daha ileri taşıyacaklarını belirtti. İKÇÜ’nün faaliyetlerini strateji ve politikalar çerçevesinde ortak bir amaca yönlendirmek üzere “Stratejik Yönetim” anlayışını benimsendiğini kaydeden Prof. Dr. Köse, “İKÇÜ Ailesinin tüm fertlerinin katkı ve katılımlarıyla üniversitemizin geleceğini birlikte şekillendireceğiz. 2020-2024 dönemi stratejik planlama sürecinin sahibi olarak, üniversitemizin gelecek tasarımını ortaya koyacak ve “sahiplenme ve katılımcılık” ilkeleri çerçevesinde, farklı görevlere ve donanımlara sahip birçok kişiyi bir araya getirecek olan bu süreçte tüm birim yöneticilerinin, tüm personelimizin ve değerli tüm paydaşlarımızın katkı ve katılımları bekliyorum.” dedi. Bilimsel yöntemlere dayalı analizler ışığında başlayan 2020-2024 Dönemi Stratejik Planı sürecinin şeffaf biçimde takip edilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Köse, bu amaçla bir web alanının da oluşturulduğunu vurguladı. Prof. Dr. Köse, “Hazırlık sürecini tüm paydaşlarımızla şeffaf biçimde yürütmek ve paylaşmak adına bir web sayfası hazırlanmıştır. İlgili sayfaya, http://stratejikplan.ikc.edu.tr/ linkinden ulaşılabilir. Yeni planımız katılımcılık temelinde yükselirken iç ve dış tüm paydaşlarımızın ilgilerini ve katkılarını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.  

Devamını Oku
Yeni

İKÇÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞINI BAKAN KURUM YAPTI

İKÇÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞINI BAKAN KURUM YAPTI İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2018 - 2019 akademik yılı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla açıldı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2018-2019 akademik yılı açılışı, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk konulması ile başladı. Ana Yerleşkede gerçekleştirilen resmi tören ise Rektör Prof.Dr. Saffet Köse’nin ev sahipliğinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine, İzmir Milletvekili Necip Nasır, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Eski Milletvekilleri Necip Kalkan, Kerem Ali Sürekli, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Rafet Dalkıran, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, Menemen Kaymakamı Mustafa Özkaynak, AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, İzmir il protokolünden üst düzey temsilciler, STK Temsilcileri, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademisyenler, idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. “Başarılarla devam ediyoruz.”  İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, ‘Üniversiteler Şehri İzmir Konsepti’ teması başlığındaki konuşmasında 2010 yılında İzmir’in 4. devlet üniversitesi olarak kurulan, 13 Fakülte ile planlanmış olan İKÇÜ’nün öncelikle “araştırma üniversitesi” olmayı hedeflediğini söyledi.  İKÇÜ’nün gururlandıran başarılara imza attığını kaydeden Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Üniversitemiz devlet üniversitelerinde öğretim elemanına düşen yayın sayısı sıralamasında 2016 yılında 24.'üncü sırada iken 2017 yılında 107 devlet üniversitesi arasında 11.'inci sıraya yükselmiştir. Üniversitemiz 2018-2019 Akademik yılında, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler genel sıralamasında 86 üniversite arasında 3. sırayı alarak büyük bir başarıya daha imza atmıştır. Üniversitemiz Bilimsel Araştırma çalışmalarına çok önem vermektedir. Üniversitemizin kurulduğu 2010 yılından itibaren yapılan Bilimsel Araştırma Projeleri nin 317’si tamamlanmış olup 215 proje ise devam etmektedir. TÜBİTAK kapsamında tamamlanan 33 proje ile hâlihazırda devam eden 45 projemiz vardır. Üniversitemizde İZKA kapsamında 4 adet proje,  Santez kapsamında 3 adet proje, Güney Kore Dgist kapsamında 2 adet proje tamamlanmıştır ve Horizon 2020 1 adet, AB İngiltere 1 adet, NATO SPS 1 adet projemiz devam etmektedir.” dedi. “Endüstrinin yerli dijital dönüşümüne katkı verecek yetkinlikteyiz.” Yaklaşık 600 firmanın olduğu bir bölgenin (AOSB) merkezindeki bir üniversite olarak çok önemli bir misyon üstlendiklerini kaydeden Prof. Dr. Saffet Köse, “Günümüzde Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 yaklaşımıyla birlikte bölgemizdeki şirketlerin akıllı üretim/yönetim aşamasına geçişte, üniversitemizin merkezi bir rol oynayacağı görülmektedir. Bu noktadan hareketle Üniversitemizin de katkısıyla, İzmir’ de, İzmir Ticaret Odası, üniversiteler ve özel sektör ile bir yerli dijital dönüşüm platformu oluşturulması konusunda fikir birliğine varılmıştır. İzmir’deki ekosistem paydaşları arasında işletmelerin dijitalleşme sürecinde acil ihtiyaçlarının tespit edilmesiyle birlikte üniversitemizde bu alana yönelik Nitelikli iş gücü ve istihdam için eğitim stratejilerinin belirlenmesi konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Büyük Veri (Big Data), Bulut Teknolojileri, Siber Güvenlik, Akıllı Robotlar, Simülasyon  gibi teknolojilerin uygulanabilmesi için gerekli olan Yapay Zeka – Akıllı Öğrenen Sistemler, Algılama Sistemleri,  Bilgisayarla Görme, Tasarım, İmalat, Enerji, Tedarik ve Değer Zinciri Yönetimi, Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi, Sosyal ve Beşeri Bilimler alanlarında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, endüstrinin yerli dijital dönüşümüne katkı verecek yetkinlikte, akademik uzman alt yapısına sahiptir.” diye konuştu. “TS13298 belgesini alan ilk kamu kuruluşuyuz.”  Rektör Prof.Dr. Köse, tamamen İKÇÜ imkânlarıyla geliştirilen Üniversite Bilgi Yönetim Sistemini kullanan 5 üniversite olduğunu, 300.000 kullanıcıya başarıyla hizmet verildiğini aktardı. Prof.Dr. Köse, “İçerisinde bulunan Elektronik Belge Yönetim sistemi ile İKÇÜ, 2014 yılında TS13298 belgesini alan ilk kamu kuruluşu olmuştur. Haziran 2018 tarihinde TS13298 standardı kapsamında Elektronik Belge Yönetim sistemimiz yıllık denetimden geçmiş ve yeni belgesini almıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi doğrultusunda İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi hazırladığı Ar-Ge Stratejisi ile halen yürütülmekte olan bilimsel araştırmaların odağını daha da arttırarak, mevcut ve gelecek çalışmalara disiplinler arası nitelik kazandırmak için çalışmaktadır” dedi. 'Bakan Kurum, Sıfır Atık Projesi' hakkında detay verdi… Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise İKÇÜ’nün kuruluşundan bu yana gösterdiği ivmeyi takdirle takip ettiklerini söyledi. Çevre sorunlarına dikkat çekerek başladığı konuşmasında denize atık bırakanlara verilen cezanın 5 kat arttırılacağını açıklayan Bakan Kurum,  ücretli hale gelecek olan poşetler için de şunları söyledi: “Atığın miktarımızı artırdığımız sürece istediğimiz kadar düzenli depolama tesisi yapalım, artık atmamayı da öğrenmeliyiz. Sıfır atık projesi önem arz ediyor. Yönetmelik çıkarıyoruz. Kamu ve kuruluşlarında zorunlu hale gelecek. 2017’de başladığımız ve yıllık 2,5 milyon tasarruf sağlanan projede 2023’de yıllık 20 milyar tasarruf sağlanacak. Bunda plastik poşetlerin ücretlendirilmesi de var. Yıllık yaklaşık 35 milyar lira poşet tüketiyoruz. Gittiğimizde markette 3-5 poşet alıyoruz. Kişi başı poşet kullanım miktar 440 adet. 2050’de denize atılan plastiklerin sayısı denizde yaşayan balıkların sayısından fazla olacak diye beklenti var. Denizlerde balık değil plastik yüzecek. Bir plastik poşet 100 yılda doğaya karışıyor. Plastik poşetin bertaraf edilmesi, üretiminden daha zor. Biz bu plastik poşetin kullanımı azaltmak zorundayız. Ocak ayında yürürlüğe girecek düzenlemede 2019 yılında adeti düşüreceğiz ve 2025 yılında 90 adete düşmüş olacak. İnşallah bu kullanımı 40’a düşürerek yüzde 90 tasarruf sağlamayı düşünüyoruz. Yine çöplerimizi atıp şehirlere zarar vermemek için depozito uygulaması getiriyoruz. Bunların da toplanması için depozito uygulaması getireceğiz. Eskiden pazara file ile giderdik, bez çantalarla giderdik. Dolayısıyla böyle poşet kullanma alışkanlığımız yoktu. İnşallah poşete getireceğimiz ücretlendirme ve depozito uygulaması ile atıkların daha az olması için düzenleme yapacağız.” "Şehirler kimliklerini kaybediyor."  Ülkemizin deprem bölgesi olduğunu belirten Bakan Kurum, bugüne kadar yaklaşık 86 bin insanın depremlerde hayatlarını kaybettiğini söyledi. Bakan Kurum, şöyle devam etti: "Bugün bakıyoruz ki 5,5 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor. 2030 yılında bunun 7,5 milyona varması bekleniyor. 2012’de çıkarılan yasa ile yaklaşık 580 bin konutun yenilenmesini gerçekleştirdik. Bu kentsel dönüşümü de şehirlerin mimarisine, kültürüne uygun yapmamız gerekiyor. Ay sonuna kadar bu stratejiyi açıklayıp değer esaslı emsal artışını mümkün olduğunca az yapacak şekilde, mevcut imar planlarında 7-8 katı geçmeyecek, yeni yapılacak alanlar da 4-5 katı geçmeyecek planlama ve dönüşümler yapmak istiyoruz. Bu dönüşümlerde bizim kültürümüzü yansıtacak mimarı projeler de çıkarmamız gerekiyor. Bizim bir tarzımız, kültürümüz, mimari kimliğimiz yok. Şehirler kimliklerini kaybediyor. Hocalarımıza çok iş düşüyor. Mimarimizi yansıtacak, gelecek nesillere Mimar Sinanlar gibi yansıtacağımızı projeler gerekiyor. Kentsel dönüşümle ilgili yapacağımız projeler önem arz ediyor. Stratejik planlama ile artık yeni planlanacak alanlarda bisiklet yolu, yürüyüş yolu bırakma zorunluluğu getiriyoruz. Otoparkla ilgili de düzenleme yaptık. Büyükşehirlerde, şehir merkezlerindeki trafik yoğunluğunu çözmek adına kamu alanlarından, yeşil alanlarda, meydan altı otopark yapabilmenin önünü açtık. Her daireye bir otopark zorunluğu getirdik. Toplu ulaşım alanlarında toplu otopark zorunluluğu getirdik. İnsanlar aracı bırakıp toplu ulaşımla işine alışverişe gidebilecek." “Açılmayan İZBAN durağının yol açtığı ulaşım sorunlarımız devam ediyor.” Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Hoyladı ise akademik yıl açılışında öğrenciler adına konuşma yaptı. İKÇÜ’ye mensup olmaktan duyduğu paylaştıklarını belirten Hoyladı, öğrenciler olarak Çiğli’de gözlemledikleri sorunları da dile getirdi. Hoyladı, “Hala vahşi depolama yöntemiyle yakınımızda bulunan Harmandalı Çöplüğünün yol açtığı hava kirliliği, her yönüyle müsait olduğu için kararlaştırılan ama açılmayan İZBAN durağının yol açtığı ulaşım sorunlarımız devam etmektedir.  Ayrıca kampüsümüzün 7-24 yaşanabilir bir kampüs haline dönüşmesi için ihtiyaç duyulan imkânlar ve sosyal donatıları da belirtmek isteriz.” dedi. Törende, Klasik Kemençe Cenap Başoğul, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarından; Neyde Kaşif Demiröz, Viyolonselde Seher Erkan ve Kanunda Doktor Öğretim Üyesi Halil Altınköprü, Bendirde İKÇÜ Turizm Fakültesi Rekreasyon Bölümünden Doktor Öğretim Üyesi Serkan Çelik, Tanburda Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümünden Araştırma Görevlisi Cem Çırak,  Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin sunduğu müzik dinletisi beğeniyle takip edildi.  Akademik yılı açılışı, akademik biniş giydirme töreni ve başarılı öğrencilere hediye takdimi ile son buldu.   Haberin videosu için tıklayınız   Doçent kadrosundan Profesör kadrosuna yükselen öğretim üyelerimiz Diş Hekimliği Fakültesinden Prof.Dr. Esra Uzer Çelik, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden; Prof. Dr.   Kerem Batır, Prof. Dr. Levent Bekir Kıdak, Prof. Dr. Nezih Metin Özmutaf, İslami İlimler Fakültesinden Prof.Dr.İbrahim Kutluay, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden, Prof.Dr.Şerafettin Demiç, Prof.Dr.  Özşen Çorumluoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesinden; Prof.Dr.  Hatice Yıldırım Sarı, Prof. Dr. Yasemin Tokem, Sanat ve Tasarım Fakültesinden Prof.Dr.  Fikri Salman, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden; Prof.Dr.  Bülent Sönmez, Prof.Dr. Özer Küpeli, Prof.Dr. Harun Ürer, Prof.Dr.  Aydın Işık, Prof.Dr. Cahit Telci, Su Ürünleri Fakültesinden Prof.Dr. Ramazan Serezli, Tıp Fakültesinden; Prof. Dr. Erhan Sönmez, Prof.Dr.Kurtuluş Öngel, Prof.Dr. Nihal Olgaç Dündar, Prof.Dr. Dilek Yılmaz Çiftdoğan, Prof.Dr. Ahmet Alacacıoğlu, Prof.Dr. Cemal Kazımoğlu, Prof.Dr.İzzetiye Ebru Çakır, Turizm Fakültesinden Prof.Dr.Zafer Öter Doktor Öğretim Üyesi kadrosundan Doçent kadrosuna yükselen öğretim üyelerimiz Eczacılık Fakültesinden; Doç.Dr.  Seda Nur Topkaya Çetin, Doç.Dr.  Sinem Ezgi Turunç, Doç.Dr.  Zeynep Şenyiğit, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden; Doç.Dr. Özge Karaege, Doç.Dr. Sedef Eylemer, Doç.Dr.  Zehra Nuray Nişancı, Doç.Dr.  Evrim Mayatürk Akyol, İslami İlimler Fakültesinden Doç.Dr.  Mehmet Dirik, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden; Doç.Dr.Hasan Karakul, Doç.Dr.  Mustafa Can, Doç.Dr. Gökçen Bombar, Doç.Dr.  Levent Çetin, Doç.Dr.Savaş Şahin, Doç.Dr. Mücahit Sütçü, Doç.Dr. Femin Yalçın, Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç.Dr.  Gülşah Kaner, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden; Doç.Dr. İlker Erdoğan, Doç.Dr.  Elif Korap Özel, Doç.Dr. Fatma Akkuş Yiğit, Doç.Dr. Devrim Özkan, Doç.Dr. Mikail Acıpınar, Tıp Fakültesinden; Doç.Dr.  Salih Gözmen, Doç.Dr. Pınar Gençpınar, Doç.Dr. Mehmet Yekta Öncel, Doç.Dr. İlker Şengül, Doç.Dr. Melih Kaan Sözmen, Doç.Dr. Yüksel Beşir, Doç.Dr. Nihan Kahya Eren, Doç.Dr. Mustafa Soyöz, Turizm Fakültesinden; Doç.Dr. Melike Yılmazer Araştırma Görevlisi ve Öğretim Görevlisi kadrosundan Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna atanan öğretim üyelerimiz Mühendislik Fakültesinden; Doktor Öğretim Üyesi Erman Ülker, Sağlık Bilimleri Fakültesinden; Doktor Öğretim Üyesi Turan Kahraman, Doktor Öğretim Üyesi Deniz Bayraktar, Doktor Öğretim Üyesi Deniz Şanlı, Doktor Öğretim Üyesi Derya Uzelli Yılmaz, Doktor Öğretim Üyesi Berna Nilgün Özgürsoy Uran, Tıp Fakültesinden Doktor Öğretim Üyesi Mümin Alper Erdoğan   İKÇÜ’ye bölüm bazında en yüksek puanla yerleşen öğrenciler   Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğrencisi Nisa Akgülü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencisi Begüm Canel Sosyoloji Bölümü Öğrencisi Sevcan Demir Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğrencisi Şerife Dereli Medya ve İletişim Bölümü Öğrencisi Elife Afşar Tarih Bölümü Öğrencisi Elif Tekeli Felsefe Bölümü Öğrencisi Erkan Altuner Coğrafya Bölümü Öğrencisi Savaş Peker   Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi   Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Nurhan Turan Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Halime Özge Kabak Harita Mühendisliği Bölümü Öğrencisi İbrahim Cem Bozkurt İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Bünyamin Tağu Makine Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Aytaç Ürken Malzeme Bilimi Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Güney Cem Gülbağ Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Hande Nur Uygun Petrol Ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Kerem Kunur   Diş Hekimliği Fakültesi İngilizce Programı Öğrencisi Deniz Güneytepe ve Türkçe Programı Öğrencisi Kudret İlayda Ateşoğlu   Eczacılık Fakültesi Öğrencisi Yusuf Polat   İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğrencisi Engin Çavdur Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Şeymanur Albayrak Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisi Aleyna İlay İktisat Bölümü Öğrencisi Cansu Çakır Maliye Bölümü Öğrencisi Hacer İlayda Eren Sağlık Yönetimi Öğrencisi Tuğçe Özder İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Abdülkadir Akyol   Orman Fakültesi Öğrencisi Buket Fidan   Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğrencisi Ece Kurtuldu Hemşirelik Bölümü Öğrencisi Merve Şen, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğrencisi Onur Osman Akarca   Su Ürünleri Fakültesi Öğrencisi İbrahim Yarar,   Tıp Fakültesi Öğrencisi Cemile Yalman   Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğrencisi Yiğit Tığ Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğrencisi Can Kuzum Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencisi Tayfun Mert Kasal   Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Fizyoterapi Bölümü Öğrencisi Leyla Tekin Ağız Diş Sağlığı Bölümü Öğrencisi Veysel Savcı İlk ve Acil Yardım Bölümü Öğrencisi Ayşegül Güzel Yaşlı Bakımı Bölümü Öğrencisi Leyla Selçuk

Devamını Oku
Yeni

İKÇÜ’de ‘Osmanlı Akdeniz’i’ tartışıldı

İKÇÜ’de ‘Osmanlı Akdeniz’i’ tartışıldı Türkiye’de ve Dünyada Osmanlı Deniz tarihçiliğinin önde gelen ismi Prof. Dr. İdris Bostan “Osmanlı Akdeniz’i Nasıl Anlaşılmalı?” başlıklı konferansıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin konuğu oldu. Tarih ve Kültür Topluluğu öğrencilerinin düzenlediği konferansa, Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Turan Gökçe’nin yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Konferansın başında kısa bir konuşma yapan Prof. Dr. Gökçe, denizcilik tarihimizin dünyaca tanınan tarihçisini, İKÇÜ’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Prof. Dr. Turan Gökçe, “Üniversiteler sadece kendi akademik kadrolarıyla sınırlı kalarak öğrencilerini geliştiremez. Bu sebeple alanında ciddi eserler veren bilim adamlarını öğrencilerimizle buluşturmak son derecede önem taşımaktadır. Prof. Dr. İdris Bostan gibi değerli bilim adamlarımızı üniversitelerimize davet etmeli, onların eşsiz bilgi dağarcığından feyz almalıyız. Öğrencilerimizi bu güzel etkinliği düzenledikleri için tebrik ediyorum” dedi. Osmanlı Akdeniz’i Prof. Dr. Bostan konu hakkında yıllar süren çalışmaları neticesinde bir “Osmanlı Akdeniz’i” gerçeğinin mutlaka kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak; “Kuzey Afrika’dan Suriye kıyıları, Anadolu’dan Adriyatik kıyılarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada sağlanan Akdeniz hâkimiyeti bu kavramın gerçekliğine işaret etmektedir.” dedi. Fatih Sultan Mehmed’in en önemli gayesi Osmanlıların denizlerdeki varlığını 14.yüzyıldan sonra geliştirdiği politikalarla sağlamlaştırdığını vurgulayan Prof. Dr. İdris Bostan, İstanbul’un Fethi’nin bunda çok önemli bir rol oynadığını kaydetti.  Fatih Sultan Mehmed’in denizcilik politikasının Osmanlıları denizlerde büyük bir güç haline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Bostan, “Karadeniz’in bir iç deniz haline büründürülerek Akdeniz’den gelecek tehditlere karşı korunaklı hale getirilmesi, imparatorluğun çok önem verdiği amaçlarından biri oldu. Bu durum, zihin dünyasını tarih ve coğrafya merakıyla geliştirmiş olan Fatih Sultan Mehmed’in bir başarısı idi. Fatih Sultan Mehmed’in bu amaçla çıkardığı fermanlar tarihçiler tarafından bilinmektedir. 1475 yılında Gelibolu’da 100 geminin hazır bulunması, Osmanlı fetihlerinin istikametini göstermesi açısından önemlidir.” diye konuştu. “İmparatorluğun en az 400 yıllık felsefesi bunun üzerine kuruluydu” İstanbul’un Fethinde Osmanlı donanmasına verilen önemin tesirinin görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Bostan, daha fetihten önce denizden gelecek düşman unsurlarına karşı önlemlerin alındığını belirtti. Prof. Dr. Bostan, “İstanbul Boğazına bakıyorsunuz, Anadolu Hisarı vardı. Fetih öncesinde Rumeli Hisarı da yapıldı. Fatih’in gerekçesi çok belliydi, Karadeniz’den gelecek tüm yabancı gemileri kontrol altına almaktı. Bu, Yıldırım Bayezid’in projesiydi aslında. Fatih, Çanakkale’nin girişine Kilitbahir ile Kale-i Sultaniye’yi yaptırdı. Söz konusu askeri hazırlıklar, Akdeniz’den gelecek tüm düşman tehditlerini daha Çanakkale’de karşılamak içindi. İmparatorluğun en az 400 yıl bütün felsefesi bunun üzerine kuruluydu”. Aynı politika yalnızca Karadeniz için değil Akdeniz ve Kızıldeniz için de geçerli idi. Kızıldeniz’deki Osmanlı denizcilerinin henüz Memluklar döneminde bile faaliyette bulunduğuna şahit olmaktayız. “Fatih’in bu anlayışı çerçevesinde Osmanlıların denizleri kontrollerinde tutmak için verdikleri mücadele ve gayret yüzyıllarca sürdü” dedi. “Donanmanın başarısı imparatorluğu güçlendirdi.” Türk denizcilik tarihinin Osmanlı tarihçiliği içerisindeki konumunu vurgulayan Prof. Dr. Bostan,  denizlerdeki gelişmelerin karadaki genişlemeye büyük katkısı olduğunu vurguladı,  Prof. Dr. İdris Bostan, Osmanlı Devletinde donanmaya verilen önemi çeşitli örneklerle aktardı. “Koca Sinan Paşa’nın III. Murad’a sunduğu telhisinde, padişahım bu deniz işleri çok mühimdir. Siz hazinenin bütün imkânlarını seferber etseniz, bir donanmayı inşa etmek için en az 7-8 ay gerekir. Hâlbuki kara seferi kolaydır. Bir ferman buyurursunuz, atına binen yola koyulur, der. III. Murad cevaben, elzem olmayan harcamaların bir kenara bırakılarak tersane masraflarının karşılanmasını emreder. Osmanlı İmparatorluğu karada fetihlerle sınırlarını genişletiyordu. Bunda hiç şüphe yoktur. Ama diğer taraftan denizlerde de büyüyordu. Nitekim denizlerde geriledikçe karada da geriledi. Osmanlı donanmasının gücü ve deniz politikalarının etkisi, onu 16. yüzyılın başlarından itibaren Akdeniz dünyasının en önemli devleti konumuna getirdi” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Bostan, son yıllarda denizcilik tarihi alanında yapılan çalışmaların sayısının artış gösterdiğini ancak bu alanda daha yapılacak çok şeylerin olduğunu vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

Devamını Oku

İKÇÜ - GÖZTEPE İŞ BİRLİĞİ YAPACAK

İKÇÜ - GÖZTEPE İŞ BİRLİĞİ YAPACAK Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ile yönetim kurulu üyeleri Rektör Prof.Dr.Saffet Köse’yi makamında ziyaret etti. Görüşmede iki kurum arasında yapılması için ön görülen iş birlikleri masaya yatırıldı. Görüşmede, Rektör yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya, Genel Sekreter V. Nurettin Memur da hazır bulundu. Ziyaret ile ilgili bilgi veren Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Göztepe Spor Kulübü ile sporcu sağlığı ve eğitimi branşlarında iş birliği yapılması ile ilgili fikir birliğine varıldığını söyledi. Prof.Dr.Köse, “Ülkemizin spor alanındaki gelişmelerine katkı sağlamak için birlikte gayret göstereceğiz. Bu gayretin ilk adımı olarak bir araya geldik. İkili çalışma grupları oluşturarak akademi ile spor camiasını ortak paydada buluşturan çalışmalar yapmayı planlıyoruz.” dedi. Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ise Türkiye’deki tüm spor dallarında, olimpiyatlar ve diğer yarışmalarda genç sporcu yetiştirmekle ilgili bir sıkıntının olduğunu kaydetti. Başarıyı arttırmakla ilgili çalışmaların yürütüldüğünü de ifade eden Sepil, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu konudaki söylemi aynı, bunu yapacak alt yapıların kurulmasıdır. Bu konuya olan duyarlılığı ve desteğini de biliyoruz. Bir takım yapılar kuruldu, statlar, spor salonları yapıldı. Göztepe Spor Kulübü olarak şunu görüyoruz ki, eğitimle spor henüz tam olarak birbirini tamamlamıyor. Bu noktada Sayın Rektörümüzü ziyaret ettik. İKÇÜ ile bu konuda ve daha birçok konuda birlikte çalışabileceğimizi söyledik. Çünkü eğitimle pratiği birleştirmek çok önemli. Bu işin uygulanabileceği bir alan olabiliriz. Mühim olan iki tarafın da ortak noktada birleşmesidir. İzmir’e Türkiye’ye faydalı gençlerin yetiştirilebileceği ortamı oluşturmak adına araştırma yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Devamını Oku

KURUMSALLAŞMAYA UZEM KATKISI

İKÇÜ PERSONELİNE ARŞİV EĞİTİMİ  İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Genel Sekreterliğe bağlı olarak çalışmalarına devam eden Kurum Arşiv Müdürlüğü, kurumsal arşivin oluşturulması adına önemli bir eğitime imza attı. Birimlerdeki sorumlu personeli, arşiv ve dosya oluşturma konularında bilgilendirmek için ‘Standart Dosya Planı Uygulama, Dosyalama ve Arşivleme Programı’  eğitim kursu düzenlendi. İKÇÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜ UZEM) iş birliği ile tamamlanan program, uzaktan eğitimi ve sınavı ile İKÇÜ’de ilk kez uygulandı. Programı, Üniversite Bilgi Yönetimi Sistemini takip ederek, uygulanan sınavda başarılı olan toplam 83 İKÇÜ çalışanı adına 14 personel katılım sertifikasını Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin elinden aldı.

Devamını Oku

KIZILAY BİZİM HER ŞEYİMİZ...

“KIZILAY BİZİM HER ŞEYİMİZ.” Türk Kızılayı Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde Kızılay Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen ‘Kızılay ve İnsani Yardım’ temalı söyleşiye katıldı. Söyleşiye,  İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, Dekanlar, Türk Kızılay’ı Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç, Türk Kızılayı Genel Sekreteri Hüseyin Can, Türk Kızılayı İzmir Şube Başkanı Kerem Baykalmış, Genç Kızılay Genel Başkanı Emre Koç, Türk Kızılayı yönetim kurulu üyeleri Cengiz Yurdabekçi ve Ercan Tan, İKÇÜ Genç Kızılay Topluluğu üyeleri akademisyenler ile öğrenciler katıldı. “Kızılay bizim her şeyimiz.” İKÇÜ Genç Kızılay Topluluğu’nun etkinlikleri ile ilgili yaptığı sunumun ardından konuşma yapan Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Kızılay’ın İKÇÜ’ye gösterdiği ilgi ve verdiği destek için teşekkür etti. Prof.Dr. Köse, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Türk Kızılayı Konak Şubesi iş birliğiyle İzmir’de bir ilkin hayata geçtiği ‘Sosyal Market’ ile tüm ihtiyaç sahibi öğrencilere ücretsiz giyim desteği sağlandığını hatırlatarak; “Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi ile Kızılay yetkilileri koordinasyonunda, talep eden tüm ihtiyaç sahibi İKÇÜ öğrencilerine ücretsiz giyim eşyası veriliyor. İKÇÜ Sosyal Marketten geçen yıl 450 öğrencimiz faydalandı. Bu sene de bu ilgi ve destek devam ediyor. Ayrıca üniversitemizdeki ayda bir yürütülen kan bağışı kampanyaları da düzenli olarak yapılıyor.  Kızılay ile ilgili bilinçlendirme etkinlikleri de devam ediyor. Kızılay bizim her şeyimiz. Kerem Bey’in çalışmalarını takdirle ve gururla takip ediyoruz.” dedi. “Sessiz çığlıkların savunuculuğunu yapan çok az millet ve lider kaldı.” Söyleşide, Türk Kızılayının kuruluşunun bundan 150 yıl önce başladığını, bu dönemde kurulmuş olan gönüllülük harekâtının savaş döneminde cephede Mehmetçiğe destek olurken; arka tarafta aç kalan Mehmetçiğin ailesine aş götürerek acısını dindirmeye çalıştığını söyledi. Bu gönüllülük harekâtının çığ gibi büyüdüğünü belirten Dr. Kınık, dünyadaki Kızılay ve Kızılhaç harekâtı içerisinde 11'inci dernek olarak kurulduklarını, 150 yıldır insanların ıstıraplarını dindirmek için gönüllüleriyle beraber çalışan büyük bir aile olduklarını ifade etti. Türk Kızılayının bir merhamet çınarı olduğunu vurgulayan Kınık, şunları kaydetti: "Biz çok büyük bir aileyiz. Geçen sene Kızılay’a 1 milyon 600 bin kişi tarafından 2 milyon 500 bin kere bağış yapılmış, bu büyük bir rakamdır. Bu toplumun kendisinin olarak gördüğü, milli olarak gördüğü değerdir. Biz Kuvayı milliyeyiz, biz milletin kuvvetiyiz. Öncelikle kendi insanımız başta olmak üzere, dünyada nerede bir acı varsa elimizi oraya uzatmaya çalışıyoruz. Geçen sene yardım ulaştırabildiğimiz, dokunduğumuz insan sayısı bütün dünyada 18 milyon 600 bin kişiydi, bu yıl sonuna inşallah 30 milyonun üstüne çıkarmaya çalışıyoruz. Bugün nerede bir acı varsa o acının mazlumları gözünü bu topraklara dikiyor. Biz nereye hangi acılı coğrafyaya gitsek o acılı coğrafya buralardan bir şeyler bekliyor, tarihsel bağlarımızın olmadığı mazlumlar bile. Çünkü bugün dünyada vicdanın sesini temsil eden, o sessiz çığlıkların, büyük acıların savunuculuğunu yapan çok az sayıda millet ve lider kaldı." diye konuştu. “Her gün 30 bin insan mülteci oluyor.” Dr.Kınık, konuşmasında kan ve kök hücre bağışının önemine de değinerek, dünyada ıstırap çeken daha fazla kişiye ulaşabilmeleri için gönüllülere ihtiyaçlarının olduğunu söyledi. "Bizler insan ızdırabını dindirmek için çalışan insanlar olarak, bu faaliyetlere başlamadan önce yaptıklarımızın kavramsal dünyasını anlamak durumundayız. Yaptığımız işlerin farkında olmazsak anlamı olmuyor" diye konuşan Dr. Kınık, gönüllülük kavramı üzerinde durdu. Dr. Kınık, " Bir insan hayatı kurtarmak bütün insanların hayatını kurtarmakla eşdeğerdir. Bir insanı öldürürseniz temsil ettiği bütün değerleri ve insanlığı öldürmüş oluyorsunuz. Bugün, her gün 30 bin insan mülteci oluyor. Silah zoruyla evini terkeden 69 milyon insan var. 6.5 milyon bebek önlenebilir sebepten ölüyor, yarısı açlıktan ölüyor. Yılda 4 milyar ton gıda üretiliyor, bunun 1.3 milyar tonu kullanılmadan çöpe gidiyor. Pek iç açıcı bir manzara görmüyoruz biz. Kızılay afetlerde olağanüstü durumlarda insanlara destek vermek için çalışıyor. Her yıl yaklaşık 3 milyon ünite kana ve bu kanı bağışlayacak gönüllülere ihtiyacımız var" dedi. Konuşmaların ardından Kızılay yetkilileri ile İKÇÜ heyeti  Sosyal Market’i de ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.  

Devamını Oku

Tıp Fakültesi öğrencileri beyaz önlüklerini törenle giydi

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, birinci sınıf öğrencileri, Beyaz Önlük Giydirme Töreni ile hekimliğe ilk adımı attı. Genç hekimlerin bu heyecanına salonu dolduran aileleri de ortak oldu. İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökhan Köylüoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, Dekanlar, akademisyenler, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen yetkililer de katıldı. Başarılı fakültenin başarılı öğrencileri… Dekan Prof.Dr. Köylüoğlu, Tıp Fakültesi öğrencilerinin temel bilimler ile başlayan lisans hayatlarının İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Tepecik EAH’ta yapılan klinik ve uygulamalı eğitimlerle tamamlandığını, bu iki hastanenin gençlerin tıp eğitimlerine çok şey kattığını vurguladı. Prof.Dr. Köylüoğlu, “Çok sayıda ve çeşitlilikteki hastalık gruplarına üst düzey tanı ve tedavi imkânı sunan bu hastanelerimiz, aynı zamanda öğrencilerimizin uygulamalı klinik eğitimlerine de büyük katkı sağlamaktadır. Öğretim üyeleri olarak onların iyi yetişmeleri için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.  Henüz 8 yıllık bir fakülte olmamıza rağmen, verdiğimiz eğitimin kalitesine olan güvenimiz nedeniyle Türkiye de çok az sayıda Tıp Fakültesinin sahip olduğu Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon belgesini almak için başvuruda bulunduk. Bu süreçten fakültemizin başarı ile çıkacağına ve çok yakın bir zaman içerisinde akreditasyon belgemizi alacağımıza dair inancımız tamdır.” diye konuştu. “İyi bir bilim adamı olmayı hayal ediniz…” Gençlere, “Mesleğinizde manevi tatmini arayınız. İyi bir hekim, iyi bir cerrah, iyi bir dâhiliyeci veya iyi bir bilim adamı olmayı hayal ediniz.” diye seslenen Dekan Köylüoğlu, diğer mesleklerde bulamayacakları kadar manevi tatmin imkânı olan bir mesleğe adım attıklarını söyledi. Prof.Dr. Köylüoğlu, “Öyle bir buluş yapın ki; milyonlarca hastanın hayatını değiştirin, öyle iyi bir hekim olun ki; tedavi edip hayatını kurtardığınız, tek bir hastanın minnettarlığı bile sizin için her şeyin ötesinde bir kıymet ifade etsin. Saatler süren bir ameliyattan yorgun ve bitkin olarak çıkıp, ameliyathane kapısında yaşlı ve endişeli gözlerle sizi bekleyen bir anneye, &